Yarın 'Dünya Tüberküloz Günü'

Yarın 'Dünya Tüberküloz Günü'  .28466
  • Giriş : 23.03.2008 / 11:03:00

Robert Koch'un 1882'de verem mikrobunu bulduğu gün olan ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ''Dünya Tüberküloz Günü'' olarak ilan edilen yarın ''Tüberkülozu durduruyorum'' teması işlenecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Koch'un verem mikrobunu bulmasının üzerinden geçen 126 yılda hastalığın tedavisinde büyük ilerlemeler kaydedilmesine rağmen, ''ince hastalık'' hala insan sağlığı üzerinde tehdit olmayı sürdürüyor.

DSÖ'nün yayınladığı ''Küresel Verem Kontrolü Raporu''na göre, dünyada verem hastalığının kontrol altına alınmasında sorun yaşanıyor. Rapora göre, yeni veremlilerin teşhisinde 2006'da bir önceki yıla göre yarı yarıya azalma oldu.

2001-2005 yılları arasında yeni veremli teşhisi her yıl ortalama yüzde 6 artarken, 2005-2006 yılları arasında bu artış yarı yarıya azalarak yüzde 3'e düştü.

Raporda, bunun nedeni olarak, ülkelerin daha önceki yıllarda iyi giden veremle mücadele programlarının yavaşlaması, bazı yeni veremlilerin kamu kurumları dışında, özel kliniklerde tedavi olmaları ve bu kişilerin resmi rakamlara geçmemesi gösterildi.

Rapora göre, çoklu ilaç tedavisine karşı direnç gösteren vakaların artmasının yanı sıra, hem tüberküloz mikrobu hem de HIV taşıyan hastalar nedeniyle hastalığa karşı yürütülen mücadelede ilerleme kaydedilemiyor.

DSÖ'nün 202 ülkenin verilerine dayanan raporuna göre, 2006'da dünyada 9.2 milyon kişi vereme yakalandı. Bu kişilerden 700 bini aynı zamanda HIV virüsü taşıyordu, 500 bini ise ilaca dayanıklı verem tipine yakalanmıştı.

2006'da yaklaşık 1.5 milyon kişinin verem hastalığından hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Buna ek olarak HIV virüsü taşıyan 200 bin kişinin de HIV'e eşlik eden veremden öldüğü bildirildi.

DSÖ Genel Müdürü Dr. Margaret Chan, bu verilerin yeni bir döneme girildiğini gösterdiğini belirterek, veremle mücadelede ilerleme kaydedebilmek için ilk olarak kamusal veremle mücadele programlarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bir diğer önlem olarak kamu dışındaki diğer kurumların potansiyellerinden de tam olarak yararlanılması gerektiğini bildiren Chan, özel ve kar amacı gözetmeyen yardım kuruluşlarının, kamu kurumlarının veremle mücadelesine katılmasının veremlilerin teşhis ve tedavisini büyük oranda artıracağını kaydetti.

-''GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE ORTAYA ÇIKIYOR''-

Ankara İl Sağlık Müdürü Mustafa Aksoy, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, bulaşıcı hastalıkların başında yer alan tüberkülozun halen tüm dünyada halk sağlığı problemlerinden biri olarak önemini korumaya devam ettiğini bildirdi.

Aksoy, DSÖ'nün raporunda belirtilen 9.2 milyon verem hastasının önemli bir kısmının gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıktığına işaret etti.

Türkiye'de tüberkülozla mücadele çalışmalarına da dikkati çeken Aksoy, 2006 yılında DSÖ'nün en etkin tüberküloz kontrol stratejisi olarak önerdiği Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT) uygulamasına geçildiğini belirtti.

Ankara'daki verem savaş dispanserlerinde DSÖ'nün başarı için hedef olarak belirttiği yüzde 85 oranının aşılarak, yüzde 90 tedavi başarısının altına yıllardır inilmediğini kaydeden Aksoy, ildeki vaka sayısının 674, görülme sıklığının da yüz binde 15 olarak hesaplandığını bildirdi.

Türkiye'de bir ilk olarak Ankara'da İl Tüberküloz Kurulu'nun 1998'de valilik kararıyla kurulduğunu hatırlatan Aksoy, 2003'den itibaren de Başkentte tüberkülozlu hasta bildirimlerinde aktif sürveyans ve denetimi uygulamasına geçildiğini belirtti.

Hem İl Tüberküloz Kurulu hem de bildirimlerdeki aktif sürveyans uygulamasının Türkiye için örnek teşkil ettiğini anlatan Aksoy, ''Amacımız Ankara'da tüberküloz tanısı konulduğu halde bildirimi yapılmamış tek bir tüberküloz hastasının kalmaması, bildirilen her hastanın da kaydedilip DGT uygulanarak tedavisinin tamamlanmasıdır'' dedi.

Aksoy, geçen yıl Ankara dispanserlerindeki kayıtlı hastalarda yüzde 91.7 oranında DGT başlandığını, akciğer tüberkülozlu hastalarda yüzde 90'ın üzerinde bakteriyolojik tetkik yapıldığını belirtti.

Türkiye Ulusal Verem Savaşı Dernekleri Federasyonu'nun verilerine göre, 13 bin 225'i erkek, 7 bin 301'i kadın olmak üzere Türkiye'de toplam 20 bin 526 verem hastası bulunuyor.

Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Şeref Özkara, DSÖ'nün her ülkeye hastaların en az yüzde 85'ine tanı konulması, bunların da yüzde 70'ine ulaşılması hedefi koyduğunu belirterek, ülkede ''yayma pozitif'' diye tabir edilen vakaların yüzde 80'inin tespit edildiğini, bu nedenle Türkiye'nin bu konuda başarılı sayılabileceğini kaydetti.

Geçmiş yıllarda hastaların kayıt altına alınması sorunu bulunduğunu, ancak 2006'dan beri uygulanan DGT ile hastaların kayıt altına alınmasının arttığını anlatan Özkara, ancak verem teşhisinin yapıldığı laboratuvarlardaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini bildirdi.

DSÖ'nün raporunda, Türkiye'nin dirençli vakalarla ilgili sonuçlarının yer almadığını kaydeden Özkara, ''Çünkü laboratuvarlarımızda kültür üzerinde inceleme yapılamıyor. Türkiye'deki laboratuvarlarda Avrupa ve ABD'de olduğu gibi kültür üzerinde inceleme yapılmalıdır'' dedi.

Özkara'nın verdiği bilgiye göre, 2006 yılında hastalığın 100 bin nüfusta görülme sıklığı en yüksek 5 il şöyle:

İL - ORAN

--- ----

Bartın 89

İstanbul 57

Kırklareli 56

Sakarya 51

Zonguldak 47

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious