Yazıcıoğlu'ndan 'ittifak'a nokta

  • Giriş : 14.01.2007 / 00:00:00

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu partisinin 2007 yılında yapılacak genel seçimlere tek başına katılacağını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu partisinin 2007 yılında yapılacak genel seçimlere tek başına katılacağını söyledi. Yazıcıoğlu, Genç Parti (GP), Saadet Partisi (SP) ve Büyük Birlik Partisi (BBP) arasındaki seçim ittifakı iddialarıyla ilgili, ''Üç siyasi parti arasında herhangi bir görüşme yapılmamıştır, böyle bir çalışma da yoktur. Bu tür iddiaları ortaya atanlar BBP'yi dar bir alana sıkıştırıp katagorize etmeyi amaçlıyorlar." dedi.

Cihan Haber Ajansı'nı (Cihan) ziyaret eden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyet, Cihan Genel Müdürü Bülent Korucu ile bir süre görüşerek sohbet etti. Sohbet sırasında Türkiye'nin sıcak gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yazıcıoğlu, "ittifak" iddialarına da açıklık getirdi. Yazıcıoğlu, BBP'nin GP ve SP ile seçime ilişkin hiçbir görüşmesinin olmadığını, böyle bir sürecin hiç başlamadığını söyledi. Yazıcıoğlu: "Birileri bunları bilinçli yapıyor. Her seferde BBP'yi böyle 'alt kimlik' gibi, 'ast kulüp' gibi değerlendirmek istiyorlar. Baştan katagorize ediyorlar. Baştan bir mahkumiyet oluşturuyorlar. Bu tuzağa düşmememiz lazım." diye konuştu. BBP'nin çok önemli bir sıçrama yapma noktasına geldiğini belirten Genel Başkan Yazıcıoğlu, "BBP toplanma ve toparlama sürecine girmiştir. Sessiz ve derinden toplumun ana kökleri ile buluşuyoruz. Toplumun ana sinir uçlarına dokunuyoruz. Bunun müspet dönüşümlerini alıyoruz." dedi.

BBP'nin iktidarın alternatifi olduğunu kaydeden Yazıcıoğlu şöyle konuştu: "Milliyetçi, muhafazakar, demokrat Türkiye'nin bölünmez bütünlüğüne sadakatli, bu ülkenin bir sömürü ülkesi olmasına rıza göstermeyecek, milli bağımsızlığını ve onurunu kurumak isteyen dürüst siyaset isteyen, çile ve pisliğe bulaşmamış tüm kadrolarımızı bir araya getireceğiz. BBP bunun öncülüğünü yapacaktır. Bunu siyasal partiler olarak düşünmemek lazım. Bunu kadrolar olarak düşünmek lazım. Dolayısıyla buradan BBP milletimizin önüne bir iktidar alternatifi koyacak. Türkiye alternatifsiz değildir. Her dönemin bir yükselen değerini oluşturup o yükselen değerler üzerinde bazı siyasi aktörlere sörf yaptırarak milletin iradesini kullanan ve her dönemde kullanmayı alışkanlık haline getirenler artık bu oyunları kullanamayacaklardır. Bazı kesimlerin kafalarında oluşmuş olan şartlanmışlıkları kıracağız. Bu şartlanmışlıklardan kurtuldukları anda BBP daha sağlıklı, daha doğru, özgür yeni bir siyasi iktidar ortaya çıkartabilecek şartlara ve imkana sahip olacaktır."

"MİLLİYETÇİLİK METRE İLE ÖLÇÜLEMEZ"

Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın kurban bayramı afişleri ile birlikte polemik konusu olan "milliyetçilik meselesi" ile ilgili soruları yanıtlayan Yazıcıoğlu "Milliyetçilik metre ile ölçülmez. Böyle bir ölçü yok." dedi. BBP olarak Milliyetçilik tartışmalarının içinde olmadıklarını kaydeden Yazıcıoğlu, "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" diyerek milliyetçiliğe sarılanların ne yaptıklarına bakmak gerektiğine işaret etti.

Yazıcıoğlu: "Biri diyor ki 'siz mevsimlik milliyetçisiniz.' Biri de diyor ki 'siz de dönemlik milliyetçisiniz.' Kimileri seçimi gördüğü zaman milliyetçi olup seçimden sonra unutuyor. Kimileri de yükselen değere göre kendisine misyon hazırlayan davranışlar ortaya koyuyor. Bunlar doğru şeyler değil. BBP olarak biz o tartışmalara girmeyiz. Elimize bir metre alıp ta onun bunun milliyetçiliğini ölçecek değiliz. Öyle bir ölçü de yoktur. Biz 'ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz' diyoruz. İktidara geldin ne yaptın bu millet adına. Hangi artı değeri ortaya koydun. Şu anda iktidardasın ne yapıyorsun hangi artı değeri ortaya koyuyorsun. Dün iktidarda olanlar doğru şeyler yapsaydı bugün bu iktidar gelmezdi. Eğer bu iktidar doğru şeyler yapmıyorsa bu millet bir yanlışı eski yanlışlarla düzeltmeye kalkışmayacaktır. Millet artık kendi özgür anlayışı ile doğru olanı seçecektir. Biz, bu milletin öz değerlerini, kültürünü yaşayan, yaşatacak olan, ortak değerlerde bu milleti bir araya getirecek olan, birlikte çözüm üretecek bir siyasal ortama, ülkeyi kavuşturmayı amaçlıyoruz. Bizim hedefimiz, bizim çabamız ve çalışmamız da budur."

"ÜLKE MENFAATLERİ İÇİN ORTAK BİR AKIL ETRAFINDA BULUŞALIM"

Türkiye'nin kötü bir süreçten geçtiğini hatırlatan Yazıcıoğlu, bu sürecin sonuçlarını tartışarak geçirmek yerine, ortak bir akılla bu sürece müdahale etmek gerektiğini söyledi. Siyasi parti isimleri ve amblemlerinin ayet olmadığını vurgulayan Yazcıoğlu şöyle konuştu: "Önümüze Amerikan subaylarının çantalarından çıkartılan haritalar geliyor. Böyle bir ortamda bu süreci seyrederek sonuçlarını tartışmak yerine, bu sürece müdahale edecek millet lehine bu süreci değiştirecek bir siyasi irade ortaya koymak gerekiyor. Bunu da yapabilmek için milliyetçi, muhafazakar, demokrat kadroları bir araya getirmek lazım. Bu birlikteliği sağlayabilmek için her türlü ön yargıdan uzak bir meşruiyet ortamını sağlamak üzere her türlü özveriye açığım. Siyasi partilerin isimleri, amblemleri ayet değildir. Elbette Türkiye'dir bizim sevdamız. Ülke menfaatleridir. Gelin omuz omuza verelim, konuşalım ortak bir akıl etrafında buluşalım. Hayırlı faydalı fikirler ortaya koyalım."

"İKTİDAR KERKÜK VE MUSUL İÇİN ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMAMIŞTIR"

Hükümeti Türkmenler ile ilgili politika geliştirmemekle suçlayan Yazıcıoğlu, Başbakan Erdoğan son çıkışının "güzel ancak gecikmeli bir çıkış" olduğunu söyledi. Türkmenlerin Kerkük'te her gün güç kaybettiğini ifade eden Yazıcıoğlu, "İktidarın Türkmenler'in geleceği ile ilgili ne yapmak istediğini ne düşündüğünü bilmiyoruz. Bu konuda bir politika yok." dedi.

Genel Başkan Yazıcıoğlu, Bağdat düştükten sonra Kerkük'te kuyumcu dükkanları ve bankalar yerine tapu ve nüfus binalarını yağmalandığını, Türkmenler'e ait mezar taşlarının kırıldığını belirtti. Son olarak 400 bin aşiret mensubunun Kerkük'e yerleştirildiğini, bunlardan 100 bin kişinin silahlandırıldığını aktaran Yazıcıoğlu, "Türkmenler feryat ediyor, acil önlemler alınmasını istiyor. 'Bizler birçok kez katliama uğramış bir toplumuz. Bir kere daha katliamla karşı karşıyayız' diyorlar. Ancak süreç kendi haline bırakılmış. Ne yapılmak isteniyor belli değil" diye konuştu. Baharda yapılacak referandum öncesi Kerkük'te demografik yapıyla oynandığına dikkat çeken Yazcıoğlu, şöyle konuştu: "Baharda yeni bir referandum yapılacak. Bu referandum öncesinde kentin nüfusu ile oynanıyor. Biz buna süratle müdahale etmek zorundayız. Türkiye Irak'ın toprak bütünlüğünü koruyacak katkılarda bulunmazsa, Türkmen varlığını koruyamazsa, kendi güvenliğini koruma imkanını da elinden kaybeder."

Başbakan Erdoğan'ının Kerkük ile ilgili kaygılarını ifade etmesini güzel bulduğunu belirten Yazıcıoğlu, "Keşke bunu zamanında yapabilmiş olsaydı. Zamanında bunu görmüş olsaydı. Ancak göremedi. Bunu göremedikleri gibi içeride de önce kürt sorunu diyerek etnik yapıyı tahrik ettiler. Şimdi 'ayına yıldızına kurban olayım' diyor ama maalesef kırdığınız vazoyu yeniden yaptırma şansınız yoktur. Çünkü siz bu ebruyu bozarsanız bir daha yapamazsınız. Irak'ta pasif bir politika izleyerek her şeyin aleyhimizde gelişmesine neden oldunuz. Bekli de şimdi hep birlikte daha ağır faturalar ödeyerek Irak'a müdahale etmeye mecbur hale geleceğiz. Yani faturayı biz ödeyeceğiz. Zamanında yapılması gereken çok şey vardı. Maalesef yapılmadı."

CUMHURBAŞKANINI HALK SEÇMELİ

Son günlerin en çok tartışılan konusu olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini değerlendiren Yazıcıoğlu "Bizim görüşümüz cumhurbaşkanını halkın seçmesidir." dedi. Anayasa Değişikliği ile bu imkanın sağlanabileceğini kaydeden Yazcıoğlu, bu tarihten sonra bu mümkün değilse Anayasa'da ne yazıyorsa o uygulanmalıdır." diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious