'Yoksul mu, Mercedesli yeşil kartlı mı?'

'Yoksul mu, Mercedesli yeşil kartlı mı?'.11454
  • Giriş : 02.11.2008 / 15:22:00

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'de şu anda 9 milyon 300 bin yeşil kartlı olduğunu belirterek, rakamlarla ilgili önemli bir ayrıntıya dikkat çekti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'de şu anda 9 milyon 300 bin yeşil kartlı olduğunu belirterek, ''Acaba bunlar yoksul mu değil mi, Mercedesli yeşil kartlı mı Mercedessiz yeşil kartlı mı, nedir tablo? Çok net bir durum yok. Bunu netleştirmemiz gerekiyor'' dedi.

Bakan Çelik, Mimarlar ve Mühendisler Grubu (MMG) Bursa Şubesinin bir otelde düzenlenen açılış toplantısında, Türkiye'de uzunca yıllar üzerinde tartışılan Sosyal Güvenlik Reformu'nun önemli bir dönüşümü gerçekleştirdiğini söyledi.

Geçmiş dönemlerde çalışma hayatının popülist yaklaşımlar yüzünden ''reform yapalım derken tahribata uğratıldığını'' ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

''İlk açığını 300 trilyon olarak 1991'de veren Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 2007 yılı sonuna gelindiğinde 25 katrilyon açıkla karşı karşıya kaldı. Ne yazık ki siyasetin popülist yaklaşımları, günü, seçimi kurtarma anlayışları Türkiye'de böyle büyük bir tahribatla bizi karşı karşıya bıraktı. Bunun bilinciyle 2002'de biz iktidara geldik ve bununla ilgili neşteri atmak için işe başladık. Fakat o zaman da kendi iç sorunlarımız, dış sorunlardan kurtulan Türkiye hemen iç sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Mutlaka bir çelme var. Kalkınıyorsanız, gelişiyorsanız, bölgede Osmanlı hinterlandına hitap edebilecek bir potansiyele doğru gidiyorsanız, yürüyorsanız anlayın ki dışarıdan büyük bir çelme gelecek. Bunlardan kurtulmuş, içe dönmüş, içeride restorasyona başlamışsanız, o zaman içeriden bir çelme gelecek. Çünkü sizin kalkınmamanız gerekiyor. Sizin geçmişi hatırlamamanız gerekiyor.''

-''BEN ÇALIŞMAK İÇİN VARIM''-

SGK'nin açıklarının uzun vadede disipline edilmemesi halinde 50, 70 katrilyona doğru gittiğine dikkati çeken Bakan Çelik, şunları kaydetti:

''Şimdi bu konuyla ilgili önemli bir reform yaptık. Bu reform, kesinlikle 1-2 yıl ya da 5 yıl içinde netice almaya dönük bir reform değil. Bu reform uzun vadeli bir reformdur. Sisteme girip, bir an önce sistemden çıkıp genç yaşta emekli olup 'Aman emekliliğime 1 ay, 5 ay, 5 yıl kaldı' diye hesaplar yapan değil, 'Ben çalışmak için varım'... Bakın mantalite değişikliğini sağlayacak şimdi bu. Benim çalışmam gerekiyor. Kaç yaşında olursam olayım, ayakta, elim tuttuğu sürece çalışmam gerekiyor. Emekli olursunuz yine çalışabilirsiniz ama çalışmamayı teşvik eden bir sistem değil, çalışmayı teşvik eden bir sosyal güvenlik sisteminin oluşması gerekirdi. Bu sistemin kurgusu bu. 70, 100 yıllık perspektif projeksiyonlar çerçevesinde, bu düzenlemeler yapıldı. Her yıl, bir önceki yıla göre daha iyi, her 10 yıl, bir önceki 10 yıla göre çok çok daha iyi. Şu anda yüzde 4'lerde olan sosyal güvenlik açıklarını 2030'larda yüzde 2'lere, 2050'lerde yüzde 1'lere çekerek, sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemini kurmak için bu düzenlemeyi gerçekleştiriyoruz.''

Çelik, Sosyal Güvenlik Reformu'nda ''sosyal devlet'' ilkesinin korunduğunu, sosyal güvenlik kurumları arasındaki ayrımların giderildiğini vurguladı.

-İKİ YENİ YASA GELİYOR-

Bakanlık olarak üzerinde çalıştıkları iki yasa bulunduğuna değinen Çelik, bunlardan birinin İş Sağlığı Güvenliği alanında olduğunu belirtti.

İş Sağlığı Güvenliği Müstakil Yasası'nın Türkiye'de olmadığını, bu alanda temel ve köklü bir yasadan yoksun olunduğunu ifade eden Faruk Çelik, ''Türkiye'nin İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası yok. İş Kanunu içinde bazı maddelerle bu iş götürülmeye çalışılıyor. Bununla ilgili yasayı tamamlamış bulunuyoruz. Bu dönem TBMM'ye sevk edeceğiz ve bu yasayı da temel yasa olarak çıkaracağız'' dedi.

-''MERCEDESLİ YEŞİL KARTLI MI MERCEDESSİZ YEŞİL KARTLI MI?''-

Üzerinde çalıştıkları ve çok önem verdikleri yasalardan birinin de ''Sosyal Yardımlar Yasası'' olduğunu, yardım meselesinin son günlerin tartışma konuları arasında yer aldığını söyleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, şöyle devam etti:

''Sosyal Yardımlar Yasası, Türkiye'de yoksulun envanterini tespit etmeye dönük. Yoksulun envanteri tespit edilecek. Tespit edilen bu yoksullara balık tutma dahil, yoksulluktan nasıl kurtulacaklarıyla ilgili çeşitli projelerin, çalışmaların yapılacağı köklü ve temel bir yasa. Şu anda 9 milyon 300 bin yeşil kartlı var Türkiye'de. Acaba bunlar yoksul mu değil mi, Mercedesli yeşil kartlı mı Mercedessiz yeşil kartlı mı, nedir tablo? Bunlar şu anda flu. Çok net bir durum yok. Bunu netleştirmemiz gerekiyor. Türkiye'de kamu, devlet, bu yasayla yoksulunu bilecek, yoksul olanın sosyal devlet olarak elinden tutacak, yoksulluğu süreklilik içinde olan, özürlüdür, bakıma muhtaçtır, kimsesi yoktur, geliri yoktur, onu sürekli koruyup kollayacak, gözetecek. Devletinin sıcak elini yanında bulacak. Ama yoksulluk sınırını, kısa sürede terk etme imkanı olanlara ya mesleki beceri kazanarak ya iş yeri açarak veya başka imkanlarla proje destekleri sağlanacak. Sosyal devlette yoksul olmaz mı? Olur. Çağdaş dünyada yoksul yok mu? En gelişmiş ülkelerde yoksullar var. Amaç nedir? Bunu minimize etmek, aşağılara doğru çekmek.''

-KIDEM TAZMİNATI VE ESNEK ÇALIŞMA-

Bakan Çelik, ''esnek çalışma''ya ilişkin soru üzerine, uygulamayı işverenlerin istediğini ve desteklediğini, işçi sendikalarının ise karşı çıktığını belirterek, şunları söyledi:

''Bu ikisi arasında ne yapacaksınız? Gerek kıdem tazminatı gerek esnek çalışmayla ilgili taraflarla oturup, birlikte bir karar verme aşamasına geldiğimizi ifade edebilirim. Ne kıdem tazminatını kaldırmayı düşünüyoruz ne de esnek çalışmada sınırsız bir şekilde emeğin aleyhine bir gelişmeyi düşünüyoruz. Ama mutlaka çalışma hayatında esnek çalışmanın bir ayağının iyiden iyiye oturması gerekiyor. Türkiye'de 216 özel istihdam bürosu var. Bu bünyede ihtiyaç duyulan birkaç maddelik düzenleme gerekiyor. Bunları sosyal taraflarla görüşüyoruz. 2009 içinde bir netliğe kavuşturacağız. Umarım şu andaki düşündüğümüzü gerçekleştiririz.''

İşverenlere prim borcu ödeme kolaylığı getiren düzenlemeyle önemli tahsilatlar yapıldığını vurgulayan Faruk Çelik, şöyle konuştu:

''5 katrilyon 300 trilyon lirayı kasamıza koyduk nakit olarak. 1-2 yıllık dönemler içinde ödenecek miktar ise 14.5 katrilyon liradır. Süreç içinde ekonomik krizle de bağlantılıdır ama 5.3 katrilyon liranın kasamıza girdiğini ve 14.5 katrilyonun da 2 yılda kasamıza gireceğini ifade ediyorum.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*