Prefabrik

Muaz Kalaycı

muaz.kalayci@haberaktuel.com Kimdir? Yetenek Sizsiniz'de Bir Garip Oylama
Yazı Boyutu:

Yetenek Sizsiniz'de Bir Garip Oylama

01.01.2011 / 00:00

Pazar akşamları evde olmayı çok seviyorum. Çok kreatif uğraşlarım olmuyor belki ama beni eğlendiren en iyi şeyin televizyonun karşısında Yetenek Sizsiniz'i izlemek olduğunu belirtmek isterim.

 

Bana öyle geliyor ki televizyon kanallarında bu zamana kadar icat edilen en çekici yarışma programı. Nitekim artık şarkı yarışmalarından gına gelmişti. Beni eğlendirebilen, eğlendirirken de dinlendiren bir programı izlemeyi "televizyon karşısında boşa geçirilen zaman" olarak addetmem imkân dışı.

 

Programı hazırlayan ve sunan Acun Ilıcalı, 21 Mart akşamı yüzdü yüzdü kuyruğuna geldi. Benim de merakla beklediğim yarışmanın finalini gerçekleştirdi. Ancak özrü ve affı olmayan skandal bir oylamayla! Oylamayı neden "skandal" diye değerlendirdiğimi kalem kalem şimdi izah edeceğim.

 

İzlemeyenler için kısa bir özet vereyim. Acun Ilıcalı'nın, Hülya Avşar'ın ve Ali Taran'ın jüri olduğu yarışmanın kanalı Show TV'ydi. Önce şehir şehir gezildi, yarışmacılar seçildi. Seçimlerde Oylum Talu da vardı. Yarışmacılar seçildi ve iyi olan bir üst tura çıkarıldı. Yarışmada birden fazla yarı final düzenlendi ve bunların arasından 12 kişi finale katılmaya hak kazandı. Buraya kadar her şey normal. Yarışma olağan ve adaletli bir şekilde buraya kadar geldi. Lakin yarışmanın finalinde beni çok kızdıran bir oylama yapıldı.

 

Finale kalan yarışmacılar teker teker gösterilerini sergilemeye başladı. Ve oylama da tam o anda başladı. Yanlış da aslında burada başladı! Birinci yarışmacı aradaki büyük zaman farkıyla 12. yarışmacının ve dolayısıyla kendisinden sonraki tüm yarışmacıların 1-0 önüne geçmiş oldu. İkinci yarışmacı diğerlerinin, üçüncü yarışmacı da geriye kalan diğerlerinin önüne geçti… Adaletsizliğin kapısı burada aralandı. İlk iki açıklandı ve bu sefer de oylar sıfırlanarak bu iki finalist bir daha oylamaya tâbi tutuldu. İşte burada da adaletsizliğin kapısı sonuna kadar açıldı.

 

Şimdi bana bunu neden üstüme vazife çıkarıp yazdığımı söyleyenler olabilir. Öncelikle bunu yazmasam kendimi vebal altında hissedeceğimi belirteyim. Nitekim ben bu oyları gönderenlerin de bir noktada seslerini kaleme alıyorum.

 

Diğer bir husus da yolunan kaz gibi cebimizin azar azar boşaltılmasını kabul edemiyorum. Daha ilkin oylama zaten adaletsiz başlamışken, ilk oylamada birinci gelenin şampiyonluğunu bir kalemde silip, ikinci bir oylamayla iki finalist arasından birinci seçmek insafsızlıktır. Bu iki finaliste oy verenlerin oylarını hiçe sayıp, "bu oylarınızı saymıyoruz, bir daha gönderin" der gibi bir kez daha oy göndermelerini istemek de vicdansızlıktır.

 

Her oy 1,2 TL. 100 bin kişi oy göndermiş olsa bu 120 bin TL'ye tekabül eder. 100 binden fazlasını siz düşünün artık… Birinci olana verilen 500 bin TL ödül, sadece final gecesindeki oylamada bile toplanıyor olabilir. Evet, görüntü itibariyle "kimseye zorla kısa mesajla oy göndertmiyor" olabilirsiniz. Ancak iyi niyeti de suiistimal etmemek gerekir. 

 

Yarışmada jürinin seçtiği, desteklediği… vs ayrıntılar beni hiç ilgilendirmiyor. Ama mevzu bahis bu vatandaşın alın teriyse bana kimse "bu yazıyı neden yazdın" diyemez.

 

Eğer Acun Ilıcalı bu çarpık oylamada bir yanlış anlamam olduğunu bana anlatırsa bunu da burada yazmaktan hicap duymam. Eğer bir yanlış anlama yoksa da lütfen vatandaşın cebinden elinizi çekin.

Facebook Twitter

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious