Yeni Anayasa, Gül'e Çankaya'da koruma zırhı getiriyor

Yeni Anayasa, Gül'e Çankaya'da koruma zırhı getiriyor.15130
  • Giriş : 25.08.2007 / 11:25:00
  • Güncelleme : 27.03.2010 / 04:08:07

Hazırlıkları süren yeni Anayasa, ’kayıp trilyon’ davasına karşı Abdullah Gül’e Çankaya’da koruma zırhı getiriyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Taslaktaki, "Cumhurbaşkanı, kişisel suçlamalardan dolayı milletvekili dokunulmazlığı hükümlerine tabidir" cümlesiyle, Gül'ün yargılanma olasılığı sona erdiriliyor.

Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'ün Çankaya Köşkü'ne çıkması durumunda "kayıp trilyon" davasından yargılanıp yargılanmayacağıyla ilgili tartışmaya yeni Anayasa taslağında son veriliyor. Anayasa taslağında, cumhurbaşkanlarına görevleri süresince milletvekillerine tanınan dokunulmazlık hakkı getiriliyor. Bu amaçla taslakta "Cumhurbaşkanı, kişisel suçlamalardan dolayı milletvekili dokunulmazlığı hükümlerine tabidir" ifadesine yer verildi.

Bu cümle, 1924 Anayasası'ndaki şu hükümden alındı: "Reisicumhur'un hususat-ı şahsiyesinden dolayı mes'uliyeti lazım geldikte iş bu Teşkilat-ı Esasiyye Kanunu'nun masuniyet-i teşriiyeye taalluk eden 17. maddesi mucibince (mebus dokunulmazlığı) hareket edilir."

Taslak böyle kabul edilirse Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde Gül, TBMM'de bekleyen fezlekesi nedeniyle yargılanmayabilecek. Yeni sivil anayasayla milletvekili dokunulmazlığının sınırlandırılması halinde ise durum değişecek. Bu durumda, hakkındaki suçlama, milletvekili seçilmeye engel olan "evrakta sahteciliğe iştirak" olduğundan Gül'ün yargılaması sürebilecek. Ancak her şartta tutuklanabilmesi için TBMM Genel Kurulu'nda karar çıkarılması gerekecek.

MAHKEMEYE SINIRLAMA

 Taslaktaki ayrı bir maddeyle Anayasa Mahkemesi'nin "yürütmeyi durdurma" yetkisi de sınırlanıyor. Mahkemenin ancak üçte iki çoğunlukla yürütmeyi durdurma kararı alabilmesi, bunun da "baştan itibaren açık bir hukuka aykırılık görülmesi ve telafisi imkansız zararlar meydana gelmesi" şartlarına bağlanması öngörülüyor.

TASLAKTA 2 KRİZ

1980'den beri Türkiye'deki en önemli tartışma konularını oluşturan Kürtçe eğitim ve üniversitede türban serbestliği konusunda sivil Anayasa taslağında yer alan hükümler ise tartışmaya neden oldu. Yeniden düzenlenen eğitim-öğretim maddesinde, "Eğitim ve öğretim dili Türkçe'dir. Türkçe'den başka dillerde eğitim demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak kanunla düzenlenir" hükmüne yer verildi. Anayasa taslağını hazırlayan Prof. Dr. Ergun Özbudun, "Elbette ana eğitim dilinin Türkçe olacağında kuşku yok. Ama kanunla düzenlenirse Türkçe dışındaki diller yardımcı dil olabilir" dedi.

TÜRBANA SERBESTLİK

Öğretim üyeleri, "Üniversite öğrencilerinin kılık-kıyafet ayrımına tabi tutulamayacağını" içeren alternatif bir teklifte de bulundular. Prof. Özbudun bu konuda, "Nihai karar parti çalışmasında verilecek. Ama öğretim üyeleri olarak her durumda o yasağı aşmanın doğru olduğunu düşünüyoruz. Ama ilköğretim düzeyi veya devlet kadrolarında kesinlikle bir serbestlik öngörülmüyor" dedi.

ANA İLKELERE TERS

Taslaktaki açılımların değiştirilemeyen ilkelere aykırılığı da tartışılıyor. 2001'de Kürtçe öğrenim formülünü hazırlayan Prof. Dr. Süheyl Batum, "Bu değişikliklerin temel maddelere aykırılığı yüzde 100'dür" görüşünü savunarak, şunları söyledi: "Türkçe'den başka dille eğitim ayrıdır; bir dilin, kültürün öğretilmesi ayrıdır. O demektir ki eğitim Kürtçe, Çerkezce yapılabilecek. Bu ana ilkelerle çelişir. Bu değişikliği yapamazlar. Türban düzenlemesi de AİHM'in Anayasa Mahkemesi'nin bütün kararlarına aykırıdır."

Kişiye özel değil

Taslağı hazırlayan heyetin başkanı Prof. Dr. Ergun Özbudun, 1924 Anayasası'ndan sonra "gerek bile duyulmadığı için" bu hükmün yer almadığını belirterek, "Kesinlikle kişiye özel bir düzenleme değil. 550 kişiye tanınan hakkın cumhurbaşkanlarından esirgendiği düşünülemez. Ben 20 yıldan beri cumhurbaşkanlarının milletvekili dokunulmazlığından yararlandığını savunuyorum" dedi.

Katkı veririz

AKP'nin hukukçu kurmaylarından oluşan yeni Anayasa Komisyonu'nun çalışmaları sırasında DTP'li milletvekillerinden de görüş alınması gündeme geldi. DTP Milletvekili Osman Özçelik, "Çağırırlarsa, seve seve katkı veririz" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious