Prefabrik

YAŞ mağduru Karakuş konuştu

YAŞ mağduru Karakuş konuştu.15071
06.09.2010 / 10:14:59

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla ordudan atılanlar, 12 Eylül'deki referandumu dört gözle bekleyenlerin başında geliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde görevliyken hiçbir itirazı kabul edilmeden görevinden uzaklaştırılanlar, hem hukuk ve özgürlük adına hem de uğradıkları haksızlığı yargıya götürebilecek olmanın heyecanıyla reformu destekliyor. "Namaz kılıyorsun, eşinin başı örtülü" denilerek askeri cezaevinde çıplak olarak soğuk betonda yatıran ve çeşitli işkencelerin ardından 1990 yılında ordudan atılan Hacı Yasin Karakuş, 13 Eylül'ü adeta iple çekiyor. Komşusunun oğluna özenerek çocukken seçtiği astsubaylık mesleği ile 10 yıllık askerlik hayatı inancını yaşadığı gerekçesiyle elinden alınan Karakuş, referandumun ertesi sabahı kendisiyle ilgili YAŞ kararını yargıya götürmenin hayalini kuruyor. Tüm sicilleri 100 puan olan, hiçbir cezası dahi bulunmayan ancak fişlenmesi üzerine sırf inancı nedeniyle çocukluk hayali askerlik mesleğinden atılmanın üzüntüsünü hala yaşayan Karakuş, "12 Eylül'de hukuk devleti olmanın kapısı aralanacak. Çocukluk hayalim olan askerliğe yeniden kavuşabilmek için referandumda 'evet' demeyi sabırsızlıkla bekliyorum." dedi.

Eskişehirli Hacı Yasin Karakuş (47), komşularının astsubay oğluna özenerek küçük yaştayken asker olmaya karar verdi. Liseyi bitiren Karakuş, girdiği imtihanları başarıyla geçerek astsubaylık okulunu kazandı. Aldığı eğitimin ardından başarılı bir şekilde mezun olan Karakuş, çocukluk hayali olan askerlikte ilk adımı atarak mesleğine başladı. 10 yıl boyunca hava astsubay olarak görev yapan Karakuş, 1990 yılında bir fişleme sonucu şok bir kararla sarsıldı. Karakuş, namaz kıldığı ve eşi başörtülü olduğu için askeri disiplinsizlik nedeniyle Etimesgut'taki askeri cezaevine konuldu. Kaldığı askeri cezaevinde 11 gün çıplak vaziyette soğuk beton üstünde yatırılan Karakuş, gözleri kapatılarak dayak atılıp, sorgulandığını ve çeşitli hakaretlere maruz kaldığını söyledi.

Tüm sicilleri yüz puan olmasına, 10 yıllık askerlik görevi süresince hiçbir ceza dahi almamasına rağmen Karakuş, ardından 1990 yılında YAŞ kararı ile namaz kıldığı, eşi başörtülü olduğu için 'askeri disiplinsizlik davranışları vardır' gerekçesiyle ordudan atılmış.

Uzun yıllar psikolojik sıkıntı ve toplumda dışlanmışlık hissi yaşadığını kaydeden Karakuş, çalıştığı kurumdan bir tek dosya kâğıdını bile şahsi işi için kullanmadığını ve TSK'ya bağlılığını hep sürdürdüğünü vurguladı. Orduyu peygamber ocağı olarak gördüğünü belirten Karakuş, anayasanın 125. maddesinin YAŞ kararlarına yargı yolunu kapatması nedeniyle yıllarca hakkını arayamadığını belirtti. Karakuş, yıllarca çaldığı kapıların yüzüne kapandığını ancak 12 Eylül referandumunun kendisi için bir umut kapısı olduğunu vurguladı.

Eylül'deki referandumu dört gözle bekleyenlerin başında gelen Karakuş, hiçbir itiraz kabul edilmeden ordudan atılan hem hukuk ve özgürlük adına hem uğradıkları haksızlığı yargıya götürebilecek olmanın heyecanıyla referandumda, mesleğine geri dönebilmek ve Türkiye'nin daha demokratikleşmesi için milyon kere 'evet' diyeceğini söyledi.

Bu zamana kadar haklarını arayamadıklarını, ordudan atıldıktan sonra kimsenin 'aç mısın, susuz musun? diye sormadığını anlatan Karakuş, referandumun kendisi için bir kurtuluş ve yeniden doğuş anlamı taşıdığını ifade etti.

Referandumun değişikliklere kapı aralayacağını işaret eden Karakuş, "Yıllarca hukuk önünde hakkımızı arayamadık.12 Eylül'de Türkiye'nin hukuk devleti olma yolunda kapısı aralanacak. Bu paketin kabul olmasıyla hakkımızı arama adına önümüze bir güneş doğacak, kapı aralanacak. Çocukluk hayalim astsubaylığa geri dönebilmek ve ülkemin daha demokratik hale gelmesine katkıda bulunmak için 'evet' diyorum ve aklı başında herkesi sağduyulu olmaya çağırıyorum." diye konuştu.

Ordudan atıldıktan sonra kendisine tazminat bile vermediklerini ve günlerce büyük sıkıntı içinde yaşadıklarını dile getiren Karakuş, Karakuş, "Ben anneme yazdığım bir mektubun kâğıdını bile kendi paramla alıyordum. Çocukluk hayalim olan mesleğimi inancımı yerine getirdiğim için elimden aldılar. Üstelik cezaevinde gözlerimi kapatarak sorguladılar ve işkenceye maruz bıraktılar. İşte bunların hatırına referandumu dört gözle bekliyorum." açıklamasını yaptı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*