Yazıcıoğlu: Harekat doğru, imaj yanlış

Yazıcıoğlu: Harekat doğru, imaj yanlış.10792
  • Giriş : 28.03.2008 / 21:06:00

BBP Genel Başkanı, Sivas Milletvekili Muhsin Yazcıoğlu, Almanya'nın başkenti Berlin'de, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile dün yaptığı görüşmeyi değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Berlin Alperen Ocakları tarafından bu akşam düzenlenecek ''Çanakkale geçilmez. Kınalı kuzular buluşuyor'' adlı bir etkinliğe katılmak amacıyla Berlin'e gelen Muhsin Yazıcıoğlu, Türkiye'nin Berlin Başkonsolosluğu'nu ziyaret etti.

Ziyaretten sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yazıcıoğlu, Cumhurbaşkanı Gül'ün kendisini kabulünde, TSK'nın sınır ötesi kara ve hava harekatını değerlendirdiklerini belirterek, ''Özellikle kara harekatı öncesinde uluslararası alanda ne gibi temaslarda bulunduklarını ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin başarısının derinliklerini ifade ettiler, anlattılar. TSK'nın harekata son verişinden sonraki tartışmalar, dolayısıyla da neden ordunun kamuoyuna haber vermeden çekildiğini izah etmeye çalıştılar'' dedi.

ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in Türkiye'de aynı gün üst düzey yetkililerle 1-2 saat görüşmesinin ardından Türkler'in bir an önce Kuzey Irak'tan çıkmaları ve harekata son vermeleri yönündeki beyanlarının, uluslararası arenada ve yabancı basında, ''Amerika istedi, Türkler çıktı'' gibi yayınların yapılmasına neden olduğunu belirten Yazıcıoğlu, şöyle konuştu:

''Hiçbirimiz TSK'nın bir yabancı devletin kontrolü altında olduğunu söylemiyoruz. Genelkurmay Başkanımız 'Bunun kararını biz verdik, süremizi doldurduk harekatın planlanmasına uygun olarak çıktık' diyorsa mutlaka doğrudur. Bundan hiç şüphemiz yok. Ancak bunun doğru olması yetmiyor, imajı yanlış verildi. Bunun psikolojik harekat kısmı iyi yapılamadı. Burada da hükümetin sorumluluğu var, çünkü TSK çekilme kararı aldığı zaman, bunun planlamasına uygun şekilde, örneğin 15 dakika önce dahi olsa hükümet, siyasi parti liderlerini telefonla bile olsa bilgilendirmek suretiyle bunu gerçekleştirselerdi.''

TSK'nın gıpta edilecek ve hayranlık uyandıracak bir başarı elde ettiğini kaydeden Yazıcıoğlu, ''Bu kış şartlarında, dünyanın çok az ordusu bunu gerçekleştirebilir. TSK, her türlü görevi yapabileceğini ortaya koydu. Cumhurbaşkanı bunlarla ilgili bilgi verdi. ABD Savunma Bakanı'nın burada olması gibi. Cumhurbaşkanı bunun tesadüf olduğunu söyledi'' diye konuştu.

Gül'ün kendisine Irak Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'ye davet edilmesiyle ilgili olarak da bilgi verdiğini ifade eden Yazıcıoğlu, Gül'ün, Türkiye'nin sınır ötesi operasyonundan sonra Irak yetkililerinin teröre bakışlarında önemli ölçüde değişiklik olduğunu, teröre bakışlarında Türkiye'nin görüşlerine yaklaştıklarını söylediğini kaydetti.

Yazıcıoğlu, iç siyasetle ilgili olarak da konuyu kendisinin Cumhurbaşkanı'na açtığını belirterek, Türkiye'nin hızla bir istikrarsızlığa doğru gittiğini, siyasetin yargıya, yargının siyasete baskı görüntüsü verdiğini, toplumda böyle bir imaj oluştuğunu ifade ettiğini dile getirdi.

Bununla yargı, yürütme ve yasama erklerinin, yani güçler ayrılığına dayanan yönetimin ve düzenin sarsılması kaygısını yaşadığını ima ettiğini kaydeden Yazıcıoğlu, ''Çünkü ülkede kuvvetler ayrılığı bozulursa o zaman başka kaoslar çıkar, başka sorunlar gündeme gelir. Türkiye, gerçek anlamda demokratik hukuk devleti olmanın gereklerini yapmalı'' dedi.

Yazıcıoğlu, iktidarın ve muhalefetin gerilimi artırdığını, bunun ekonomik krize neden olabileceğini, önemli bir viraja girmiş bulunulduğunu, bu konuda herkesin sorumluluğu olduğunu anlattı.

Yargının, suç işleyenlerin üzerine gitmesi gerektiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, bunun hukuk devleti kuralları içinde yapılması gerektiğini söyledi.

-PARTİ KAPATILMASI-

Yazıcıoğlu, AK Parti'nin kapatılması davasıyla ilgili bir soruya karşılık da şiddet odağı durumuna gelmemiş olan, şiddeti ve terörü siyasetin bir aracı olarak görmeyen, şiddet ve terörü kullanarak düzen değiştirme çabası içinde olmayan bir siyasal partinin kapatılmaması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

''Siyasi partiler, anayasamızın 68. maddesine göre demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Öyleyse demokrasinin vazgeçilmez unsuru durumunda olan bir siyasi parti, sandıkta cezalandırılıp sandıkta ödüllendirilmeli, hayatına son verilecekse sandık onun hayatına son vermeli. Yoksa fikirlerinden dolayı siyasi partilerin kapatılmalarını doğru bulmuyorum. Keşke şimdiye kadar laik, demokratik, sosyal ve hukuk devleti dediğimiz devletimizin bu kurallar üzerinde kalıcı sürdürülebilir bir düzene kavuşabilmesi için sivil demokratik işleyebilen, her kesimin işleyebileceği bir Anayasa Değişikliği yapılabilmiş olsaydı. Bunu ne dünkü iktidarlar yapabildi, ne bugünkü iktidarlar yapabildi. Şu ana kadar siyaset kendi alanındaki demokratikleşmeyi yapmadı ki.''

Berlin'deki yeni başkonsolosluk binasını Berlin Başkonsolosu Ahmet Nazif Alpman ile birlikte gezen Yazıcıoğlu, başkonsolosluk binasını beğendiğini belirterek, ''Burayı görmeden şöhretini duyduk. Vatandaşlar, başkonsolosluktaki fiziki şartları ve çalışma düzenini beğendiklerini söylüyorlar. Bir pozitif etki yaptığını gördüm'' dedi.

Türk ulusunun en iyisine layık olduğunu belirten Yazıcıoğlu, ''Umarım dünyanın her yerinde bu tür güzellikleri yaşarız. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum'' diye konuştu.

Yazıcıoğlu, yarın da Berlin'in tarihi yerlerini gezecek ve akşam ''Berlin Alperen Ocakları''nda bir basın toplantısı düzenleyecek.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious