Yaşamak için engel yok!

Yaşamak için engel yok!.18160
  • Giriş : 03.12.2007 / 09:57:00
  • Güncelleme : 03.12.2007 / 11:11:28

Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi, özürlülere verilen değerle ölçülür.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


8,5 milyon özürlümüzün büyük çoğunluğu eğitim, istihdam ve diğer sosyal yaşam olanaklarından yeterince yararlanamamakta, birçoğu kendi kendine yetememekte, yakınlarının, yardımsever kişi ve kuruluşların destekleriyle hayatlarını sürdürmektedir.

Çağımızda teknoloji hızla gelişmekte, dünyada ve ülkemizde bireye yönelik hizmetlerde hızlı değişim ve gelişimler yaşanmakta, her geçen gün engelli bireye yönelik yeni destek ve yardımcı araç-gereçleri üretilmekte, sosyal devlet ilkesini benimseyen ülkeler tüm bireylerine eşit hak ve olanaklar sunmaktadır. Günümüzde vatandaşlarına eşit hak ve olanaklar sağlamayı başarabilmek, çağdaşlığın en önemli ölçütlerinden kabul edilmektedir.

Ülkemizin Avrupa Birliği üyeliği için müzakerelerin sürdüğü günümüzde ulusal mevzuatımızda özürlülerle ilgili de önemli değişiklikler olmuş, özürlülere yeni hak ve olanaklar sunulmuştur. Demokratik ve çağdaş ülkelerde sivil toplum örgütlerinin daha da önem kazandığı bir gerçek; ancak sivil toplum örgütlerinin de hizmetlerini nicelik ve nitelik olarak her geçen gün geliştirip çeşitlendirerek sürdürmeleri büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde de özürlülere kol kanat olmak, eşit fırsatlardan yararlanabilmelerini sağlamak amacıyla birçok sivil toplum kuruluşu faaliyet göstermektedir. Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, özürlülere hizmet amacıyla kurulmuş üye federasyonlarca temsil edilen sakat gruplarının sosyal, ekonomik, kültürel, sportif, hukukî ve meslekî yönlerden topluma ve çalışma hayatına kazandırılması için Anayasa ve diğer kanunlara uygun olarak ortak hak ve menfaatlerini korumak, yaşam standartlarını yükseltmek, federasyonlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak amacıyla 1986 yılında kurulmuştur ve ülke genelinde, tüm engellilere olarak hizmet vermektedir.

Genel bütçede 'özürlü' yaklaşım

Zihinsel Özürlüler Federasyonu, Türkiye İşitme Engelliler Milli Federasyonu, Ortopedik Özürlüler Federasyonu, Görme Engelliler Federasyonu ve Spastik Çocuklar ve Erişkinler Dernekleri-Cerebral Palsy-Federasyonu, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'nun üye federasyonları olup, federasyonlara üye dernek genel merkezleri ve bunlara bağlı şubeler de örgütsel yapı içine dâhil edildiğinde, Türkiye genelinde 600'ü aşan özürlülere hizmet eden sivil toplum kuruluşu konfederasyon çatısı altında toplanmış olmakta ve ülke genelinde hizmet ve çalışmalarını etkin olarak sürdürmektedir.

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, tüzüğünde yazılı görev ve hizmetleri yerine getirmenin yanı sıra, çeşitli yasa ve yönetmeliklerle özürlülerle ilgili verilen kamusal görevleri, uluslararası temsil görevlerini de yerine getirmekte ve bu nedenle bir tür kamu kurumu niteliği de taşımaktadır. Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'na, bazı kanun ve düzenlemelerle birçok kamusal görevler de verilmiş olmasına, uluslararası platformlarda ülkemizi temsil etmesine, devlet protokolünde yerinin olmasına, tüzüğünde yazılı amaçları da gerçekleştirmek üzere yoğun çalışmalar yürütmesine rağmen, çalışmalarının finansmanı ve ihtiyaç sahibi özürlülerin başta sosyal ve ekonomik amaçlı ayni ve nakdi ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için düzenli gelir kaynağı olanağı sağlanmadığı gibi, genel bütçeden de yardım yapılmamakta, düzenli olarak yararlanabildikleri hiçbir fon da bulunmamaktadır.

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'nun ülkemizde meydana gelen değişimleri, yeni hak ve olanakları da dikkate alarak hizmetlerini etkin ve verimli olarak sürdürebilmesi, özellikle ayrımcılıkla mücadele konusunda etkin bir mücadele yürütebilmesi için hızla sabit yatırımlar gerekmektedir. Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'nun düzenli ve sürekli gelir kaynağı olmadığından çalışmalarını bağışlarla sürdürmeye çalışmakta ve genelde borçlanmaya gittiğinden kurumsal yapısını güçlendirecek sabit yatırımları yapamamaktadır. Sivil toplum örgütlerinin önünü açabilmek için, bu tür kuruluşların en azından üst örgütlerinin ve özellikle Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'nun finansal olarak da genel bütçeden ve değişik fonlardan düzenli şekilde desteklenmesi gerekir.

Sivil toplum kuruluşlarının genel bütçeden desteklenmesinin yanı sıra; 27 Aralık 1999 tarih, 23919 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yardım Toplama Yönetmeliği'nin 22. maddesinde yapılacak bir değişiklikle giderilebilir. Bu değişiklikle kurban derisi ve benzeri bağışların paylaşımında konfederasyonumuz paydaşlar arasında yer alabilir. Söz konusu bağışların % 50'si Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Vakıflarına, % 40'ı Türk Hava Kurumu'na, % 4'ü Kızılay'a, % 3'ü SHÇEK'e, kalan % 3'ü de Diyanet Vakfı'na verilmektedir. Sosyal yardımlaşma vakıfları ve THK'nın payları dışında kalan % 10'luk payın Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'nun katılımıyla 4 kurum arasında paylaşılması, bağışta bulunan yurttaşlarımızı da memnun edecektir.

Sağlanacak bu gelir sivil toplum kuruluşlarının faaliyet ve görevlerini kurumsal olarak daha etkin olarak yürütmelerine de olanak verecektir. Özürlülere hizmet eden sivil toplum kuruluşlarını desteklemek için benzer düzenlemeler trafik kaza sigortalarından, şans oyunlarından belirli paylar ayrılarak da yapılabilir. Ülkemizde özürlülerle ilgili son yıllarda önemli düzenlemeler yapılmış olmasına rağmen, özürlülerin eğitim, sağlık, istihdam, sosyal yaşam ve erişilebilirlik sorunları hâlâ çözümlenebilmiş değildir. İlgili kamu kurumları tarafından özürlü birey sayısının tespiti kesin olarak yapılmalı, bire bir kendilerine ulaşılarak sosyo-kültürel durumları tespit edilerek, sorunlarının çözümlenebilmesi, kendi kendilerine yetebilen bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için acil eylem planları hazırlanmalı, kalkınma planlarında iyileştirici tedbirler yer almalıdır. Özürlülerin sağlık ve rehabilitasyon sorunlarını ömür boyu sürekli takip ederek, gerekli takip ve yönlendirmeleri yapacak sağlık komisyonları kurulmalıdır. Özürlülerin istihdam olanaklarından yararlanabilmesi için kota ve teşvik sistemleri oluşturulmuştur. Kamu kuruluşlarında yüzde dört oranında, işçi sayısı elliyi aşan özel sektör kuruluşlarında yüzde üç özürlü çalıştırma zorunluluğu vardır. Özürlü personel çalıştırmayan işverenlere de aylık 1 milyar 196 milyon YTL para cezası verilmektedir. Bütün bu düzenlemelere rağmen Devlet Personel Dairesi Başkanlığı verilerine göre kamuda yaklaşık 135 bin, özel sektörde ise 90 bin özürlü istihdam olanağı bulabilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında bile açık özürlü kontenjan sayısı doldurulmuş değildir.

'Vicdanî engelli' işverenler

Üzülerek ifade ediyoruz ki işverenler, hem bu cezayı ödememek hem de engelli çalıştırmamak için bu kotanın kaldırılması yönünde çalışmalar yürütmektedir. Özellikle TOBB ve TİSK, hükümete açıkça baskı yapmaktadır. Sosyal sorumluluk gereği her kesimin dezavantajlı gruplara yönelik sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir. Engellilerin daha geniş alanda istihdam edilmesi için korumalı işyerleri için örnek modeller oluşturulmalı, korumalı işyerlerine kamu kurum ve kuruluşlarınca alım garantisi de verilerek, Korumalı İşyerleri Yönetmeliği revize edilmelidir. Özürlüler için sosyal yaşam içinde özgüven kazanmak büyük önem taşır. Özürlülerin sosyal yaşama katılmasına yönelik çalışmalar STK'larla işbirliği yapılarak, özellikle yerel yönetimler destekli projeler sürekli olarak yürütülmelidir.

Özürlülerin sosyal yaşamda daha etkin olabilmeleri, psikolojik ve fizikî yapılarının daha sağlıklı olabilmesi için spor yapmaları sağlanmalıdır. Bunun için de onlara yönelik spor araç-gereçleri ve spor yapacakları alanlar geliştirilmelidir. Bugüne kadar özürlüler çeşitli spor müsabakalarında büyük başarılar sağlamıştır. Bundan iki ay önce 15 zihinsel engelli gencimiz, 15 altın olmak üzere toplamda 50 madalya kazandı. Aynı zamanda 10 gün önce Antalya'da düzenlenen Dünya Ampute Futbol Şampiyonası'nda Türkiye Ampute Milli Spor Takımı dünya üçüncülüğü kazanmıştır. Bunlar, engellilere verilen desteklerle neler yapabileceklerine en güzel örnektir. Özürlülere eşit olanakların sağlanabilmesi ve uygulamada birliğin sağlanabilmesi için öncelikli olarak;

Kamu kurum ve kuruluşlarının özürlülere yönelik yürüttüğü hizmetlerde standardın sağlanması ve ayrımcılıkla mücadelenin kamu eliyle de etkili olarak sürdürülebilmesi için Başbakanlık bünyesinde bilişim teknolojisi destekli ÖZİMER "Özürlüler İletişim Merkezi" kurulmalı; bilişim ve destek teknolojilerinden özürlülerin ucuz ve geniş olarak yararlanabilmesi, ülkemizde üretilmesinin sağlanabilmesi için Özürlüler Ar-Ge Merkezi ivedilikle oluşturulmalı; özürlülere bakım, rehabilite ve eğitim hizmeti veren özel merkezlerin önü açılmalı, karşılaştıkları sorunlar çok ivedi olarak çözümlenmelidir. Gelin hep beraber bu kutsal göreve sarılalım, gelişen teknolojinin yardımıyla özürlü vatandaşlarımızı eğitelim, eşit fırsatlar tanıyarak hak ettikleri gibi sizinle aynı şartlar altında yaşamalarına yardımcı olalım. Yaşamak için engel yok!

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious