Yılan öldürür, KGB süründürür

  • Giriş : 17.12.2006 / 00:00:00

Geçtiğimiz haftalarda yaşanan bir olay uluslararası kamuoyunun tüylerini ürpertti. Eski KGB ajanı Litvinenko, bir lokantada zehirlenerek öldürüldü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Eski KGB ajanlarından Alexander Litvinenko’nun Lond-ra’daki bir suşi lokantasında yemek yerken siyanürden 250 milyar kez daha tehlikeli polonyum 210 ile zehirlenerek öldürülmesi uluslararası bir krize dönmüşken, gözler ister istemez, istihbarat dünyasındaki benzer operasyonlara çevrildi; arşivler açıldı, eski dosyaların tozu alındı. Öyle ki bir zamanlar KGB’nin zehirli suikastlarda uzmanlaşmış SMERSH isimli bir birimi de vardı. ‘Ölüm mangası’ olarak çalışan bu servis, özellikle zehirli silahlar konusunda çok gelişmişti. Servis ajanlarının kullandığı, zehirli çekirdek fırlatan havalı tabancalar, kalp ve kalple bağlantılı organları çökertiyor, şüpheli bir doktorun hassasiyeti olmadığı sürece, kurbanlara ‘kalp krizi’ teşhisi konuyordu. Ortaya dökülenler, Litvinenko’nun, ayak oyunları ile ortadan kaldırılan ne ilk ne de son istihbarat figürü olacağını gösteriyor. İşte akıllarda kalan zehirli operasyonlar.

Tito’ya zehirli mücevher kutusu

Mareşal Josip Broz Tito’nun idaresindeki Yugoslavya, KGB’nin en büyük hedeflerinden biri olmuştu. Avrupa’daki en bağımsız komünist ülke olan Yugoslavya, doğal olarak, bu ülkeler üzerinde ‘astığı astık kestiği kestik’ bir politika izleyen Rus diktatörü Stalin’in canını sıkıyordu. Rus yetkililer 1993’te, KGB’nin Tito’yu öldürmek için hazırladığı planları açıkladı. Buna göre Tito, iğne ile zehirlenecek ya da kendisine zehirli mücevher kutusu gönderilecekti. 1953’te Stalin’in ölümü ile planlar iptal edildi.

Nitrojenli hardal gazı ile infaz

KGB’nin dinleme cihazlarını çökertmede uzman olan Batı Alman teknisyen Horst Schwirkmann da 1964’te kalabalık bir turist grubuyla birlikte Moskova dışındaki Zagorks manastırını gezerken, kalçasına enjekte edilen ‘nitrojenli hardal gazı’ ile SMERSH’in kurbanları arasına ekleniyordu.

Castro’ya zehirli sigara

Amerikan hükümetinin Castro’yu devirmeyi hedef alan ‘Mongoose’ operasyonu çerçevesinde, 1961 Şubat’ında, Castro’ya en sevdiği sigaralardan oluşan bir kutu gönderildi. Sigaralar, anında tesir gösteren botulisme bandırılmış tütünlerden yapılmıştı. Ama iyi bir puro içicisi olan Castro, kaliteli sigarayı kokusundan anlayacak kadar zeki tiryakiydi. Tuzağa düşmedi.

Patrice Lumumba’ya zehirli macun

CIA’in suikast girişimlerinden, bağımsız Kongo’nun ilk başbakanı Patrice Lumumba da payını düşeni almıştı. Lumumba, 1960’ta ayrılıkçı hareketleri bastırmak için Sovyetler’e başvurunca, Eisenhower hükümeti hemen alarma geçti. CIA’in bölgedeki istasyon şefine, Lumumba’yı ortadan kaldırılması emri geçildi. Lumumba’nın diş macununa şırınga ile zehir enjekte edilmesi de dâhil olmak üzere bir dizi girişimlerde bulunuldu; ama sonuç alınamadı.

Abdül Kasım’a zehirli eldiven

CIA’in suikast çemberine giren bir diğer isimse 1958’de kralın öldürülmesi ile Irak’ın başına geçen General Abdül Kasım oldu. 1961 yılında, tıpkı halefi Saddam gibi Kuveyt’i ilhak edeceğini söyleyip, Irak petrollerini millileştirmeye kalkınca, CIA doktorlarından Sidney Gottleib, zehirli katkı maddeleri ile hazırlanmış bir eldiven hazırladı. Zehirli eldiven hedefine varmadan, Irak Hava Kuvvetleri’ne mensup bir grup subay darbe yaptı. Kasım, özel bir saldırı timi tarafından öldürüldü.

Soljenitsin, kıl payı kurtuldu

Muhalif Rus yazar Aleksandır Soljenitsin de 1971’de KGB’nin suikast girişimlerinden birinin muhatabı olmuştu. Soljenitsin, Rusya’nın güneyindeki bir markette KGB ajanlarınca sıkıştırıldı. Jel olarak hazırlanmış zehirli bir madde, bir şekilde yazarın cildine bulaştırıldı.

Bulgar şemsiyesi ve Georgi Markov

Bulgar rejiminin ve doğal olarak komünist rejimin en büyük muhaliflerinden Bulgar yazar Georgi Markov da zehirli suikast kurbanı olmuştu. 1977 yazındaki Komünist Parti Politbüro toplantısında Bulgaristan Devlet Başkanı Todor Jivkov, Georgi Markov’un susturulmasını istedi. KGB Başkanı Yuri Andropov operasyonu onaylayınca, KGB’nin 12 numaralı gizli laboratuvarı olan ‘Çember’in teknik imkânları Bulgarlara açıldı. KGB’nin Washington bürosunun temin ettiği şemsiyeler Çember’e gönderildi. İlginç bir düzenekle donatılan şemsiyeler yeniden kullanıma hazırdı. Ama artık yağmurdan korumak için değil, bilakis öldürmek için! 7 Temmuz 1978’de Londra’da işe gitmek için durakta otobüs bekleyen Markov, birden sağ baldırında bir sızı duydu. Arkasını döndüğünde, 40 yaşlarında bir adamın yere düşmüş şemsiyeyi almaya çalıştığını gördü. Baldırındaki küçük sızlamaya aldırmayan Markov, BBC’ye gitti. Akşam evde birden fenalaşınca hastaneye kaldırıldı. Türü belirsiz bir kan zehirlenmesi tanısıyla tedavi altına alındı. Durumu giderek kötüleşiyor ve doktorların çabasına cevap vermiyordu. Ertesi gün komaya girdi ve üç gün sonra 11 Temmuz’da da öldü. İlk teşhis, Markov’un bir tür bakteriyolojik kan zehirlenmesinden hayatını kaybettiği şeklindeydi. Scotland Yard, olaya el koyarak derinlemesine bir soruşturma başlattı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious