Yaşar Ağa Nobel'e koşuyor

Yaşar Ağa Nobel'e koşuyor.12445
  • Giriş : 18.01.2007 / 00:00:00

Kırk yıllık değişmez Nobel Edebiyat Ödülü adayımız Yaşar Kemal, bu defa turnayı gözünden vurmuş.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ankara'daki 'Kürt Konferansı'nda, Atatürk'e de iftira atarak Kürtlere özerklik istiyor ve Türkiye hakkında olmadık ithamlarda bulunuyor. Türkiye'yi, 'kendi halkıyla savaşan', 'zulüm yapan' ülke ilan ediyor ve eli kanlı teröristleri de 'gerillalar' olarak yüceltmeye çalışıyor.
Yaşar Kemal, aslında şişirilmiş ve vasat bir romancıdır. Soğuk Savaş döneminde sanat ve edebiyata hâkim olan marksist çevrelerin pompaladığı, sözüm ona 'köy romancısı' sıfatıyla şöhret kazanmış; kitapları da aynı yolla yabancı dillere çevrilmiş bir yazardır. Zaman zaman Türkiye aleyhinde beyanlarıyla çıkışlar yapan Yaşar Kemal, bugüne kadar kendisini 'Kürt asıllı Türk yazarı' olarak nitelendiriyordu. Artık 'Kürt yazarıyım' diyor.
Yaşar Ağa'nın hesabı galiba şöyle: Bugüne kadar Türkiye aleyhindeki beyanlarım Nobel ödülü kazanmama yetmedi. Öyle bir konuşma yapayım ki, Orhan Pamuk gibi bana da Nobel'i versinler... Ancak, iki yıl üst üste Türklere ödül verilmeyeceğini düşündüğü için de kendisini 'Kürt yazarı' olarak pazarlamaya çalışıyor.
Vurun bu masum, mazlum, mağdur milletin beline! Vurun da size de ödüller, paralar, aferinler dağıtsınlar... Bu sayede hiç değilse bizim de gözümüz açılır.

CHP'li Başkan'ın çiçek sefası
Şu kepazeliğe bir bakınız. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Aziz Kocaoğlu, İzmir CHP Milletvekili Muharrem Toprak ve CHP'li 48 belediye meclis üyesi ile beraber tam 223 kişilik bir uçak dolusu kafileyle, 500 bin dolar harcayarak 'Çiçek Fuarı' için Tayland'a gitmişler. 223 kişilik CHP heyetini, Bangkok ve Pataya caddelerinde boyunlarında çiçekten gerdanlıklar, yanlarında çıtı pıtı Tayland'lı refakatçilerle düşünebiliyor musunuz? Toplumcuların, halkçıların tetkik gezileri demek ki böyle şatafatlı ve eğlenceli oluyormuş. Bunu sağcı belediyeler yapsaydı, kimbilir CHP'liler nasıl kıyameti koparırlardı?
Şimdi iki sonuç bekliyoruz: Birincisi, Baykal'ın karşı çıkmasına rağmen geziye giden Belediye Başkanı , Milletvekili ve gezi tertipçilerinin CHP 'den ihraç edilmesini. İkincisi, İçişleri Bakanlığı 'nın Mülkiye Müfettişleri gönderip Başkan Aziz Kocaoğlu ve diğer ilgililer hakkında soruşturma açarak bu rezalettin faillerini görevden almasını...

Başbakan'ın 'vize' ve 'plaka' hayalleri
Başbakan Erdoğan, çok başarılı geçen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı esnasında en fazla trafikten çekti. Lâkin, bu sıkıntısı ve İstanbul'a göç konusundaki haklı müşahadeleri, onun 'İstanbul'a vize' koydurma ve özel araçlarda 'plaka sınırlaması' konusundaki düşüncelerine hak kazandırmaz.
Zaruretten de doğsa, demokrasiyi içine sindirmiş bir başbakana bu teklifleri yakıştıramadık. Başbakan'ın bu teklifleri, demokratik bir toplumun işleyişine ve insan haklarına aykırıdır. Liberal demokrasilerde, vatandaşların 'yerleşme ve seyahat hürriyeti' kısıtlanamaz. Anayasa'nın 23. maddesindeki yerleşme hürriyetindeki istisnalar da esasen demokratik hürriyetler sistemine aykırıdır. Türkiye olarak AB camiasında uygulanan vizelere karşı çıkarken, kendi vatandaşlarımıza vize koyamayız.
Eski Maarif Nâzırlarından Haşim Paşa'ya atfedilen 'Mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim' latifesinde olduğu gibi, biz de 'Araçlar olmasaydı trafiği ne güzel yönetirdim' ya da 'İstanbul'un nüfusu artmasaydı ne güzel belediyecilik hizmeti verirdim' diyemeyiz. Marifet, dünyanın bütün büyük şehirlerinde olduğu gibi, nüfusa ve trafiğe rağmen başarıyı yakalayabilmektir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious