'Yeni bir 11 Eylül'e hazır olun'

  • Giriş : 30.01.2007 / 00:00:00

Ortadoğu'dan gelen bilgi akışının hemen hepsinde, ABD'nin İran'a birkaç ay içinde nükleer bir saldırı düzenleyeceği yönündeki göstergelerden bahsediliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Saldırı önce denizden başlayacak ve ABD güçlerinin bir kara operasyonundan kaçınmak ve "herhangi bir Körfez ülkesi" tarafından gelecek bir saldırının etkinliğini azaltmak için patriot füzelerle savunma sistemlerini destekleyecek. Burada "herhangi bir" ülke büyük ölçüde İran'ı ifade ediyor. Bu bilgiyi sağlayan kaynak, Irak'taki ve bölgedeki diğer ABD güçlerinin, sınırlara konuşlandırılmış patriotlarla kendilerine yönelecek herhangi bir saldırıyı önleyeceğine inanıyor. Yani, yeni bir ABD saldırganlığı hazırlıkları tamamlanma evresine girmiş durumda. Saddam ve onun işbirlikçilerinin idam edilmesi bu hazırlıkların bir parçasıydı. İdamlar, ABD stratejistlerinin hem İran'da hem de genelde Ortadoğu'da tansiyonu yükseltmeye yönelik kasıtlı çabaları için "bir maske operasyonuydu."

Bu adımın sonuçlarını analiz ettiğimizde şunlar ortaya çıkıyor. ABD, geri dönülmez bir şekilde Irak'ın üç parçaya -Şii, Sünni ve Kürt- bölünmesi planını benimsedi. Washington, kontrollü bir kaosa, Basra Körfezi'ndeki petrol kaynaklarına ve stratejik petrol transfer rotasına hakim olmasına yardımcı olacağı gözüyle bakıyor. Bu meselenin en önemli yönü, Ortadoğu'nun çekirdeğinde sonu gelmeyen bir kan gölü yaratacak olması ve Irak'a komşu İran, Suriye ve Türkiye gibi ülkelerin de bunun içine çekilmesidir. Böylece, bölgenin istikrarsızlaştırılması meselesi tümden çözülmüş olacak, ki ABD ve özellikle İsrail için en önemli görev de budur. Irak'taki savaş, bölgenin tümüyle istikrarsızlaştırılması sürecindeki ciddi adımlardan sadece biriydi. Aynı zamanda, Irak savaşı ABD'nin haydut ilan ettiği ya da edeceği ülkelerle yakından ilgilenme sürecinde aşamalardan bir aşamaydı. Bununla birlikte, Irak ve Afganistan henüz tümüyle "huzura kavuşturulmamış" bir haldeyken ABD'nin yeni askerî kampanyalara dahil olması pek kolay değil (ABD, operasyon için gerekli kaynaklardan yoksun). Bunun dışında, Washington neo muhafazakârlarına karşı protestolar da tüm dünyada yoğunlaşmaya başlayacaktır. Tüm bunlardan ötürü, ABD İran'a karşı nükleer silah kullanacak. Ve 1945'teki Japonya saldırısından sonra bu, ABD'nin bir savaşta kullandığı ikinci nükleer silahlı saldırı olacak.

İsrail ordusu ve politik çevreleri, 2006 Ekim'inden bu yana İran'a karşı nükleer ve füze saldırısı ihtimalinden açık bir şekilde bahsediyor. Bu düşünce G. Bush tarafından da hemen desteklendi. Şimdilerde ise, nükleer saldırıların "gerekliliğinden" bahsediliyor. Diğer nükleer güçler böylesi bir duruma nasıl tepki verecek acaba? Rusya'ya gelince, en fazla kendini saldırıları kınama hususunda sınırlandıracak ya da en kötü ihtimalle, Yugoslavya saldırısında olduğu gibi, ABD'nin bir hata yaptığını söyleyecek. Avrupa da benzer bir tepki verecektir. Muhtemelen, bu nükleer saldırganlığa karşı Çin ve birkaç ülke olumsuz tepki verecek. Her halükârda, ABD güçlerine karşı misilleme mukabilinden bir nükleer saldırı olmayacaktır (ABD, bundan tümüyle emin). BM, bu bağlamda hiçbir anlam ifade etmiyor. İsrail'in İran füze saldırısına maruz kalacağı kesin gibi. Muhtemelen, Hizbullah ve Filistin direnişi de daha aktif olacak. Kurban kılığına bürünecek olan İsrail, saldırıyı meşrulaştırmak için çeşitli provokasyonlarda bulunacak. ABD'nin İran'a saldırı ihtimali yüksek. ABD Kongresi'nin bu savaşa izin verip vermeyeceği net değil. Bu engeli aşmak için bir provokasyon sahneye konulabilir (İsrail ya da ABD askerî üslerine saldırı gibi). Hatta, 11 Eylül'deki gibi büyük bir provokasyon bile olabilir. O zaman Kongre, ABD başkanına "evet" demek zorunda kalacaktır. Global Research (Kanada merkezli düşünce kuruluşu)

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious