‘Yatırımlara terör engeli’

  • Giriş : 06.04.2006 / 00:00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terör olaylarının asıl sebebinin bölgeye yatırımları engellemek olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kanal 7’de yayınlanan “Sözün Özü” programında, Nazlı Ilıcak’ın sorularını cevapladı. Son günlerde meydana gelen terör olaylarının kaynağında iç ve dış etkilerin bulunduğunu ifade eden Erdoğan, kırmızı çizgileri arasında “etnik milliyetçiliğe karşı çıkmanın” da bulunduğunu söyledi. “Türkiyeliyim” demenin eleştirildiğini kaydeden Erdoğan şöyle devam etti: “ABD vatandaşı gelir sorarsınız ‘Amerikalıyım’ der. ‘Fransızım’ der, ‘Almanyalıyım’ der. Yani, bu dendiği zaman farklı bir şeye mi kayıyor? Filanca şöyle söyledi, sen bunu böyle söylersen sen de ondan olursun. Yani, aynı kelimeyi, kavramı farklı zihniyette olan kimseler de kullanabilir. Patent hakkı ona aittir diye birşey yok. Yalnız kullanılan bu şey doğru mudur değil midir bunun üzerinde durabiliriz. Kaldı ki bizim coğrafya bakımından 780 bin kilometrekare içinde yaşayan her insan kendini anlattığı zaman Türkiyeliyim diye anlatır. Türk olma noktasında (Türk’üm) demekten gocunmayan da (Ben Türküm) der. Bundan gocunmaya da gerek yok. Öbür tarafta (ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım) demek için de hangi etnik unsurdan olursa olsun deriz ki onları birbirine bağlayan bu üst kimlik de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Bununla da iftihar etmesi lazım. Bunun için de herhangi bir sıkıntının içine girilmemesi gerekir. Kaldı ki, bizi birbirine bağlayan o üst vatandaşlık kimliği, anayasal kimlik budur. Buna hepimizin birlikte sahip olması lazım.” Bu zenginlikten kimsenin rahatsız olmasına gerek olmadığını kaydeden Erdoğan, “Örneğin hâlâ bakıyorum ana muhalefet lideri çıkıyor; (hangi millet, bunu söylesin) diyor. Kaç kere söyledik. Sen anlamaktan acizsen bunu kaç kere anlatayım” diye konuştu.

PKK, Kürt vatandaşımın temsilcisi olamaz
Diyarbakır’a yaptığı ziyarette önemli mesajlar verdiğini kaydeden Erdoğan, “Terör örgütü bu mesajları zaten almaz, alamaz. O mesajlar onun işine gelmez. Çünkü, o mesajların muhatabı olarak terör örgütünü görmüyoruz. O mesajların muhatabı benim bu bölgedeki halkımdır” dedi. Hiçbir zaman terör örgütünü etnik yapısı Kürt olan vatandaşların temsilcisi olarak görmediğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti: “Kürt vatandaşım benim vatandaşım, kardeşim, canım, ciğerimdir. Türk de benim canım, ciğerim, kardeşim, vatandaşım. Bunlar birbiriyle omuz omuza olmuşlar bu ülkede. Tarih boyunca bir sıkıntı olmamış. Şimdi, terör örgütü adeta benim Kürt vatandaşlarımı sanki tasarrufu ona aitmiş gibi, onların temsilcisiymiş gibi bir havaya girerek bizi de Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak, Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak Kürt vatandaşlarımızla hasım durumuna getirmenin gayreti içine giriyor. Ellerinden şimdi bu gidiyor, bu gittiği için bundan rahatsızlar.”

Bindikleri dalı kesiyorlar
Ilıcak’ın, “Siz hapishaneden başbakanlığa çıktınız. Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir de bunu örnek mi alıyor?” sorusu üzerine, “Bu tür olaylarda bizim benzetilmemiz hiç hoş olmaz. Sanırım o da özenmez. Çünkü çok farklı dünyanın, çok farklı ideallerin insanlarıyız. Hiç mukayese kabil değil” dedi. Son dönemlerde bazı belediye başkanlarının teröre zemin hazırlayan açıklamalar yaptıklarını kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: “Bir siyasi partinin lideri de gerilla ifadesini kullanıyor. Bir taraftan bir demokratik kitle örgütü olacaksınız, onun başında olacaksınız, ondan sonra gerillalardan bahsedeceksiniz. AB üyesi tüm ülkeler ‘PKK terör örgütüdür’ dediği halde siz PKK’yı terör örgütü olarak görmeyeceksiniz. Ondan sonra da bir taraftan gerilla, bir tarafta o. Bunlar ne yapıyor, bindikleri dalı kesiyorlar, yanlış iş yapıyorlar. Siz bu ülkede en önemli bir Güneydoğu ilinin başına belediye başkanı seçiliyorsunuz, bindiğiniz dalı kesiyorsunuz.”
Erdoğan, Hamas’ın ziyaretiyle bu olayların karşılaştırılmasının yanlış olduğunu da belirterek, “Bunlar birbirinden farklı şeyler. Bir defa Türkiye’de buralar işgal atında olan yerler mi? Nasıl böyle birşeyi konuşursunuz?” dedi. Filistin’de Hamas’ın seçimle geldiğini kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir siyasi irade var. Bu, Filistin halkının siyasi iradesidir. Ben zaten seçimle gelmiş olan Osman Baydemir’i makamımda kabul etmişim. Tunceli Belediye Başkanını makamımda kabul etmişim. Yaptığı benzetme yanlış birşeydir. Yani bizde güzel bir laf var: Teşbihte hata olmaz diye. ‘Teşbihte hata olmaz’ demek istediğin gibi benzetme yapabilirsin anlamına gelmez. Benzetme hata kabul etmez anlamına gelir. Bunlar elmayla armudu birbirine karıştırıyor.” Erdoğan, bir başka soru üzerine de Şemdinli olaylarının iddianamesini hazırlayan savcıyla ilgili tasarrufta bulunma yetkisinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda olduğunu hatırlattı. Adalet Bakanlığı’nın müfettiş görevlendirdiğini belirten Erdoğan, konunun yargıya intikal ettiğini söyledi. Erdoğan, “Yargı safhası başladıktan sonra bu konu üzerinde konuşmamız mümkün değil” dedi.

Takdir hakkı kabinenin
Merkez Bankası Başkanlığı seçimi ile ilgili olarak yetkinin hükümette olduğunu ve sorumluluğunda kendilerinde olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, “Biz hesabımızı milletimize veririz. Eğer millet beğenmezse ona göre oyunu verir. Biz Merkez Bankası için Büyükdeniz’i ve iki de başkan yardımcısı ismi verdik. Ama Cumhurbaşkanı hepsini veto etti. Şu anda yapılanı, Bakanlar Kurulu’nun takdir hakkına müdahale olarak görüyoruz. Çünkü bunun hesabını biz vereceğiz. Kaldı ki şu anda Merkez Bankası boş değil. Bu hafta içinde yeni bir isim teklifi vereceğiz” dedi.
ABD ile stratejik ortak olarak ilişkilerin sürdüğünü ifade eden Erdoğan, “Üst düzey görüşmelerimiz sıkı bir trafik çerçevesinde sürüyor” şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious