Yener Karahanoğlu: "Darbelerin de bir kuralı var"

Yener Karahanoğlu:
  • Giriş : 20.04.2008 / 07:34:00
  • Güncelleme : 21.04.2008 / 13:44:29

Emekli Oramiral Karahanoğlu, mahkemeye ‘ya 367 ya da darbe’ baskısı yaptığı iddialarına cevap verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TÜRKİYE, Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanlığı sürecinde karşı karşı kaldığı ‘Ya 367 ya da darbe’ tehdidinin şokunu yaşarken, dayatmanın sahibi olduğu belirtilen eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu, iddiaları gecikmeli olarak yanıtladı.

DARBE HABERSİZ YAPILIR

KARAHANOĞLU’NUN Anayasa Mahkemesi’ne 367 davasıyla ilgili kararı öncesinde baskı yaptığı iddiaları bir süredir basında yer alıyordu. Karahanoğlu’nun, dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu ile görüştüğü, ‘367 konusunda istenilen yönde karar almazsanız, Ordu darbe yapacak’ dediği, Tuğcu’nun, ‘Bunu çocuklarıma anlatamam’ diyerek tepki verdiği, hatta gözyaşlarını tutamadığı ima ediliyordu. Yüksek Mahkeme’ye darbe tehdidinde bulunduklarına ilişkin haberleri yalanlayan Karahanoğlu, 13 gün sonra yaptığı açıklamada, sadece ‘Haber verilerek darbe mi olur’ demekle yetindi. Karahanoğlu’na göre, darbe yapmanın da kendine göre kuralları var... Karahanoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin Deniz Kuvvetleri kökenli üyesi Serdar Özgüldür ile görüşmelerinin ise tamamen kişisel dostluğa dayandığını, hiçbir davanın konuşulmadığını savundu. Karahanoğlu’nun bu sözleri, ‘aslında darbe hep aklındaymış’ yorumlarına neden oldu.

TÜLAY HANIM’I TANIMAM

MİLLİYET’E konuşan Karahanoğlu, önce Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu ve mahkemenin diğer üyeleriyle bir görüşmesi olmadığını söyledi. Ancak açıklamasının devamında Yüksek Mahkeme’nin Deniz Kuvvetleri kökenli üyesi ile kişisel dostluğu nedeniyle zaman zaman bir araya geldiğini anlattı. Karahanoğlu’nun açıklamaları özetle şöyle:

l ‘Dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Hanım’ı tanımam. Resmi törenlerde el sıkışmak dışında bir görüşmem, konuşmam olmadı. Onun sayısı da üçü geçmez. Tülay Hanım’la da mahkeme üyeleriyle de bir görüşmem, konuşmam olmadı. Bu nedenle gazetelerde çıkan haberlerin, yazıların tamamı hilaf-ı hakikattir.’

MAHKEME ÜYESİ DOSTUM

l ‘Bir kuvvet komutanı, Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı veya bir üyeyi arayıp, ‘şu kararı almazsanız, darbe yapacağız’ der mi? Bunun akla sığan bir tarafı var mı? Mantıklı bir yönü var mı? Olacak iş mi? Ayrıca öyle haber verilerek darbe mi yapılır? Darbe yapmanın da kuralları vardır, gizliliği vardır. Bu bile düşünülse, iddiaların saçma olduğu anlaşılır.’

‘Anayasa Mahkemesi’nin Deniz Kuvvetleri kökenli üyesiyle (Serdar Özgüldür) kişisel dostluğu sebebiyle zaman zaman görüştüğünü, ancak görüşmelerin hiçbirinde davaları konu etmediklerini belirten Karahanoğlu, şunları söyledi: ‘Deniz Kuvvetleri’nden Anayasa Mahkemesi üyesi arkadaşımla görüşürüm. Aynı üniformayı yıllardır taşımışız. Arkadaşlığımız, dostluğumuz var. Ama bu görüşmeler özel arkadaşlık görüşmeleridir ve hiçbirinde hiçbir dava konu edilmemiştir.’ Karahanoğlu, hukuka ve hukukçulara her zaman saygılı olduğunu da sözlerine ekledi.

TAM BiR SKANDAL

Oramİral Karahanoğlu’nun açıklamaları skandal olarak değerlendirildi. En sert tepki ise star yazarı Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yrd. Prof. Eser Karakaş’tan geldi. Karakaş, şunları söyledi: ‘Yener Karahanoğlu’nun yaptığı açıklama ayrıca konuşulmalı. Deniz Kuvvetleri Komutanı ‘darbe heber verilir mi?’ diyor. Bir komutan ‘darbe yapılmaz, askerin işi değildir, darbe yapmak eşkıyalıktır’ demiyor da ‘ben darbeyi haber verecek kadar tecrübesiz miyim’ diyor. Bir askerin darbe yapması anayasa suçudur. Eski 146’ya girer. ‘Türkiye’de hiçbir generalin aklının ucundan geçmez böyle bir şey’ demiyor da ‘Bu konu bu kadar ortada konuşulur mu’ demeye getiriyor. Halbuki kendisinin selefinin bilgisayarından neler çıktığı emniyet raporlarıyla belgelendi. Ortada hiç hoş olmayan görüntüler var. Umarım bunlar çok geç olmayan bir sürede netleşir. Bu dumanlı ortam Türkiye’ye zarar veriyor. Karahanoğlu’nun açıklaması tam bir skandaldır. ‘Haber vermeden darbe yapılır’ demeye getiriyor. ‘Darbe yapmanın da kuralları, gizliliği vardır’ diyor. Tek başına berbat bir açıklamadır. Bunun için Genelkurmay Başkanlığı’nın bir açıklama yapması gerekiyor. Darbe yapmanın kuralları vardır sözlerine Genelkurmay’ın nasıl bir açıklama yapacağını merak ediyorum.

Asker kökenli üye

1955 doğumlu. 10. Cumhurbaşkanı Sezer 2004’te Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kontenjanından üyeliğe atadı. Kalan görev süresi iki yıl.

Tartışmalar nasıl başladı?

TartIŞma ve iddialar, Yasemin Çongar’ın 8 Nisan’da Taraf gazetesindeki yazısında aktardıklarıyla başladı. Çongar, ‘Yüksek yargı mensuplarının vicdanı rahat mı’ başlıklı yazısında şu ifadelere yer vermişti: ‘Acaba anlatılanlar doğru mu? Dönemin kuvvet komutanlarından biri, TSK’nın meşrebine uygun saymadığı bir siyasetçinin Çankaya’ya çıkmasını önlemek için Anayasa Mahkemesi’ne görev verdi mi? Bu göreve, ‘Olmaz paşam’ diye karşı çıkan yargıçlar kimdi? İtiraz edenlerin, ‘367 kararını çıkartmazsınız, Ordu yönetime el koyacak’ diye darbe tehditleriyle bastırıldığı rivayetten mi ibaret? Bu soruların yanıtını bir gün öğreneceğiz.’

GAZETECİYE DÜŞEN GÖREV

ÇONGAR’IN haberi Meclis ve yargı koridorlarında ciddi tartışmalara yol açtı. Askerin ya da Mahkeme’nin bu konuda açıklama yapmamasının acaba iddianın doğruluğuna kanıt mı olduğu sorgulandı. star yazarı Eser Karakaş 11 Nisan yazısında ‘İddialar hayal mahsulü ise Anayasa Mahkemesi üyelerinin tümünün imzasıyla bir tekzip gönderilmesi gerekmez miydi’ diye sordu. Son noktayı ise, 17 Nisan günkü Milliyet’te Hasan Cemal şöyle aktardı: ‘Gazeteci milletine düşen bir şeyler var... 367 öncesi Yüksek Mahkeme’nin asker kökenli üyeleriyle askeriye arasında gelgitler yaşandı mı?

STARGAZETE

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious