YÖK’ten yeni ÖSS teklifi!

YÖK’ten yeni ÖSS teklifi!.7073
  • Giriş : 05.07.2006 / 00:00:00

ÖSS'de köklü bir değişiklik öngören YÖK'ün 'Yükseköğretim Stratejisi Raporu', üniversite adaylarının kafasını karıştıracak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yüksekokul ile bazı fakültelere giriş sınavı ise 2006 öncesi uygulanan ÖSS benzeri bir sıralama ile yapılacak. Ancak YÖK'ün ÖSS'yi bu şekilde değiştirmesi için başvuran öğrenci sayısının 500 bin seviyesinde olması gerekiyor. Bunun için ise lise bitirme sınavı yapılması ve geçenlerin ÖSS'ye başvurması şart. YÖK'ün istediği gibi bir ÖSS'nin ise lise bitirme sınavı istediği için 2 yıldan önce gerçekleşme ihtimali bulunmuyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın daha önce bitirme sınavını gündeme getirmesi sebebiyle bu sınavın hayata geçirilmesi bekleniyor.

Strateji raporuna göre, YÖK’ün istekleriyle hükümetin geçtiğimiz senelerde hazırladığı yasa taslakları büyük ölçüde birbiriyle örtüşüyor. Hükümet gibi YÖK de rektörlerin görev süresinin bir defalığına ve 5 yıllığına olmasını istiyor. Yıllardır söylenen YÖK’ün yetkilerinin azaltılması hedefini YÖK de hazırladığı raporla kabul ediyor. YÖK tıpkı hükümet gibi yetkilerinin bir kısmını Üniversitelerarası Kurul’a (ÜAK) bırakmayı kabul ediyor. Bu konuda YÖK bir adım ileri giderek kendi yetkisindeki dekan atamasını tamamen üniversitelere bırakmayı istiyor.

YÖK Genel Kurulu’nun yapısının değişmesini hem hükümet hem de YÖK isterken, üye sayısında anlaşılamıyor. Hükümet, Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu ve Üniversitelerarası Kurul kontenjanlarının eşit olmasını isterken YÖK, ÜAK kontenjanının çoğunluğu temsil edecek şekilde 11 olmasını, Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlar Kurulu kontenjanının ise 5’er kişiyle sınırlanmasını talep ediyor. Mevcut durumda ise her üç grubun da 7’şer üye kontenjanı bulunuyor. ÖSS’de sistem değişikliğini bir yasa çıkararak hayata geçirmeye çalışan; ancak Cumhurbaşkanı engeline takılan hükümet gibi YÖK de ÖSS’de köklü bir değişiklik öngörüyor. Ancak YÖK’ün yeni ÖSS’sinde meslek liselerinin durumu net olmamakla birlikte yine meslek liselerinin istediği fakülteye gitmesinin engellenmesi bekleniyor. YÖK, raporunda, yabancı dil öğrenmedeki soruna ilişkin de bir öneri getirerek, üniversite öğrencilerine lisans düzeyi tespit sınavı getirilebileceğini bildirdi. Üniversite mezunlarının sınavdan belli düzeyde puan almasının öngörülebileceği kaydedildi.

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut, YÖK raporunun, Milli Eğitim Bakanlığı’nın daha önce açıkladığı taslaklar ile ÜAK’nın 2004’te hazırladığı taslağın birleştirilmiş hali olduğu görüşünde. Akbulut, raporun rektörlere verilmeden doğrudan Cumhurbaşkanı’na verilmesini de eleştirerek, “Yukarıdan empoze edilen çalışmalar her zaman başarısız olur. Ayrıca yayınlanan rapor pek strateji raporuna da benzemiyor. Üniversiteleri vereceği eğitime göre gruplamak stratejidir; ama ÖSS değişikliği, rektörlerin görev süresi, dekan seçimi gibi detay konular strateji değildir. Vizyon ve misyon belirlenmeden stratejiye geçilmesini de anlayamadım.” diyor.

Genellikle YÖK’ün icraatlarını eleştiren Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu ise raporu, “25 yılda YÖK’ün hazırladığı en düzgün, olumlu ve gerçekçi bir çalışma.” olarak niteliyor. “YÖK’ten bunu beklemiyordum, beni şaşırttı.” diyen Hatipoğlu, YÖK’ün istekleriyle Milli Eğitim Bakanlığı’nın yasa taslaklarının birbirine çok benzediğine işaret ediyor. YÖK’ün raporunda da bazı eksiklikler olmakla birlikte düzeltilebileceğinin altını çizen Hatipoğlu, hükümete de bir çağrı yaparak en kısa zamanda YÖK’ün raporunu da dikkate alarak bir yasa çıkarmasını istiyor. Taslaktaki en önemli eksikliği ‘rektörlerin yetkilerinin kısıtlanmaması’ olarak gören Hatipoğlu, YÖK üyelerinin 11’inin kendi etkilerindeki ÜAK’dan seçilmesini ise “Yeni cumhurbaşkanına göre ince ayar yapmak istemişler.” şeklinde değerlendiriyor. “Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi dolmayacak olsaydı cumhurbaşkanına daha fazla kontenjan verirlerdi.” diyen Hatipoğlu, ÜAK kontenjanının fazla olmasını aslında doğru bulduğunu kaydediyor. Hatipoğlu, YÖK’ün önerdiği ÖSS sisteminin ise öğrencileri daha fazla sınav stresine sokacağını savunuyor.

Üye dağılımında farklı hesap va

Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu da YÖK’ün rektörlerden habersiz raporu ‘Cumhurbaşkanı’na sunmasını ve Milli Eğitim Bakanlığı’nı yok saymasını’ eleştiriyor. YÖK’ün lisedeki yönlendirme sınavına bile karışırken bakanlığa sormamasını dikkat çekici bulan Gündoğdu, “Sadece yasal değişiklik istiyorlar ama Anayasa’ya dokunmuyorlar. Devlet içindeki devlet konumumuz devam etsin diyorlar. Yetkilerimizin bir kısmını ÜAK ve üniversitelere devrederiz diye de esası örten bir teklif yapılıyor. YÖK’ten rahatsızlık duyulan konular Anayasa değiştirilmeden çözülecek konular değil.” diye konuştu. YÖK’ün görünüşte mesleki eğitimin iyileştirilmesini istediğini; ancak bunun tam tersi işler yaptığını savunan Gündoğdu, “YÖK’ün teklif ettiği üye dağılımına bakıldığında ise Cumhurbaşkanı seçimleriyle ilgili planları ortaya çıkıyor. Gelecek cumhurbaşkanı, atayacağı üyelerle bize sorun çıkarabilir, o nedenle kontenjanı az olsun, böylece sıkıntı yaşamayalım düşüncesindeler.” dedi.

Öğretim üyelerinin yüzde 48’i yurtdışı görmemiş

YÖK’ün raporunda yer alan bir ankete göre, öğretim üyelerinin yüzde 60’ı yabancı dil sorunu yaşıyor, yüzde 46’sı hiç yurtdışına çıkmamış, yüzde 60’ı üç büyük kentte yaşıyor. Raporda ayrıca şu tespitlere temas ediliyor: “ÖSYM tarafından bir yükseköğretim programına yerleştirilen adayların yüzde 16’sı kayıt yaptırmıyor. Kayıt yaptırmama, özellikle açıköğretim ve iki yıllık yüksekokul kademesinde yoğunlaşıyor. Doktora derecesi alanların sayısında artış yok. YÖK personeli fazla mesai alamıyor, ne idari personelin ne sekreterlerin ne de şoförlerin 17.30’dan sonra çalışmasını motive edecek maddi olanak yok.”

Tıp için 4 ayrı sınav

Üniversitelerdeki yüksekokul ve fakülteleri sınavsız geçiş ve yetenek sınavları dahil dörde ayıran YÖK, asıl giriş için mücadele edilen fakülteleri ise ikiye ayırıyor. YÖK, hukuk, tıp ve mühendislik gibi fakültelere Ders Düzeyi Seçme Sınavı (DDSS) adını verdiği ileri düzeyde bir sınavla öğrenci almak istiyor. Bu sınav haziran ayının ikinci yarısında ardışık haftalarda dört aşamada gerçekleştirilecek. Birbirinden bağımsız nitelikteki bu aşamalarda, ‘matematik’, ‘sosyal bilgiler’, ‘fen bilimleri’ ve ‘Türkçe-yabancı dil’ sınavları olacak. Fakülteler de bu derslere göre gruplanacak. Temel Düzey Seçme Sınavı (TDSS) adı verilen ikinci sınav ise tüm liselerin ortak müfredatına dayalı, mevcut ÖSS’ye benzeyen bir sıralama sınavı olacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious