Yoksulluk çocukları sokağa itiyor

  • Giriş : 07.06.2006 / 00:00:00

UNİCEF Ankara Program Koordinatörü Lila Pieters, sokak çocukları konusunda çözüm üretmeyen Brezilya’nın çetelere teslim olduğunu ve şehirdeki kontrolün bu çetelerin eline geçtiğini belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ile Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından yürütülen ”Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklara Yönelik Hizmet Modeli” projesinin Planlama ve Koordinasyon Çalıştayı, Antalya’da başladı. Üç gün sürecek çalıştayın açılışına UNICEF Ankara Program Koordinatörü Lila Pieters ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü İsmail Barış katıldı.

Sokakta yaşayan çocuklara yönelik çalışmaları ile gündeme gelen Antalya Valiliği’nin hazırladığı, toplum tarafından tinerci ya da balici diye adlandırılan çocukların anlatıldığı CD’nin izlenmesi ile başlayan açılış bölümünde konuşan Lila Pieters, çocukların sokakta çalışmaya itildiğini savundu. Bunda devlet ve aile olmak üzere iki tarafın başarısızlığının bulunduğuna dikkat çeken Pieters, çocukları sokakta yaşamaya iten en büyük nedenin yoksulluk ve fakirlik olduğunu ileri sürdü. 7 yaşındaki bir çocuğun okulda olması gereken bir çağda sokaklarda bulunmasının sorumlularının içerisinde siyasetçilerin, sivil toplum örgütlerinin de bulunduğu toplum olduğuna işaret eden Pieters, ”Bizler çocukları doğru yola sevk etmekte başarısısız. Çocukların sokağa itilmesindeki etken fakirlik. Dünyadaki 15 yaş altı çocukların yüzde 34’ü fakir ve yoksul. Öncelikle bu sorunu ortadan kaldırmamız gerekiyor. Çocuk yoksulluğu gerekli kaynakların harekete geçirilmesi ile önlenebilir. Bu iş için bütçeden ciddi kaynak ayrılmalı. Dünyada 115 milyon çocuk okula gidemiyor ve bunların yarısından fazlası kız çocuğu.” diye konuştu.

Çalıştaya katılan İsmail Barış, sokak çocuğu sorununun sadece Türkiye’nin değil, dünyanın problemi olduğunu kaydetti. Sorunun temelinde geri kalmışlık, işsizlik, göç, eğitimsizlik gibi sosyo-ekonomik nedenlerin yattığını anlatan Barış, Türkiye’de çocukların sokağa düşmesine yüzde 60 ile yoksulluğun neden olduğunu belirtti. Bu oranın gelişmiş batılı ülkelerde yüzde 20’lerde olduğunu aktaran Barış, bu ülkelerde çocukları sokağa iten nedenlerin arasında zenginlik ve doymuşluğun oranının yüzde 60 olduğu bilgisini verdi.

Türkiye’de aile yapısının bozulması ile birlikte sokak çocuklarının sayısında artış meydana geldiğini kaydeden Barış, ”Sorunun kökünde sosyal yapının unsuru olarak aile var. Kendi evinde yaşayan çocukların davranışlarında meydana gelen bozukluğu polise, adliyelere intikal etmiş olaylardan öğreniyoruz. Cep telefonu mesajı ile annem babamı hallettin mi diyen insanlar var. Anne babasını öldürmek için çaba sarf eden insanlar var.” şeklinde konuştu.

Aile ile birlikte toplumun da değişim geçirdiğine dikkat çeken Barış 10 katlı bir apartmanda oturan komşuların bile birbirini tanımadığına işaret ederek, insanların faydacı olduğunu ve bireyselleştiğini vurguladı. Şehirlerin koruyuculuğu bulunmadığına işaret eden Barış, köylerde bu durumun tam tersi olduğunu, köylerin hala kendine özgü, koruyucu bir yanı bulunduğuna değindi.

Sokak çocukları meselesini kesin çizgiler ile kamuoyunun önüne koymak gerektiğini savunan Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, konuyu polis ve jandarmaya havale etmenin problemden uzaklaşmak anlamına geleceğini bildirdi. Sorunun çözümünde sadece uzmanların değil, ailelerin ve çocukların da etkin rol üstlenmesini isteyen Yüksel, aksi halde çocuğun sokağa dönme ihtimalinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Sokak çocukları meselesinin sosyal bir sorun olduğunu belirten Yüksel şöyle devam etti: ”Sokak çocukları ya da sokakta çalışan çocuklar bir süre sonra çok ağır bir sonuçla karşılaşmaktadırlar. Uyuşturucu ve suç. Bu noktadan sonra büyük bir kısmı marjinal suç örgütlerinin içerisine katılmakta veya çocuk çeteleri biçiminde örgütlenerek şahsa ya da mala karşı işlenen suç aktivitelerinin içerisinde yer almaktadır.”

Çalıştayın açılış bölümünün ardından soruları yanıtlayan Lila Pieters, sokak çocukları konusunda yaşanan sorunun dünyanın her yerinde aynı olduğunu söyledi. Sorunun önemli kısmının çocukların sokakta çalışmasının ötesinde, çetelere üye olup suç işlemeleri olduğunu kaydeden Pieters, ”Ülkenin çeşitli şehirlerinde merkezler açmak yetmeyecektir. Önemli olan gecekondu mahallelerinde, şehrin dışında kurulan mahallerdeki çetelere çocuklar gittikçe üye oluyorlar. Aileler çocuklarına bir şekilde para kazanmaları için böyle yerlere satıyorlar, pazarlıyorlar adeta. Bu sadece Türkiye’nin değil, dünyanın her yerindeki ülkelerin problemi. Türkiye’de bununla ilgili atılan çok güzel adımlar var. Örneğin, şartlı nakit transferi sistemi vardı. Bu bence yoksulluğun ortadan kaldırılması için çok güzel bir girişimdi ve bunun sürdürülebilirliliğinin sağlanması için de çok güzel bir girişimdi. İnsanlara elden nakit vermek uzun vadede yardım olmayacak gibi görünüyor ama bu ebeveynlerin çocuklarını böyle çetelere alet etmesini önlemek, bir yandan da çocukların satmalarını önlemesi açısından bu şartlı nakit transferi sistemi çok iyiydi.” dedi.

Türkiye’nin konuya çözüm bulması için üzerine düşünleri bir an önce yerine getirmesi gerektiğine işaret eden Pieters, aksi halde Brezilya örneğinde yaşandığı gibi şehirlerdeki kontrolün çetelerin eline geçebileceği uyarısında bulundu. ”Türkiye’de bu konuya derhal bir çözüm bulunmazsa ne olacağını merak ediyorsanız, Brezilya’da olup bitenlere bakabilirsiniz.” diyen Pieters, tehlikeye şu sözleriyle dikkat çekti: ”Dünyanın büyük şehirlerine güzel bir örnek orası. Önce her şey sokak çocukları problemi ile başladı. Önce bu boy gösteriyordu şehrin her yerinde. Daha sonra kontrol edilememiş bir şekilde çeteleşmeler başladı. Hiç kontrol yok ve şu anda şehri bu çeteler ele geçirmiş durumda. Çeteler kontrol ediyor şehri. Bu dünyanın her hangi başka bir yerinde olabilir eğer önlem alınmazsa . bizim bundan ders çıkarmamız lazım. Çünkü kontrolü çeteler eline aldığı andan itibaren o kaybedilmiş bir dava gibi adeta.”

Meselenin çözümünde sadece çocuk sorunlarına yönelik projelerin yeterli olmayacağını anlatan Pieters, çözümün çocuk yoksulluğunun giderilmesine yönelik programların geliştirilmesinde yattığına işaret etti. Pieters, Türkiye’nin bu konuda ki sorunun çok sayıda ve küçük projeleri bulunması olduğunu vurguladı. Mevcut durum yerine bütüncül çapta bir yaklaşımla uygulanan, daha geniş çaplı projelere ihtiyaç olduğunun altını çizen Pieters, olayın temelinde sokak çocuğu olgusuna sebep olan çözümlerin göz önünde bulundurulmamasının yattığını savundu.

Öte yandan Türkiye, sokak çocukları konusunda farklı bir yaklaşıma imza atacak. 12-13 Haziran’da Ankara’da düzenlenecek olan ”Çocuk Yoksulluğu” konulu konferans ile Türkiye ilk kez, yüzde 34’ü yoksul olan çocukları için çözüm yollarını konuşacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious