Yoksulluktan kurtuluş reçetesi!

Yoksulluktan kurtuluş reçetesi!.7195
  • Giriş : 16.11.2007 / 18:33:00

Nobel Barış Ödülü Sahibi Prof. Dr. Muhammed Yunus, yoksulluktan kurtuluş reçetesini anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) 23. Toplantısında konuşan Yunus, kurucusu olduğu Grameen Bank hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Mikro finansmanın artık yeni bir kavram olmadığını ve burada temsil edilen ülkelerin büyük çoğunluğunda küçük ya da büyük mikro finansman programları bulunduğunu belirterek, bilinirlik kazanan kavramların zaman zaman suistimal edilebildiğine ya da asıl misyonunda sapmalar yaşanabildiğine dikkati çekti.

Kendisinin bir bankacı olmadığını, üniversitede ekonomi öğrettiği sırada çevresindeki aşırı yoksulluk koşullarının kendisini böyle bir banka kurmaya ittiğini anlatan Yunus, köyde tefecilerden kredi alan köylüleri serbest bırakmak için ne kadar borçları olduğunu hesapladığını, bunun için 42 kişinin toplam 28 dolara ihtiyaç duyduğunu gördüğünde çok küçük miktarlarda paranın bu insanlara büyük yardımı dokunabileceğini anladığını söyledi.

Yunus, önce bu parayı ihtiyacı olan insanlara verdiğini, sonrasında insanları daha mutlu etmek için bankaları bu insanlara para vermeye ikna etmeyi düşündüğünü aktararak, ancak klasik bankacılık sisteminin böyle bir işleyişe sıcak bakmadığını ve sonunda kendisinin yoksul insanlara küçük miktarlarda kredi verecek bir banka kurmaya karar verdiğini dile getirdi.

MÜŞTERİLERİNİN YÜZDE 97'Sİ KADINLAR

Köy bankası anlamına gelen Grameen Bank'ta kredi alacaklardan herhangi bir teminat istemediklerini, karmaşık evrak işleri olmadığı için avukatlara ihtiyaç duyulmadığını ifade eden Yunus, güvene dayalı bu bankacılık sistemi ile sürekli büyüdüklerini, şu anda müşterilerinin yüzde 97'sini kadınların oluşturduğunu belirtti.

Yunus, bankanın sahiplerinin kredi alanlar olduğunu, kurulda temsilcileri bulunduğunu, bankanın kurallarının onlar tarafından belirlendiğini ve Grameen Bankasının kar edebildiğini belirterek, “İnsanlar bana 'Bu kurallara nasıl karar verdiniz. Araştırma yaptınız mı' diyor. Biz bir şey yapmak istiyorsak, klasik bankalar ne yapar diye bakıyor ve bunun tam tersi kurallar oluşturuyoruz. Mikro kredi, tam tersine dönmüş bir bankacılık sistemidir” diye konuştu.

Klasik bankalarda zengin müşterilerin cazip olduğunu, işinin uzmanı kişileri aradığını belirten Yunus, kendileri için ise hiçbir şeyi olmayanların en iyi kredi müşterileri olduğunu, parayı kullanmayı bilmediğini söyleyen, bir uzmanlığı olmayan kadınları cesaretlendirerek müşterileri arasına katmaya çalıştıklarını kaydetti.

Yunus, “27 bin personelimiz var. Onları eğitiyoruz, 'Para kullanmayı bilmeyenlere cesaret verin' diyoruz. Klasik bankalar geçmişteki performansınızla da ilgilenir, biz ise kişinin geçmişte ne yaptığıyla ilgilenmiyoruz, yeni bir gelecek inşa etmek istiyoruz” dedi.

Baştan beri kredi alanları, çocuklarını okula göndermeye ikna etmeye çalıştıklarını, her yıl 30 binden fazla yoksul çocuğa burs verdiklerini ve bu çocuklar içinde yüksek öğrenimine devam edenler dahi olduğunu anlatan Muhammed Yunus, yüksek öğrenimine devam eden çocuklara da öğrenim kredisi vermeye başladıklarını ifade ederek, “Yeni bir nesil yaratmak istedik ki yoksulluk kısır döngüsü devam etmesin” dedi.

Bütün yoksulların girişimci olmadığı eleştirisine karşı, bütün insanların girişimci olduğunu, ancak bazılarının toplumsal koşulları nedeniyle bunu keşfedemediğini savunan Yunus, dilencilere bile kredi vererek, dilenmek yerine, gittikleri yerlerde küçük şeyler satmaya başlamaları için bir program başlattıklarını, bu programa katılan 27 bin dilenciden 10 bininin dilenciliği bıraktığını ve 9 bininin bırakma aşamasında olduğunu söyledi.

Yunus, “Neden dünyadaki yoksulluğa odaklanıyoruz? Yoksulluk, yoksul kişiler tarafından yaratılan bir sorun değil, sistemin yarattığı bir sorun. Kurumlar, politikalar ve konseptlerden ibaret. Neden dünya çapında bankalar dünya nüfusunun üçte ikisini reddetsin ki? Bu nasıl bir bankacılık sistemi?” diye konuştu.

“YOKSUL İNSANLAR BONZAİ AĞAÇLARI GİBİ...”

Şu anda 25 bin şubeleri bulunduğunu ve açtıkları her şubede yerel mevduatları harekete geçirerek kendi kaynaklarını yarattıklarını belirten Yunus, mikro finansman uygulayan sivil toplum kuruluşlarının mevduat toplama yetkisi olmadığı için sıkıntı yaşadığını, bu konuda devletlerin özel bir yasa geçirmesi gerektiğini aktardı.

Muhammed Yunus, neden yoksulluk üzerine çalışmayı seçtiği konusunda bonzai ağacı örneğini verdiğini, ormandaki bir ağacın evde bir çiçek gibi yetiştirilemeyeceğini, bonzai ağacı için ise küçük bir yetişme alanının yeterli olduğunu kaydederek, “Yoksul insanlar bonzai ağaçlarıdır. Tohumlarında bir sorun yok. Aynı derecede girişimci ve yetenekliler ama toplum onlara fırsatları vermemiş. Bu nedenle ufak kalıyorlar ama bu onların suçu değil” görüşünü aktardı.

Yunus, Bangladeş'te siyasi sorunlara rağmen, yoksulluğun azaldığını, 90'lı yıllarda yüzde 1, 2000'lerin ilk 5 yılında yüzde 2 hızla azalan yoksulluğun önce yarıya indirilmesini, 2030'da da tamamen sona erdirilmesini amaçladıklarını dile getirdi. Yunus, “Kurumlarımızı, politikalarımızı ve kavramlarımızı değiştirebilirsek yoksulluğu müzeye kaldırırız. 2030 yılında Bangladeş'te fakir insan kalmayacak. Eğer yoksulluğu yüzde 50'ye indirebiliyorsanız, sıfıra da indirebilirsiniz” diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious