'Yolsuzlukla etkin mücadele şart'

  • Giriş : 06.12.2006 / 00:00:00

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin Uluslararası Saydamlık Teşkilatının yolsuzluk algısıyla ilgili endeksinde 60. sırada bulunduğunu belirtti

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfının (TEPAV) düzenlediği Yolsuzlukla Mücadele Konferansının ikincisi, ''Siyasi Etik ve Siyasetin Güvenilirliği'' başlığıyla, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde başladı.

Konferansın açılışında konuşan TEPAV Direktörü Güven Sak, konferansı gelenekselleştirmeyi amaçladıklarını, bundan sonra her yıl, bir önceki yıl ele alınan konuda ne kadar mesafe kaydedildiğine dair rapor yayımlamayı düşündüklerini söyledi.

Sak, geçen seneki konferansta kamu yönetim reformunu görüştüklerini, ancak bu noktada ''pek mesafe alınamadığını'' dile getirdi.

Bu sene ''siyasi etik ve siyasetin güvenilirliğini'' masaya yatırdıklarına işaret eden Sak, ''2007'nin seçim yılı olması'' ve ''Adalet Bakanlığı'nca hazırlanan siyasi etik ile ilgili yasal düzenlemelerin Meclis'te bulunması'' nedeniyle bu başlığı uygun gördüklerini, konunun tartışılmasını umduklarını söyledi.

SİYASİ İRADE ŞART

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ise Uluslararası Saydamlık Teşkilatının yolsuzluk algısına dayalı oluşturduğu endekse göre, 2002'de 64. sırada yer alan Türkiye'nin, 2006 yılında 60. sıraya yükseldiğini belirtti.

Bunun önemli olduğunu, ancak kesinlikle yeterli sayılamayacağını dile getiren Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

''Türkiye zaman geçirmeden, listede daha üst sıralara, yolsuzluk olgusunun az olarak algılandığı ülkeler seviyesine yükseltilmeli. Bu olmadan, küresel rekabet ortamında birinci lige yükselmemiz mümkün değil. Bu açıdan bakınca, henüz kamu reformunun dayandığı temel ilkelerin etkin olarak uygulandığını, uygulayıcı kişi ve kuruluşlar tarafından benimsendiğini, bürokratlar ve siyasilerin etik kuralların hakimiyetine uyum sağladığını, serbest piyasa dengelerinde rekabet ortamının tesis edildiğini söylemek mümkün değil.

Kamu harcamaları hala çok büyük, bürokratik perde hala çok kalındır ve devletin ekonomiye müdahale tarzı değişmemiştir.''

Hisarcıklıoğlu yolsuzluğu ortadan kaldıracak ''mucizevi bir çare'' bulunmadığını, ancak etkin mücadele için ''güçlü bir siyasi irade'' gerektiğini söyledi.

Adalet Bakanlığının konuya ilişkin hazırladığı 2 yasa taslağının yasalaşamadığına işaret eden Hisarcıklıoğlu, hükümet programında ''kamu adına görev yapanların yargılanabilmelerinin önündeki, dokunulmazlık dahil tüm engellerin kaldırıldığı ortamdan'' söz edildiğini ancak bu konuda bir ilerleme sağlanamadığını anlattı.

YARGI SÜRECİ HIZLI İŞLEMELİ

Hisarcıklıoğlu, ''Adaletin tecellisi için bütün korumaların yani dokunulmazlıkların kaldırılması, beraberinde büyük bir riski de önümüze koyuyor. Eğer yargı süreci, hızlı ve adil bir şekilde işlemezse kaldıracağımız engeller çok daha ciddi sıkıntıların doğmasına neden olabilir'' diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, kendini yeniden yapılandırmayan siyaset kurumunun, kamu yönetimini yeniden yapılandırmasında etkili olamayacağını ifade ederken, tüm siyasi partilerden, siyasetin yeniden yapılandırılması için üzerlerine düşeni yapmalarını istedi.

Hisarcıklıoğlu, yolsuzlukla mücadelede, toplumsal irade ve özel sektörün üzerine düşeni yapmasının da önem taşıdığını kaydetti.

Türkiye'de bugüne kadar yüzlerce yolsuzluk tespit edildiğini, ancak çok azının gerçek anlamda cezasını çektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, bir ülkede adalet tesis edilemezse elde edilen değerlerin hiç birinin korunamayacağını söyledi.

SİSTEM, MASUM İNSANLARIN YANINDA YER ALMALI

Hisarcıklıoğlu, ''Ya adaleti gerçekleştirir ya da adaletsizliğin bedelini bütün toplam olarak ağır şekilde öderiz. Sistem, masum insanların ve işlerin hakkıyla yapanların yanında yer almalı ve adalet çok çabuk tecelli etmelidir'' dedi.

Konunun ekonomik boyutuna da değinen Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının gelişimi için ''güven unsurunun'', güvenin sağlanabilmesi için de ''adaletin'' belirleyici olduğunu vurguladı.

YOLSUZLUK, ÜLKELERİN ORTAK SORUNU

Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Müsteşarı Martin Dawson da, yolsuzluğun, demokrasiye zarar verdiğini, yabancı yatırımları engellediğini, kalkınmayı zora soktuğunu, ayrıca imtiyaz yarattığı için insan haklarına aykırılık yarattığını anlattı.

Dawson, yolsuzluğun, Avrupa Birliği ülkeleri dahil her ülkenin ortak sorunu olduğunu vurgularken, ülkelerin birbirlerinin deneyimlerinden faydalanması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'de bulunduğu süre içinde bazı yolsuzluk örneklerini gördüğünü ifade eden Dawson, bu konuda çeşitli önlemler alındığını, ancak daha fazlasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Dawson, Türkiye'nin bu konuda atacağı adımların Avrupa Birliğine üyelik süreci açısından büyük önem taşıdığını da belirtti.

Türkiye'nin bu süreçte konuya ilişkin yeterli kapasite ve altyapıyı geliştirmesinin önemine vurgu yapan Dawson, Avrupa Komisyonunun da Türkiye'deki hazırlıkları gözlemlediğini dile getirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious