'Yumurta' Avrupa'nın en iyisine aday

'Yumurta' Avrupa'nın en iyisine aday .20439
  • Giriş : 11.09.2007 / 17:08:00

'Yumurta', başta 'en iyi film', 'en iyi yönetmen', 'en iyi oyuncu' ve 'en iyi görüntü yönetmeni' ödülü olmak üzere toplam 12 dalda Avrupa'nın en iyisi olmaya aday gösterdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Avrupa Film Akademisi, Semih Kaplanoğlu'nun 'Yusuf Üçlemesi'nin son filmi 'Yumurta'yı, başta 'en iyi film', 'en iyi yönetmen', 'en iyi oyuncu' ve 'en iyi görüntü yönetmeni' ödülü olmak üzere toplam 12 dalda Avrupa'nın en iyisi olmaya aday gösterdi.

Yönetmenliğini Semih Kaplanoğlu'nun yaptığı Türkiye-Yunanistan ortak yapımı 'Yumurta', Ingmar Bergman tarafından 1989 yılında kurulan Avrupa Film Akademisi'nin seçtiği 42 film arasında Türkiye'den aday olan tek film olma özelliği taşıyor.

Senaryosunu Semih Kaplanoğlu ve Orçun Köksal'ın yazdığı 'Bal', 'Süt' ve 'Yumurta'dan oluşan 'Yusuf Üçlemesi'nin son filmi 'Yumurta', 13'üncü Uluslararası Saraybosna Film Festivali'nden de ödülle döndü.

Başkanlığını Wim Wenders'ın yaptığı ve bünyesinde bin 800 film profesyonelini barındırarak Avrupa film kültürünü geliştirmeye katkı sağlayan Avrupa Film Akademisi, yıl boyunca düzenlenen seminerler, konferanslar ve workshoplarla yaratıcılık ve endüstri arasında bir köprü oluşturmaya çalışıyor.

20'nci Avrupa Film Akademisi Ödülleri, 1 Aralık 2007'de Berlin'de düzenlenecek ödül töreniyle sahiplerini bulacak.

Başrollerini Nejat İşler ve Saadet Işıl Aksoy'un paylaştığı, üçlemenin son filmi olan 'Yumurta', şair Yusuf'un hikayesini anlatıyor.

Filmin konusu şöyle:

"Şair Yusuf annesinin ölüm haberini alır ve yıllardır uğramadığıkasabadaki çocukluk evine geri döner. Bakımsızlıktan harap düşmüş bir evde onu genç bir kız, Ayla beklemektedir. Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir.

Ayla'nın Yusuf'tan bir isteği vardır. Zehra'nın ölmeden önce adadığı adağı oğlu Yusuf yerine getirmelidir. Yusuf, taşra hayatının durağan ritmi, eski sevgili, dostlar ve hayaletlerle dolu mekanlar ve içini kaplayan suçluluk duygusu yüzünden bu isteğe karşı koyamaz. Ve Ayla ile Yusuf, üç-dört saat uzaklıktaki bir yatır türbesinde yapılacak kurban kesimi için yola çıkarlar.

Kurbanlığın seçileceği sürünün bulunamaması yüzünden geceyi bir krater gölünün kenarındaki otelde geçirirler ve katılmak zorunda kaldıkları düğünün atmosferi Yusuf ile Ayla'yı birbirlerine yaklaştırır. Yağan ilk kar suçluluğu örterken, koçun kurban edilişi Yusuf'un kaderini değiştirecek midir?"

'Yusuf Üçlemesi'nin ikinci filmi 'Süt'ün çekimlerine önümüzdeki ay başlanacak, 'Bal'ın çekimleri ise önümüzdeki yıl tamamlanacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious