Yazıcıoğlu, dobra dobra konuştu!

  • Giriş : 06.05.2007 / 00:00:00

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, Genelkurmay Başkanlığı'nın gece yarısı internetten yaptığı açıklamayı eleştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bildirideki gerekçeleri inandırıcı bulmadığını kaydeden Yazıcıoğlu, MHP'nin de yeterli tepki vermediği görüşünde.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 367 şartının aranması Türk siyasetini sıkıntılı bir sürece soktu. Seçimleri Anayasa Mahkemesi'ne taşıyan CHP'ye DYP ve Anavatan'ın destek vermesi Meclis'i kilitledi. Genelkurmay'ın gece yarısı bildirisiyle siyaset iyice karıştı. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, bu gelişmeler karşısında tavrını en net ortaya koyan liderlerden biri. Yazıcıoğlu, "Meclis vesayet altına sokulmuştur. Meclis'te olsaydım adayımı gösterir, oyumu verir, denklemi çözerdim." diyor. Ara rejim hesabı yapanlara, "Meclis'i devre dışı bırakacak her türlü iktidar formülünü gayri meşru ve hukuk dışı ilan ediyorum." uyarısında bulunuyor. Gece yarısı bildirisinde yer alan gerekçeleri ise inandırıcı bulmuyor: "Kur'an-ı Kerim okuma yarışmalarını, kız çocuklarının ilahi okumasını, okul müdürlerinin Kutlu Doğum kutlamalarına katılmalarını rejim tehlikesi görmek, gerçekte en büyük milli tehlikelerden biridir."

Yazıcıoğlu, sıcak gelişmelerin yaşanacağının çok önceden bilindiğini ifade ediyor. CHP'nin aylardır yürüttüğü kampanyaya dikkat çekerken bir kısım çevrelerin sürekli komplo teorileri ortaya attığını hatırlatıyor. BBP lideri, iktidarın da süreci iyi yönetemediği görüşünde. Siyasi arenadaki partilerin çözüme yönelik hiçbir etkisi bulunmadığını savunuyor. Yazıcıoğlu'na göre Genelkurmay'ın bildirisi de sürpriz oldu: "Konu Anayasa Mahkemesi'ne gitmiş ve süreç işliyor. Bildiri hem Anayasa Mahkemesi kararlarına hem de Meclis'in maneviyatına gölge düşürmüştür."

AK Parti hükümetinin Genelkurmay'ın çıkışını ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını daha önceden bildiğini iddia eden Yazıcıoğlu, hangi amaçla olursa olsun askerin siyasete karışmasına karşı durduğunu belirtiyor. Bildirinin askerî hiyerarşi içinde yayınlanıp yayınlanmadığının meçhul olduğuna işaret ederken "İster hiyerarşi içinde olsun ister olmasın soruşturma açılmalıdır." diyor. 28 Şubat 'postmodern darbesi'nin emir komuta zinciri içinde yapılmış' gibi gösterildiğini; ancak zamanla hiyerarşiye rağmen etkin bir ekibin heveslerinden kaynaklandığının anlaşıldığını hatırlatıyor. Bütün askerî darbeler gibi bildirinin de Türk Silahlı Kuvvetleri'ne zarar verdiğini kaydeden BBP lideri şu değerlendirmeyi yapıyor: "Askerin sivil siyasete müdahalesi halkın sandıkta tepkisiyle karşılaşıyor. Halk, ordusunu çok seviyor; ama siyasete girmesini istemiyor."

Cumhurbaşkanını halkın seçmesine karşı çıkan CHP'yi sert bir dille eleştiren BBP Genel Başkanı, "Hem halkçıyım diyeceksin hem de halk yaparsa yanlış yapar tavrı sergileyeceksin. Bunlar tutarlı şeyler değil." ifadesini kullanıyor. MHP'nin 27 Nisan bildirisine yeterince tepki veremediğini ileri süren Yazıcıoğlu, "Türk milliyetçisi, devletin bütünlüğünü koruduğu kadar ordunun yıpranmasına da izin vermemelidir. Kendi siyasî hedeflerini elde edemediği için Ordu vasıtasıyla emellerine ulaşmaya çalışmamalıdır." diye konuşuyor. Türkiye'de CHP'nin yıllardır muhtıraları kullanarak siyaset yaptığının altını çizen Yazıcıoğlu'na göre, MHP de askerî müdahaleleri eleştiremeyerek Türk milliyetçiliğini geri planda bıraktı. Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun çeşitli dönemlerde demokrasi dışı müdahaleler için dayanak teşkil ettiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, "Çağdaş hukuk devletinde böyle bir kanun da başka bir kanun da Anayasa'nın üzerine çıkamaz. Anayasa ortada dururken demokrasi ve hukuk nizamına karşı yapılacak hiçbir müdahale meşru değildir." diyor.

Meclis bloke edildi

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararının Meclis'i bloke ettiğini belirterek, "TBMM'nin Cumhurbaşkanı seçme şansı bitmiştir. Bundan böyle 6-7 milletvekili çıkaran bir parti iktidardan bile güçlü hale gelir." diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious