Yazıcıoğlu, Kenan Evren'i eleştirdi

  • Giriş : 07.03.2007 / 00:00:00

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, terör örgütü PKK'nın kullandığı en önemli argümanlardan birinin Kürtçe'nin yasaklanması olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yazıcıoğlu, "Bugüne baktığımızda dün Kürtçe'yi yasak edip toplumsal gerginliğe yol açan, baskıcı yaklaşımlarla tabandan yeni tahriklerin oluşmasını sağlayan,12 Eylül döneminin başı, ülkücü, devrimci gençlerin idamına imza atarken eli titremeyen gaddar Kenan Evren şimdi özgürlükçü oldu." dedi.

Evren'in terör örgütü üyelerine karşı yumuşak huylu, merhametli bir insan gibi davrandığını dile getiren Yazıcıoğlu, "Acaba kişiler mi değişiyor yoksa önlerine konan projelerin taşeronluğunu mu yapıyorlar?" diye konuştu.

Yazıcıoğlu, Işık Grubu Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından düzenlenen toplantıya konuşmacı olarak katıldı. "4 yıllık AKP iktidarı ve 2007 yılı iç ve dış beklentileri" konulu toplantıda dinleyicilere hitap eden Yazıcıoğlu'nun konuşması ilgiyle dinlendi. Yazıcıoğlu, AKP'nin, 21 Şubat 2001'de yaşanan ekonomik kriz sonucu Türkiye'de yaşanan kriz nedeniyle tek başına iktidar olabildiğini söyledi. 21 Şubat'ın aynı zamanda Ortadoğu'daki gelişmelere hazırlık operasyonu olduğunu düşündüğünü belirten Yazıcıoğlu, aslında o dönemde Türkiye'de 21 Şubat krizinin yaşanacağı bir ortam olmadığını, bu krizin kasıtlı çıkarıldığını söyledi.

Yazıcıoğlu, "Cumhurbaşkanı-Başbakan arasında Anayasa kitabı fırlatılacak sonra da Türkiye yüzde 50 kaybedecek. Basına kapalı ortamda meydana gelen olay, 'Türkiye krizle karşı karşıya' diye açıklanırsa kriz olur. Nitekim oldu. Türkiye bilinçli olarak krize sokuldu. İradesiyle hareket edecek hükümet yoktu. Bu olaylar, siyaseti, ekonomiyi dibe vurdurdu. Dış ilişkilerdeki inisiyatifimizi ortadan kaldırdı. Daha sonra da güçlü bir iktidar ortaya çıkarma zemini hazırlandı. Bu dibe vuruşun sonucunda da AKP tek başına iktidar oldu" diye konuştu.

BİRİNİ ÖVEREK BİRİNİ DÖVEREK İKTİDARA GETİRDİLER

"AKP'yi döverek, CHP'yi överek iktidara getirdiler" diyen yazıcıoğlu, sistem sağda kimi döverse, solda da kimi överse oyların orada toplandığını savundu.

İşbaşına gelen siyasi partilerin yalnızca adının ve hükümet numarasının değiştiğini söyleyen Yazıcıoğlu, "Ama asıl iktidar ve bakış açısı hiç değişmiyor. Kimileri Atatürkçülük, Milliyetçilik, İslamcılık, Cumhuriyetçilik adına işbaşına geliyor, ama her gelen önce üzerinden siyaset yaptığı değeri eziyor. Bir önceki iktidarlarla benzeşiyor. Onların devamı niteliğinde görev yapıyor ve gidiyor. Böyle bir devir teslim var ama millet kendi iktidarını aramaya devam ediyor" şeklminde konuştu. Yazıcoğlu, hükümetin, bugüne kadarki süreçte halkın taleplerine değil, küresel güçlerin kurgularına uygun icraatlar gerçekleştirdiğini ileri sürdü.

Bu dönem içerisinde yapılan hukuki değişikliklerin daha fazla ahlaki dejenerasyona yol açtığını öne süren Yazıcoğlu, kapkaç, hırsızlık olaylarının arttığını belirterek, "Özellikle büyük kentler dağ başına döndü. Küresel güçler federatif bir yapıya dönüşmemizi istiyorlardı. Bu da adım adım gerçekleştirilmeye çalışılıyor" dedi.

AKP'NİN TEK SEVABI

Amerikan askerlerinin Türkiye'de konuşlanmasını öngören tezkerenin reddedilmesini bu hükümetin "tek sevabı" olarak gördüğünü ifade eden Yazıcıoğlu, iktidarın Ortadoğui konusunda iradesini ortaya koyamadığını belirtti. Yazıcıoğlu, "Bu iktidar Ortadoğu konusunda irade koyamadı. O yüzden başımıza çuval geçti. Şu anda ekonomi IMF'ye, dış politika ABD-İngiltere-İsrail konsorsiyumuna bırakılmış durumda" ifadelerine yer verdi.

ABD'DEN YOL HARİTASI ALMAYIZ

Büyük Birlik Partisi olarak iktidara gelmeleri halinde ABD'den yol haritası alıp almayacaklarının sorulması üzerine Yazıcıoğlu, "ABD Büyükelçiliği müsteşarının geçtiğimiz günlerde kendilerini ziyaret ettiklerini ve görüşlerini onlara da açıkça ifade ettiklerini söyledi. Yazıcıoğlu, "Biz ABD'den yol haritası almayız. Türkiye'nin durumunu biliyoruz. Silah sanayinde dışa bağımlı olduğumuzu biliyoruz. Ancak Türkiye zarar verme potansiyeli en yüksek ülkedir. Bir bölük askerimiz Somali'ye gidiyor, Afganistan'a gidiyor yer yerinden oynuyor. Bu coğrafyada bizim iznimiz olmadan kimse gezemez. Biz bu gücümüzü kullanacağız" karşılığını verdi. İktidar olmaları halinde AB üyelik sürecinin donduracaklarını belirten Yazıcıoğlu, İran ve Suriye ile ilişkilerin yoğunlaştırılması taraftarı olduğunu söyledi.

KAVGA EDENLER DEĞİL SEYREDENLER SUÇLU

Yazıcıoğlu, ülkenin bugün geldiği durumu anlayabilmek için 12 Eylül döneminin de hatırlanması gerektiğini belirterek, şunları aktardı: "Türkiye'de ihtilal tezgahlandı, planlandı. İhtilale gidiş yolunda döşenen kilometre taşları 1970'li yıllardaki anarşimizdir. Bu kavganın bir parçasıyız biz de. Bunları ifade ederken pişmanlık duygusuyla söylemiyorum. Uğruna canımızı vereceğimiz Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı tehditlerden dolayı refleksimizi gösterdik. Bir ülkeye tehdit olduğunda istemdışı refleksleri gösteren milliyetçilerdir. Kuvvetler çatışınca fikirler unutuldu ve kavga girdabına düştük hep birlikte. 12 Eylül'e giriş sürecindeki suçluların kavga edenlerin değil kavgayı seyredenler olduğuna inanıyorum."

Anarşiyi durdurmak için gelen 12 Eylül harekatının kültürel transformasyona neden olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, "Milli kimlik çözülmesi ve milli ahlak çözülmesi başladı. PKK da çekiç gücün kanatları altında yeşerdi" dedi.

GADDAR EVREN ÖZGÜRLÜKÇÜ OLDU

PKK'nın kullandığı en önemli argümanlardan birinin de Kürtçe'nin yasaklanması olduğunu dile getiren Yazıcıoğlu, "Bugüne baktığımızda ise dün Kürtçe'yi yasak edip toplumsal gerginliğe yol açan, baskıcı yaklaşımlarla tabandan yeni tahriklerin oluşmasını sağlayan,12 Eylül döneminin başı, ülkücü, devrimci gençlerin idamına imza atarken eli titremeyen gaddar Kenan Evren şimdi özgürlükçü oldu. Terör örgütü üyelerine karşı yumuşak huylu, merhametli bir insan kılığına girdi. Acaba kişiler mi değişiyor yoksa önlerine konan projelerin taşeronluğunu mu yapıyorlar?" dedi.

IŞIK GRUBUNDAN MEKTUP KAMPANYASI

Işık Grubu Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Mehmet Akif Işık ise, "Tek parti iktidarında geçen 4,5 yıldan sonra 2007 yılında peş peşe iki seçim yaşayacağız. Bu yıl gelecek 10 yıllara yön verecek. Türk tarihinde önemli dönemeçlerden biri olacaktır. Bu bilinçle hepimizin özveri ve sağduyu ile kararlar vermesi gerecektir" dedi.

Sözde Ermeni soykırımı tasarısına değinen Işık, Işık Strateji Grubu olarak bu tasarıyla mücadele etmek için çok yakında önemli adımlar atacaklarını kaydetti. ABD Temsilciler meclisi üyelerine mektup kampanyası başlattıklarını belirten Işık, bu bağlamda uzman arkadaşlarıyla bir taslak metni hazırladıklarını söyledi ve herkesi harekete geçmeye davet etti.

Toplantının sonunda Işık, Yazıcıoğlu'na üzerinde Ayetel Kürsi'nin yazılı olduğu bir tablo hediye etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious