Yücel Çakmaklı baypas ameliyatı olacak

Yücel Çakmaklı baypas ameliyatı olacak.9780
  • Giriş : 07.07.2009 / 10:33:00

Adı 'Millî Sinema' akımıyla birlikte anılan yönetmen Yücel Çakmaklı, yarın baypas ameliyatı olacak. Usta yönetmen, 'dua' beklediğini ifade etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Adı Millî Sinema akımıyla birlikte anılan yönetmen Yücel Çakmaklı, yarın baypas ameliyatı olacak. Çok sayıda filme ve diziye imza atan Çakmaklı'nın ameliyatını Prof. Dr. Binnur Sönmez gerçekleştirecek. Usta yönetmen, 'dua' beklediğini ifade etti.

O'nu daha çok izlediği 'Milli Sinema' akımı dolayısıyla tanıyorsunuz. Tek kanallı olduğu dönemde TRT'de Kuruluş, Küçük Ağa gibi yönettiği dizileri de izlemiş olabilirsiniz.

Eski döneme aşina olanlar için Birleşen Yollar filmi çok önemlidir. Şule Yüksel Şenler'in "Huzur Sokağı" romanından uyarlanan film Türkan Şoray'ın rol aldığı filmler arasında müstesna bir yere sahiptir desek abartmış olmayız. Hekimoğlu İsmail'in romanından uyarlanan "Minyeli Abdullah", Türk sinemasında yeni bir dönem başlattı. Daha sonra Beyaz Sinema kavramıyla da adlandırılacak bir yeni başlangıcın ilk filmi oldu Minyeli. Bu filmin öncelikli başarısı, sinemaya uzak gibi görünen dindarları sinema salonlarına çekmesi, ikincisi ise, Türk filmlerinin iş yapamadığı bir dönemi kapaması, yerine "yabancı filmlere mahkum değiliz" denilebilecek bir özgüveni Türk sinemasına kazandırması.

Aslına bakarsanız, babasız büyümenin sancısını dedesinin anlattığı dini hikâyeleri kendi zihin perdesinde filme çekerek atlatmaya çalışan Yücel Çakmaklı, Afyon'dan geldiği İstanbul'da yolunu çizeceği bir ortamın gelmesini beklememiş, büyük bir çaba harcamıştır. Sinema eleştirileri devrin gazete ve dergilerinde yayınlanmaktaydı ve o, Yeşilçam'ın en güçlü döneminde setlerde kendini geliştirebileceği şartları oluşturmaktaydı. Yıllar sonra onu en yakından tanıyan ve birlikte uzun yıllar geçiren arkadaşlarının ittifakla belirttikleri gibi 'mütevazı' bir insandı. Yüzüne yansıyan bilgeliğini çoğu kimse 'tevazu'sundan dolayı göremese de o, zor şartlarda ilmek ilmek ördüğü sinema hayatını, kendisine çırak olan gençlere zehir etmek için kullanmadı. Kendi çektiği sıkıntıları çekmesinler diye, en zor görevleri kendi sırtına aldı, hep bir 'ağabey yönetmen' olarak kaldı.

Geçtiğimiz günlerde telefonumda o dost sesi yankılandığında teyakkuz haline geçtim. Çünkü Yücel ağabey son yıllarda adeta üzerine aldığı görevin hakkını yerine getirebilmek için en zoru kuşanıyordu. İyi projelere heyecanlanıyor, kendi çekemediği filmlere hayıflanmak yerine, başkası da çekse kendi çekmiş gibi göneniyordu. Bir televizyon kanalı için jürisinde bulunduğumuz kısa film yarışması sırasındaki neşemin, ne yalan söyleyeyim, kısa filmleri çok önemsememe rağmen Yücel Çakmaklı'nın sevinci karşınında oldukça sönük kaldığını itiraf edebilirim.

Yücel ağabey bu kez kendisini heyecanlandıran, benim de mutluluktan uçacağım bir bilgi vermek için aramıyordu. "Bünyamin, hakkını helal et" diye arıyordu. Bir anda konuşamaz olduğumu fark ettim. Çünkü bay-pas ameliyatı olması gerekiyordu ve gönlündeki insanları helallik için arıyordu. Yücel Çakmaklı dua bekliyordu ve ben buradan 'Yücel Çakmaklı için dua' talep ediyorum. Eğer hayatınızda bir eseriyle bile gönlünüze girebildiyse Yücel ağabeyden dualarınızı esirgemeyin. Ve bilin ki, o samimi bir Müslüman olarak da duaları hak ediyor.

Zorluklarla uzun mücadele

Uzun süreli rahatsızlıklar geçirdiği dönemde dahi umudunu kaybetmeyen Yücel ağabeyin heyecan verici projelerinin devamının gelmesini bekliyorum. İnşallah aramıza döndüğünde bizi de derin atalet uykusundan uyandırır.

Yücel Çakmaklı Milli Türk Talebe Birliği bünyesindeki sinema kulübünde sinemada izleyeceği çizgi hakkında ipuçları veren çalışmalar yürütür. Sonrasında önemli yönetmenlerin asistanlığı dönemlerinde edindiği bilgiyi yönetmenlik koltuğunda bu kez Türk sinemasına armağan edecektir. Dönem, Müslümanca düşüncenin sanatta yeterince ortaya konamadığı bir dönemdir. Bugünden bakıldığında bize 'yok daha neler' dedirtecek çatışmalar vardır. İnançlı insanların siyasette açtığı gedik, sanat boyutuyla henüz oluşmaya başlamıştır. Yücel Çakmaklı bu dönemi başlatırken ilk kez bir Hac belgeseli çeker ve kutsal topraklara gidemeyenlerin, gitmek isteyenlerin ve gidenlerin duygularına tercüman olur. TRT döneminde Rasim Özdenören'in eserlerinden uyarlanan Çok Sesli Bir Ölüm ve Çözülme adlı TV filmleri çeker. Bu iki yapım, Prag'da ödül alır. Necip Fazıl Kısakürek'in Bir Adam Yaratmak ve Reis Bey'ini de filme alır. Aliş ile Zeynep, Denizin Kanı, 4. Murad gibi yapıtları o dönemde TV izleyicisine armağan eder. İzleyiciyi asıl bağlayan yapım ise Osmanlı'nın ilk dönemini ele aldığı 'Kuruluş'tur.

Zaman zaman ideolojik kamplaşmaların kurbanı olur. Bu dönemlerde TRT'den uzaklaşır ve Milli Sinema akımını oluşturan filmlerini çekmeye başlar. Yücel Çakmaklı'nın çektiği filmler arasında Minyeli Abdullah'ın yanı sıra Sahibini Arayan Madalya da vardır. İlk dönem filmleri arasında önemli yerleri olan Memleketim, Zehra, Oğlum Osman gibi yapımları unutmak olmaz. Yücel Çakmaklı'nın süpervizörlüğünü üstlendiği Dinle Neyden filmi ise Türk-Fransız ortak yapımı olarak geçtiğimiz yıl vizyona girdi. 10 Temmuz 2008'de TBMM tarafından Devlet Üstün Hizmet Madalyasına layık görüldü. 19 Ekim 2008'de TC Kültür Bakanlığı tarafından sinemadaki 50 yıllık hizmetleri dolayısıyla Emek Ödülü verildi.

Hayal perdemizdeki filmler

İstanbul Film Festivali'nde gösterilen belgeseller arasında dikkat çeken bir yapım vardı. Sadık Battal'ın yönettiği Tolgay Ziyal belgeseli, Yücel Çakmaklı'nın nasıl zorluklarla film yaptığını ortaya koyan belge niteliğinde. Kuruluş dizisini dünya çapında bir yapım haline getirmek için kollarını sıvayan Çakmaklı'nın attığı her adım bürokratik engellerle karşılaşır. Yardımcı yönetmen Ziyal'in söylediğine göre, dağ başlarında aylarca süren çekimler ödenek gelmediği için sürekli kesintiye uğrar. Bir taraftan da bilinçli engellemeler diziyi sürekli zora sokar. Filmde aslında Şeyh Edebali'yi Anthony Quin oynayacaktır. Çok cüzi ücrete bile razı olan Quin, TRT yönetimindeki işgüzarlar yüzünden bir türlü getirilemez. Bütün olumsuzluklara karşın Yücel Çakmaklı çabasından vazgeçmez, aşılmaz bir dizi ortaya koyarak, sinemada olduğu gibi dizilerde de çıtayı yükseltir.

Yücel Çakmaklı'dan bu dönemi sarsacak önemli bir film beklentimiz var mı? Açıkçası, Türk sinemasında gürül gürül akan Çakmaklı'nın neredeyse on yılı aşkın bir zamandır kenarda bekletilmesini hiç ama hiç anlayamıyorum. Çok iyi teknik imkanlar sunarak, senaryosu güçlü bir film çekmesini beklediğimiz Çakmaklı içindeki kıpırtıyı bir türlü ilgilisine ulaştıramadı. Türk sinemasının son dönemde yaşadığı değişim, bireyselleşmenin izinde sürüp gidiyor. Daha modern ve daha yalnız bireylerin sinema perdelerine konduğu dönemde, dedesinden dinlediği masallardan geniş hayaller oluşturan Yücel Çakmaklı'dan bırakın Türkiye'yi, dünyayı sarsacak 'gönül'den bir film çıkmaz mıydı? İslam coğrafyasına bile en olmaz 'bozucu' dizilerin Türkiye'den itelendiği bir dönemde, uluslararası boyutlarda iyi bir film neden olmasın?

Dualarımız Yücel ağabeyle. İnşaallah iyi haberler alırız kendisinden ve o hep yanımızda olur. Arada hal hatır sorabildiğimiz, hatta dedemiz gibi sesini duydukça dinginleştiğimiz Yücel Çakmaklı hayal perdemize daha nice güzel filmler armağan eder.

YENİŞAFAK

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*