Yük olmaya değil, yük almaya geliyoruz

Yük olmaya değil, yük almaya geliyoruz.9349
  • Giriş : 15.04.2007 / 00:00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye yük olmaya değil, yük almaya geldiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Erdoğan, Hannover Fuarı'nın açılış törenine katıldı.
Şeref defterini imzalayan Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile toplu fotoğraf çekimine katıldıktan sonra açılış töreninin yapılacağı salona geçti.
Törende konuşan Başbakan Erdoğan, fuarda Türk sanayisinin ulaştığı seviyenin daha iyi görüleceğini dile getirerek, burada yaklaşık 250'yi aşkın firmanın ürünlerini sergileyeceğini kaydetti.
Türkiye'nin giderek ekonomisini güçlendirdiğini, küresel rekabete açıldığını anlatan Başbakan Erdoğan, ülkenin uluslararası yatırımlar konusunda da bir cazibe merkezi haline geldiğini kaydetti.
Türkiye'nin fuara ''ortak ülke'' olarak katılmasının Türk ekonomisinin uluslararası rekabet gücünün göstergesi olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
''Türkiye'de özellikle son 5 yıldır siyasi, ekonomik ve sosyal bir dönüşüm sürecini destekledik. Ekonomi alanındaki reformlar sayesinde önemli makro ekonomik gelişmeler kaydedilmiştir. Maastricht ekonomik kriterlerinin bir bölümü şimdiden karşılanmış durumdadır. 2001'de yüzde 17 düzeyinde olan bütçe açığı, 2006 yılında yüzde 0.7'ye düşürülmüştür. 2001'de toplam borç stoku GSMH'nin yüzde 100'ünün üzerindeyken, 2006'da yüzde 60'ın altına inmiştir. Enflasyon tek haneli rakamlara indirilmiştir. Ülke ekonomisi daha açık ve liberal bir ekonomi haline gelmiştir. Toplam dış ticaretimiz 2001 yılında 73 milyar dolarken 2006 yılı sonu itibariyle 223 milyar dolara ulaşmıştır. İhracatımızda katma değeri yüksek teknoloji yoğun ürünlerin payı da her geçen gün artmaktadır.'' Bu durumun, Türk ekonomisinde yapısal değişimin göstergesi olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, talep nedeniyle ihracatın da doğal olarak arttığını kaydetti.2006 yılında ithalatın 137 milyar dolar olarak gerçekleştiğini anlatan Başbakan Erdoğan, ''Bu miktarın yüzde 80'ini ara ve yatırım malları oluşturmaktadır'' dedi.

''ÖZEL ÖNEM VERİYORUZ''
Türkiye'nin bugün marka ve kalite üreten, aynı zamanda da satan bir ülke olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
''Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023'te ihracatımızı 500 milyar dolara, ithalatımızı ise 600 milyar dolar seviyesine yükseltmeyi hedefliyoruz. Ar-Ge çalışmalarına da ağırlık veriyoruz. Bunun yanında Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkileri ekonomide çok daha farklı şekilde artırmanın gayreti içindeyiz. Temelinde güven unsuru olan ilişkilerimiz var. Almanya ile ekonomik ilişkilerimize bu noktada özel önem veriyoruz. Bugün, Almanya, Türkiye'nin en önemli ticaret ortağı, ülkemizdeki toplam uluslararası yatırımlar içinde en büyük paya sahip olan ülke konumundadır. Ayrıca da Türkiye'ye en fazla turist gönderen ülkedir. Ülkemizde ikamet eden yabancılarda Almanya öndedir. Aramızdaki ilişkilerin ne denli güçlü olduğunu bunlar ifade etmeye yeter.'' Erdoğan, Almanya'nın Türkiye'nin bir numaralı ticaret ortağı olduğunu söyledi.
İki ülke arasındaki ilişkilerin daha da güçleneceğine inancını ifade eden Erdoğan, Almanya'nın AB dönem başkanlığının, Türkiye için son derece önemli olduğunu belirtti.
Almanya'da 2.7 milyon Türkün yaşadığını ifade eden Erdoğan, bu insanların iki ülke arasında köprü işlevi gördüğünü anlattı. İki ülke arasında adeta akrabalık ilişkisi bulunduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'deki 81 ilden Türkün, Almanya'da yaşadığını kaydetti.

''TÜRKİYE AKTÖRLERDEN BİRİSİ...''
Türkiye ile AB arasında da 40 yılı aşan bir ilişkinin olduğunu belirten Erdoğan, bunun önemli bir dönemeci oluşturduğunu söyledi. Erdoğan şöyle konuştu:
''Helsinki, Kopenhag, Brüksel zirveleriyle bu sürecin katılıma yönelik olduğu teyit edilmiştir. AB liderleri bu kararları alırken siyasi ve teknik hesapları, maliyet değerlendirmelerini ve planları hesaba almış olduklarından herkes emin olmalıdır ve Türkiye, her şeyden önce inanıyorum ki, ekonomiyle demokrasiyi at başı götüren ve bu başarıyı gösteren bir ülke konumundadır. Türkiye'nin AB'ye girme sürecindeki anlayışı, salt insanının yaşam standardını yükseltmek değil aynı zamanda bir buçuk milyarlık İslam dünyası ile Batı dünyası arasında bir köprü olma amacıdır.
Bir başka önemli hedef de BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan'ın girişimiyle başlatılan medeniyetler arası ittifakın, İspanya ile Türkiye'ye verilmiş olması da anlamlıdır. Zira medeniyetler arası ittifakın adresi de bir başka yer değil, AB'nin ta kendisidir. Bu çok önemlidir. Zira şu anda dünya küresel barışın özlemi içerisindedir. Bir taraftan küresel terör var. Küresel terörden kurtulmanın mücadelesini veren insanlık, bunun çözümünü arıyor. Bunu ararken küresel barışa katkısı olabilecek ülke hangi ülke veya hangi adres, bunu arıyor. Burada görüyoruz ki, AB bunun adresi olmak durumundadır ve burada önemli aktörlere ihtiyaç var. Türkiye bu aktörlerden bir tanesidir.''

''YÜK ALMAYA GELİYOR''
Türkiye'nin dünyanın en büyük 20 ekonomisi içerisinde yer aldığını belirten Başbakan Erdoğan, ''Dinamik Türk ekonomisinin AB'ye sunacağı ek potansiyel ihmal edilemeyecek boyuttadır. Türkiye, yük olmaya değil, yük almaya geliyor aslında'' dedi.
Bazı öngörülere göre, Türkiye'nin gelecek 10 yıl içinde 800 milyar avroya varacak GSMH ile Avrupa'nın en büyük 6. ekonomisi haline geleceğini ifade eden Erdoğan, genç ve dinamik insan kaynağının da bunu destekleyeceğini dile getirdi.
Türkiye'nin enerji projeleri hakkında bilgi veren Başbakan Erdoğan, bu çerçevede Türkiye'nin öneminin, AB açısından da açık olduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan, AB sınırları içindeki bir terminal noktasının AB için tercih edilebilir bir seçenek olduğunu dile getirerek, ''Avrupa vatandaşları, genişlemenin Avrupa ekonomileri için canlandırıcı bir güç teşkil ettiği konusunda bilgi sahibi olmalıdır ve bundan korkmamalıdır. Katılan her ülke yeni iş imkanları, yeni pazarlar ve yeni fırsatlar demektir'' dedi.
İşbirliği ve ortak çıkarların geliştirilmesinin, Türkiye ve Almanya için uzun vadeli kazançlar getireceğini anlatan Başbakan Erdoğan, bu anlayışla hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:
''Toplumlar liderleriyle, hükümetleriyle, yönetimleriyle şekillenirler. Bu noktada liderler olarak bizlere ciddi sorumluluklar düştüğüne inanıyorum. Bu noktada halkımızı aydınlatmamız gerektiğine inanıyorum. Bizler, özellikle iki ülke arasında bu süreci çok daha anlamlı kılacak bütün çalışmayı yapmak durumundayız. Bu fuarın iki ülkede iyi anlatılması gereğine inanıyorum.'' Başbakan Erdoğan, törenin ardından Almanya Başbakanı Merkel tarafından onuruna verilen yemeğe katıldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious