Yorulan kalbinizin sesine kulak verin

  • Giriş : 09.11.2006 / 00:00:00

Kalpte çarpıntı hissi birçok kişinin sıkça yaşadığı bir sorun. Çoğu kez strese, aşırı kahve içimine ya da alkol dozunu biraz aşmaya bağladığımız bu problem kalp hastalıkların habercisi olabiliyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Üstelik tedavi edilmediğinde inmeye yol açma riski 5 kat artıyor.
Bilimsel araştırmalara göre, kalp ritm bozuklukları en sık rastlanan kalp hastalıklarında biri. Sadece Amerika'da 2 milyon insan bu sorun nedeniyle doktora başvuruyor. Acıbadem Bursa Hastanesi Başhekimi ve Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Çiçek, Türkiye'de de nüfusun üçte birinin bu hastalıktan muzdarip olduğunu söyledi.

Çiçek, kalple ilgili şu bilgileri verdi: "İnsanlar sinüs ritmi dediğimiz bir atım ritmi ile doğuyorlar. Bu ritm dakikada 60 ile 100 arasındadır ve önce atrium dediğimiz kulakçıkların kasılması daha sonra kanın karıncıklara boşalmasını sağlayacak bir ritmdir. Kalp atımları düzensiz olur ise ortaya ritm bozuklukları çıkıyor ki bu ciddi bir problemdir. Farklı düzeylerde ritim bozuklukları vardır. Bunlardan en sık görüleni de insanlarda artriyal fibrilasyon dediğimiz kalp kulakçıklarının düzensiz atması nedeni ile ortaya çıkandır. Türkiye'de yaklaşık yüzde 3 oranında görülüyor ki bu ciddi bir rakamdır."

İNME RİSKİNE DİKKAT

Kalp kalp ritm değişikliği tanısı konan insanların hiç vakit kaybetmeden tedavi yoluna gitmesi gerektiğini kaydeden Çiçek, kalp ritm bozukluğunun en önemli riskinın inme denilen hastalık olduğunu ifade etti.

Çiçek: "Kalp atımları düzensiz olduğu takdirde kalp içerisinde kan akımının normal boşalması sağlanamadığından kan akımında tıp dilinde "staz" diye adlandırılan bir durağanlık oluşuyor. Bu da pıhtılaşmayı arttırıyor. Pıhtılaşma artınca da inme riski o oranda artıyor."


Harvard Medical School'dan Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Sary Aranki, konu hakkında şu bilgileri verdi: "Düzensiz atımlar veya durağanlık nedeni ile kalp içinden kalkan pıhtıların özellikle de sinir sistemi ve beyine gitmesi sonucunda inme denilen insan yaşamını çok ciddi boyutlarda etkileyen tablolar ortaya çıkabiliyor. Bu hastalarda inme riski normal ritmli hastalara göre, özellikle de ileri yaşta yaklaşık 5 kat daha artıyor."


TEDAVİDE 3 SEÇENEK VAR


Tedavi alternatifleri arasında en yaygın olarak ilaçla tedavisinin uygulandığını dile getiren Aranki, "Ancak bazı hastalarda bu seçenek yeterli olmuyor. Bu durumda "kardiyoversiyon" adı verilen elektrik şoku ile atımların normale çevrilebilmesi işlemi yapılıyor." dedi.

Daha komplike vakalarda sorunlu elektrik akımlarının düzeltilmesi gerektiğine işaret eden Aranki, şöyle devam etti: "Bu durumda cerrahi tedavi tercih ediliyor. Artrial fibrasyon evdeki bozuk bir elektrik kablosu gibidir. Nasıl ki kabloda bir kısa devre olursa televizyonunuz çalışmaz. Bir elektrik kablosundaki sorun gibi kalbin de elektrik akımında sorun olduğunda kalp atımları düzensiz hale gelir. Cerrahi olarak kısa devreyi ortadan kaldırmak ve iletiyi normal hale sokarak düzenli atımlara kavuşmak mümkün olabilir.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious