Yılda 200 milyon çift ayakkabı satılıyor

Yılda 200 milyon çift ayakkabı satılıyor  	.6944
  • Giriş : 13.01.2008 / 10:21:00

Türkiye'de, yılda 200-230 milyon çift ayakkabı satıldığı bildirildi.''Ayakkabı Dünyası'' Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akbacakoğlu, Türkiye'de kişi başına düşen yıllık ayakkabı tüketiminin, ortalama 2 ile 3 çift arasında olduğunu, Avrupa'da ise bu sayının

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'de ayakkabı tüketiminin Avrupa'ya göre düşük kalmasında kişi başı milli gelirin düşük olmasının rol oynadığını belirten Akbacakoğlu, ancak ayakkabının zorunlu ihtiyacın ötesine geçmesinin, bu oranda her geçen yıl artış yaşanmasına neden olduğunu kaydetti. Akbacakoğlu, bunda ise tasarım, moda ve markalaşma ile ayakkabının insan psikolojisinde artık önemli bir yere oturmasının, kişinin karakterinin, yaşam biçimi ve stilinin bir parçası olarak görülmeye başlamasının etkili olduğunu kaydetti.

-AYAKKABI PASTASI YAKLAŞIK 2,3 MİLYAR DOLAR-

Türkiye'deki ayakkabı pastasının, iç tüketim ve ihracatla birlikte 2,3 milyar dolar civarında olduğunu belirten Akbacakoğlu, sektörde faaliyet gösteren 40 bin işletmede yaklaşık 380 bin kişiye istihdam yaratıldığını anlattı. Ayakkabı sektörüne ilişkin kesin rakamlar bulunmamakla beraber, bu konuda yaklaşık rakamların verilebileceğini söyleyen Akbacakoğlu, sektördeki satışların yüzde 45'inin kadın, yüzde 30'unun erkek, geriye kalan yüzde 25'in ise çocuk ayakkabılarından oluştuğunu bildirdi.

-KAPALI AYAKKABILAR DAHA ÇOK SATILIYOR-

Satışların daha ziyade hangi modellerde yoğunlaştığına ilişkin soruları da yanıtlayan Akbacakoğlu, ağırlıklı olarak kapalı ayakkabıların tercih edildiğini kaydetti. Satışların yüzde 45'inin tüm yaş gruplarında ve bütün modellerdeki kapalı ayakkabılardan oluştuğunu ifade eden Akbacakoğlu, açık ayakkabı ve sandaletlerin ise tüm satışların yüzde 30'unu, bot ve çizmelerin de yüzde 25'ini kapsadığını anlattı.

Türkiye'de ayakkabı sektörünün yıllık 500 milyon çift ayakkabı üretme kapasitesine sahip olmasına rağmen yüzde 50 üretim kapasitesi ile çalıştığını belirten Akbacakoğlu, şunları söyledi:

''1996'da Gümrük Birliği ve AB ile uyum süreci çerçevesinde gümrük vergilerine uygulanan indirimler, ayakkabı ithalatının ciddi oranda artmasına neden olmuştur. Ancak bu gelişme ithalatın yanı sıra ihracatın yolunu da açmıştır. Son dönemde uygun iş gücü maliyeti sebebiyle birçok firma tarafından üretimin Uzak Doğuya kaydırılması ya da ürünlerin direkt ithal edilmesi de kapasite kullanım oranlarını önemli ölçüde etkileyen faktörler olarak görülmektedir.

Uzak Doğu'da hızlı ve ucuz üretimin yaygınlaştığı ilk dönemlerde, tüketici pazara yeni girmiş, albenisi olan, ucuz ürünlere yöneldi. Ancak özellikle marka olmayan, kontrolsüz ve kalitesiz bir şekilde üretilen Uzak Doğu ürünleri, çoğunlukla imitasyon olmaları ve ayak sağlığına uygun olmamaları nedeniyle, kısa sürede halkımızı olumsuz yönde etkilemeye başladı. Şuanda tüketici bu konuda önemli ölçüde bilinçlenmiş durumda. Kaliteli ve kalitesiz, sağlıklı ve sağlıksız ürünü kolaylıkla ayırabiliyor. O nedenle, kaliteli ithal ayakkabının ve yerli üretim ayakkabıların tercih edilme oranı, kalitesiz ithal üretime kıyasla çok daha yüksek.''

Geçmiş yıllarda, üretiminin yaklaşık yüzde 90'ını iç pazara satan ayakkabı sektörünün son yıllarda ihracata ağırlık vermeye başladığını belirten Akbacakoğlu, ''Ancak yıllık üretimin büyük çoğunluğunun iç piyasada tüketildiğini göz önünde bulundurursak, kapasitenin yalnızca çok az bir bölümünün ihracatta kullanıldığını söyleyebiliriz'' dedi. Ayakkabı sektörünün 2007'nin Ocak-Kasım döneminde 300 milyon dolarlık ihracat yaptığına işaret eden Akbacakoğlu, buna karşın aynı dönemdeki ithalatın 546 milyon 749 bin dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi. Deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 20'sini ise ayakkabı ihracatının oluşturduğuna vurgu yapan Akbacakoğlu, ''Amaç, bu oranı dünyada olduğu gibi yüzde 50'lere çekmek olmalıdır'' dedi.

-''AYAKKABI FİYATLARI 4 YILDIR AYNI''-

Ayakkabı fiyatları konusunda da bilgiler veren Akbacakoğlu, Uzak Doğu'nun ve bazı AB ülkelerinin ucuz üretimleriyle rekabet edebilmek için bir süredir üretici ve perakendeciler olarak birlikte hareket ettiklerini kaydetti.

Kepenk kapatmaya mahkum olabilecek küçük ve orta ölçekli üreticilerin maliyetlerini düşük tutmak adına, kendi kar marjlarını minimumda tuttuğunu, hatta yıllardır üretici fiyatlarını aynı seviyede tutmaya çalışarak büyük fedakarlıkta bulunduklarını belirten Akbacakoğlu, kendilerinin de perakendeciler olarak, hem yerli üreticileri bırakmayıp onları desteklemeye devam ettiklerini, hem de kar marjlarını en alt seviyelere çekerek fedakarlıkta bulunduklarını söyledi. Akbacakoğlu, ''4 yıldır ayakkabı fiyatları değişmedi. Türk tüketicisi bu sayede kaliteyi uygun fiyata alabilme şansına sahip oldu'' dedi.

AA

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious