Yasin Hayal için 'temiz çocuk' demişler

Yasin Hayal için 'temiz çocuk' demişler.13006
  • Giriş : 06.07.2009 / 21:19:00
  • Güncelleme : 06.07.2009 / 21:21:13

Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 5'i tutuklu 20 sanık hakkında açılan davanın bugünkü duruşmasının devamında 3'ü başka suçtan tutuklu 4 kişi tanık olarak dinlendi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gazeteci Hrant Dink cinayeti davasının bu günkü duruşmasına tanıkların dinlenmesine devam edildi. Başka suçtan Malatya'da tutuklu bulunan Veysel Şahin isimli tanığın ifadeleri dikkat çekti. Yasin Hayal'i Trabzon Jandarma Komutanlığı'nda gördüğünü söyleyen Şahin, Komutanlıkta istihbarattan sorumlu yüzbaşıya sorduğunu ve "İyi çocuktur" cevabını aldığını iddia etti.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davanın 10. duruşmasının öğleden sonraki oturumunda Malatya E Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Veysel Şahin isimli tanık dinlendi. Veysel Şahin, tutuklu sanıklardan Yasin Hayal'i tanıdığını söyledi.

Şahin ifadesinde, "Malatya'da talimatla ifadem alınınca savcı görmediğim ve duymadığım şeyleri gördüm ve duydum şeklinde yazmış. 2003-2004-2005 yıllarında Trabzon il Jandarma Komutanlığı'nda misafir olarak onların isteğiyle gittim. Trabzon İl Jandarma'da görevli Albay Şinasi dönemiydi. İstihbarat Şube Başkanı Feridun Yüzbaşı'nın yanındayken Yasin arkadaşı orada gördüm. Sorduğumda, Feridun Yüzbaşı, ''Sağlam, temiz bir çocuk.' dedi.

Erhan Tuncel'i ne gördüm ne de tanırım. Hem Çeçenistan'da bulunduğum hem de Arapça iyi bildiğim için istihbarat amaçlı oradaydım. Kısa bir süre jandarmada kaldım ancak sakallı olduğum için jandarma beni Okyanus Otel'e yerleştirdi. Gazetelerde Yasin Hayal'in fotoğrafını görünce olayı pekiştirdim. Bu olaylar olunca ben Kosova cephesinde mücadele ediyordum. Hatta Feridun yüzbaşıyı arayıp bir şeyler soracaktım ancak ulaşamadım, geri dönüp bilgi almak da mümkün olmadı. Şinasi Albay bana 'vatanını, milletini seven iyi çocuklar tanıyorum' dedi. Ben Hrant Dink cinayeti ile ilgili tanıklık yapmayacaktım. Ancak Çeçen komutanlarının cinayetiyle ilgili olarak özel yetkili savcı ifademi alırken, Trabzon'da olduğumu duydu. Savcı 'bildiğin başka şey varsa, adalete yardımcı olmak için söyle' deyince ben de Hrant Dink cinayeti ile ilgili bildiklerimi söyledim" diye konuştu. Ardından söz alan Yasin Hayal ise, "Kendisini çıkartamadım" şeklinde konuştu.

Tanık olarak dinlenen Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yavuz Tekelioğlu da şunları söyledi: "Tıp Fakültesi'nde kanserli hastalar üzerinde yasa dışı uygulamalar yapıldığı için bununla ilgili olarak savcılık, Rektörlük ve YÖK'e suç duyurularında bulundum. Bu suç duyurularıyla ilgili olarak gelen kararlar vardı. Bu idari soruşturmalarına ilişkin olarak yapılan soruşturmalarında görüşlerime başvuruluyordu. Bu nedenle telefonla hukuk müşavirliğinden bilgi alıyordum. Bir kaç kez telefona çıkan kişi Erhan diye biri olduğunu söyledi. Genç bir sesti. Sonra müşavirliğe evrak götürmem gerekiyordu. O sırada Erhan Tunceli orada gördüm. Cinayet sonrası basında çıkan haberlerde Erhan Tunceli görünce bu kişinin o olduğunu fark ettim. Üniversite ve Rektörlüğün bunu bildiği basında yer aldı. Oysaki Rektör, 'Bu konuda haberim yok' diyip topu rektör yardımcısına atmıştı.

Trabzon çok küçük bir yer. Konuşulanlar duyuluyor. Yemekhanedeki konuşmalardan Erhan Tunceli'n hastanede, kalın bir dosyası olduğu ancak cinayet sonrası bu dosyanın içinin boşaltılarak sadece kimlik bilgilerinin kaldığını duydum. Bunu arşiv görevlisine sordum. Doğruladı. Erhan Tunceli üniversite kampusunda hiç görmedim. Tıp fakültesi güney tarafındayken diğer bölümler daha farklı bir yerdeydi. Erhan Tuncel'in devamsızlığının olduğunu ve bu devamsızlıklar nedeniyle de bu raporları aldığını duydum" diye konuştu.

Silivri Cezaevi'nde başka suçtan tutuklu bulunan eski İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı'nın oğlu Ertuğrul Balcı da tanık olarak dinlendi. Ertuğrul Balcı, daha önceki celsede tanık olarak dinlenen Silivri Cezaevi'ndeki 5 tutuklunun iddia ettiği gibi Dink cinayetine ilişkin herhangi bir bilgisi olmadığını söyledi. Balcı, "Bu kişileri ismen bilmiyorum. Simaen görsem belki tanırım. Ağır gribal enfeksiyon geçirdiğimi için bir hafta bu koğuşta kaldım ancak Dink cinayetine ilişkin hiç bir bilgim yok, bunların hepsi saçma" diye konuştu.

Yine tanık olarak Silivri Cezaevi'nde başka suçtan tutuklu bulunan Murat Güneş'de, Silivri Cezaevi'nden daha önceki celse gelip tanık olarak dinlenen kişilerin bazı iddialarının doğru olmadığını ve cinayete ilişkin hiç bir bilgisi olmadığını söyledi. Silivri'den gelen 5 tutuklu önceki celse Balcı'nın kendilerine cinayette asıl sorumluların yargılanan sanıklar olmadığını, sorumluları kendisinin bildiğini söylediğini iddia etmişlerdi.

"SAMAST'IN NİŞANLANDI İDDİASI"

Duruşmada Ogün Samast'ın sağ eline taktığı alyans dikkat çekti. Öte yandan duruşma salonundaki bir kadının da Samast ile aynı yüzüğü taktığı görüldü. Sol eline yüzük takan ve ismini söylemeyen kadın gazetecilere Samast'ın teyzesi olduğunu söyledi. Adliyeden polisle birlikte arka kapıdan ayrılan kadının Samast'ın nişanlısı olduğunu söylediği de öğrenildi.

Samast ise gazetecilere "Sözlendim ama burada değil" dedi. Samast yüzüğünü işaret ederek "Çok kız var çok" diye konuştu.

"DİNK'İN KARDEŞİ İLE SAMAST ARASINDA SÖZLÜ TARTIŞMA"

Mahkemeye verilen ikinci aranın ardından taraflar salona alındığı sırada sanık Ogün Samast ile Hrant Dink'in kardeşi Orhan Dink arasında sözlü tartışma yaşandı. Oturduğu yerden ayağa kalkan Samast, Dink'in kendisine küfür ettiğini iddia etti. Mahkeme başkanı karşılıkla laf atmalar üzerine tarafları uyardı. Samast, Dink'in küfür ettiğinde ısrar etti. Bu sırada Orhan Dink, "Biz adam öldürmeyi bilmeyiz" diye bağırdı. Samast ise "5 yıl daha bekleyin" karşılığını verdi. Bunun üzerine Dink, "Başkan konuşturuyorsunuz böyle. Bunlar bizi acıtıyor." diye konuştu. Samast'a yönelerek konuşan Dink, "Ne yapacaksın? Bizi sıraya mı dizeceksin?" diye sordu. Karşılıklı sözlü tartışmanın uzaması üzerine mahkeme başkanı, "Bir daha konuşursanız salona almam" ikazında bulundu. Bu tartışmanın ardından duruşmaya kaldığı yerden devam edildi. Mahkeme başkanı Erkan Canak, kayıtlara geçmesi amacıyla Samast'a "5 yıl daha bekleyin dedin, ne demek istedin?" diye sordu. Samast da "Hiçbir şey demek istemedim. Kendi kendime konuştum." şeklinde cevapladı.

"AVUKAT SIRASINDA OTURAN POLİSLERE TEPKİ"

Söz alan müdahil avukatlarından Kezban Hatemi, sanık avukatlarının arka sırasında oturan sivil polisleri kast ederek, "Cüppesiz kişiler salonda oturuyor. Not alıyorlar. Bizce Erhan Tuncel bundan etkileniyor. Tuncel bir duruşmada 'her şeyi anlatacağım' diyor. Sonra susuyor. Rahat konuşamadığını düşünüyoruz." diye konuştu. Avukat Hatemi bu konuşmasına devam ettiği sırada sanık avukatlarının ardında oturan sivil polisler oturdukları yerden kalkarak diğer dinleyicilerin bulunduğu yere geçtiler. Mahkeme başkanı ise bunu fark etmediğini belirtti. Başkan Canak daha sonra Erhan Tuncel'e bu iddiaları sordu. Tuncel ise, "Baskı altında değilim. Hür irademle söylüyorum. Kezban hanım hezeyan içinde." diye konuştu.

"MAHKEMEDE KIL TARTIŞMASI"

Konuşmasına devam eden avukat Hatemi, sanıkların kendilerine küfürler savurduğunu belirterek, "Mahkemede huzuru sağlamak başkan olarak size düşüyor. Ogün Samast arkaya dönüp Yasin Hayalin kıllarını çekiyor. Ben bundan rahatsız oluyorum." dedi. Bunun üzerine Başkan Canak, "Ben sorulara cevaplara konsantre oluyorum. Nereden bileyim onun kılını." karşılığını verdi. Bu tartışma salonda gülüşmelere neden oldu.

Duruşmada tarafların taleplerinin alınmasına devam ediliyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*