Yatak savaşına son verin!

Yatak savaşına son verin!.5790
  • Giriş : 14.03.2009 / 10:57:00

Çiftler çok iyi anlaşsalar bile uykuları anlaşamayabilir. İşte bunu önlemenin yolları...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Birbirlerini delicesine seven ve aralarında kuvvetli bir bağ bulunan çiftler bile yatakta ciddi mücadeleler verebiliyor. İşte size en bilinen problemler ve çözüm yolları...

Partnerinizle uykuya dalma süreniz farklılık gösteriyor ve uykuyla olan ilişkiniz zıt kutuplarda seyrediyorsa, aynı yatağı paylaşmak hiç de kolay olmayabilir!

Davranış Bilimleri Enstitüsü Yetişkin ve Aile Psikolojik Danışmanlık Merkezi psikologlarından Uzman Psikolog Eda Arduman, ABD'de yapılan bir araştırmanın, çiftlerin yüzde 12'sinin uyku sorunlarından dolayı ayrı yattıklarını gösterdiğini anlatıyor. İşte çiftlerin gece boyunca karşılaşabilecekleri sorunlar ve çözümleri...

Partneriniz hemen uykuya dalıyor, sizse konuşmak istiyorsunuz:

Eğer uykuya dalmadan önce sevgilinizle konuşma ihtiyacı duyuyorsanız, ilgi eksikliğinden yakınıyor olabilirsiniz. Ondan yatağa her zamankinden 10 dakika daha erken gelmesini rica edebilirsiniz. Yalnız şiddetli tartışmalar yapmak ya da önemli konulara değinmek yerine hafif ve eğlenceli şeylerden bahsetmeye özen gösterin.

Sevgilinizin belli bir uyuma rutini var, oysa sizin yok:

Uykuya dalmadan önce belli bir rutine sahip olmak olağandışı değil; öyle ki bazı insanlar bu rutinlerini yerine getirmeden uykuya dalamazlar. Partnerinizin de böyle sıkı bir rutin izlemesi mutlaka tüm gün yaptığı aktivitelerle ilgilidir. Ona kırılmayın ve anlayışlı olmaya gayret edin; sakın içinize kapanmayın. Size sırtını dönüp uyumadığı sürece onu güldürebilir ve tavırlarını sevgi dolu tuhaf alışkanlıklar dizisi olarak görebilirsiniz.

Uyandığında huysuz ve soğuk oluyor, oysa siz çok neşeli ve sıcaksınız:

Böyle bir durumda ona kızmak ya da yüklenmek yerine, rahat bırakabilir hatta sakinleşinceye kadar ortalıkta görünmeyebilirsiniz. Pozitif enerjinizi farklı aktivitelerde kullanabilir, sabah sporunun ardından güzel bir kahvaltı yapabilirsiniz. Bu arada partneriniz eski neşesine kavuşmuş olacaktır. Eda Arduman, sabah mizacı diye tabir edilen ruh durumunun eskiden yetişme şartları ve alışkanlıklarla ilişkilendirilirken artık kişilere özgü biyoritmlerle açıklandığını vurguluyor: "Beyin tarama teknolojilerinin ilerlemesi sayesinde artık biyoritm çeşitliliklerinde biyolojik kökenlerin rol oynadığına inanıyoruz. Bireylerin kendilerine özgü ritimleri vardır, iki kişi bazen uyumludur, bazen de ritimler kaçınılmaz olarak çatışır ve problemler yaşanmaya basşlar." Arduman, sabahları henüz dünyaya iniş yapamamış bir insanı aşırı bir neşeyle karşılamanın karşınızdaki kişinin sıkıntısını artırabileceğini söylüyor. Bu yüzden yukarıda da önerdiğimiz gibi partneriniz neşesine kavuşana kadar uzakta olmanız iyi bir çözüm olabilir.

Yorganı sürekli kendine çekiyor, siz de yakalamaya çalışıyorsunuz:

Öncelikle bu durumun kişisel olmadığını, partnerinizin yorganı uykusunda bilinçsizce çekebileceğini aklınızdan çıkarmayın. Ayrıca böyle yapması her zaman onun egoist olduğunu da göstermez. Mesela iş yerinde kötü bir gün geçirmiş olabilir. Yanıtları bulmak için konuşmanız şart. Bu sorunu yaşadığınızda mizah anlayışınızı devreye sokmaya çalısın. Çift yorgan kullanmayı da deneyebilirsiniz.

Yatağa çok geç geliyor, oysa siz onun daha erken yatmasını istiyorsunuz:

Partneriniz yatağa erken gelip burada vakit harcamak yerine yapacak farklı aktiviteler bulduğundan sizi yalnız bırakıyor. Elbette bu durumda alınmanız ve özen görmediğiniz düşüncesine kapılmanız çok doğal. En iyisi onunla açık açık konuşun ve en azından haftada iki defa yatağa daha erken saatte gelmesini istediğinizi dile getirin.

Partneriniz televizyon izlemek istiyor, sizse uyumak:

Uzmanlar sadece bazı televizyonlarda mevcut olan saat kurma sisteminin kullanılmasını tavsiye ediyorlar. Saat belli bir süre için kuruluyor, o süre dolunca da televizyon kendi kendine kapanıyor. Uyku terapisti Miehael Breus çoğu insanın bu süre zarfında uykuya yenik düştüğünü belirtiyor. Uzman Psikolog Eda Arduman, bazı insanların uykuya dalmadan önce televizyon seyretmelerini ya da kitap okumalarını "dikkatlerini kendilerinden uzaklaştırıp başka bir noktaya odaklanarak kendilerini teslimiyete hazırlamaları" olarak açıklıyor.
Çözüm önerisiyse şöyle: "İki kişi birbirinin görüşünü paylaştıktan sonra uygulanabilir çözümler geliştirilebilir. Beraber çalıştığım çiftlerin kulaklık kullanmak, televizyonun sesini açmadan seyretmek ya da ayrı odalarda televizyon izlemek gibi çözümler bulduğuna tanık oldum."

Kitap okumak istiyorsunuz, partneriniz ışıktan rahatsız oluyor:

Uyumadan önce kitap okumanız partnerinizin uykuya dalmasını zorlaştırabilir. Michael Breus, kitap okumadan uyuyamayanlara düşük voltajlı ampul kullanmalarını öneriyor. Eda Arduman, ışığa duyarlılığın, kişiden kişiye değiştiğini ekledikten sonra lambanın yönünü ayarlayarak ya da minik okuma lambaları temin ederek bu problemin çözülebileceğini söylüyor. Bu arada partneriniz uyku maskeleriyle de ışıktan korunabilir ve rahatça uykuya dalabilir.

Partneriniz sıcağı sevmiyor ama siz üşüyorsunuz:
Breus, ideal vücut ısısının 18 ila 22 derece arasında değiştiğini hatırlatıyor. Eğer bu iki derece arasında her iki tarafa da uyan bir ısı yakalanamıyorsa, o zaman partnerinizin yakınına sadece soğuk hava veren bir alet yerleştirebilirsiniz.

Horlaması sizi çok rahatsız ediyor:

Öncelikle eğer partneriniz sürekli horluyorsa, o zaman bir doktora görünmesi şart.
Uyku apnesi horlamaya sebep olabiliyor. Ayrıca burundaki nemi azaltarak soluk almayı kolaylaştıracak dekonjestanlarla da sorun giderilebilir. Bir de partnerinizin sırtını size dönüp uyuması horlamasını daha az duymanızı sağlayacaktır. Araya yastıktan bir duvar da örebilirsiniz. Bazen horlamayan eşin önceden uyuması da çözüm olabiliyor. Ağır yemek yemek ve içki de horlamayı tetikleyebilir. Ayrıca iyi bir yastık kullanmak çok önemli. Çok rahat ettiğiniz bir yastık satın alın ve eskimeden değiştirin. Kafa belli bir seviyedeyken hem rahatlık artabiliyor hem de horlama ihtimali azalabiliyor.
Son olarak bazı uyku ürünleri ve yastıklar alerjiye neden olabiliyor ve alerjiler de horlamayı tetikleyebiliyor. Alerji yapmayan yastıkları ve yorganları tercih edebilirsiniz. Odadaki diğer alerji tetikleyicileri de tespit edin. Bazı çiçek türlerinin ve tüylü hayvanların da alerjen olabildiği de unutulmamalı."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*