Yunanistan için ilginç çıkış

  • Giriş : 09.01.2007 / 00:00:00

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye ile Yunanistan arasında stratejik ortaklık ilişkisi geliştirmeyi hedeflediklerini açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye ile Yunanistan arasında stratejik ortaklık ilişkisi geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, "Türkiye'nin çabalarını sürdürmeye ve sorunlara diyalog içinde çözümler üretmeye kararlıyız" dedi.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti ve CHP'nin, Batı Trakya Türklerinin sorunlarıyla ilgili genel görüşme açılmasına ilişkin verdiği önergenin öngörüşmelerine başlandı.

Dışişleri Bakanı Gül, konuyla ilgili Meclise bilgi verirken, Yunanistan ile 1999 yılında başlatılan diyalog ve işbirliği süreci çerçevesinde iki ülke arasında çok yönlü ilişkilerin geliştirilmesinin amaçlandığını belirterek, "Bu anlayışla, Türkiye ile Yunanistan arasında stratejik ortaklık ilişkisi geliştirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Bu yönde önemli adımlar atıldığını kaydeden Gül, enerji, ticaret, bankacılık, turizm ve ulaştırma gibi çok çeşitli sektörlerde bölge barışına ve refahına katkıda bulunacak işbirliği projelerine imza attıklarını söyledi.

Gül, Türkiye'nin bu çabalarını sürdürmeye ve sorunlara diyalog içinde çözümler üretmeye kararlı olduklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

"İnanıyorum ki böyle bir toplantının neticesinde Batı Trakya'daki Türklerin sıkıntıları gündeme gelecektir ve onların giderilmesi yönünde Yunanistan Hükümeti, üstüne düşeni daha çok yapacaktır.

Artık günümüzde ülkeler, 'Bu benim iç meselem' diyemez. Hele hele AB'ye üye olmuş bir ülkenin sorunları herkes tarafından izlenir. Önemli olan, bunların yapıcı bir üslup içinde ele alınması ve çözümlerin yapıcı bir üslupla şekillendirilmesidir. Bugün TBMM'de yapmak istediğimiz de budur."

Yunanistan'ın özellikle azınlık hakları olarak nitelendirilen alanlarda bir açılım yapmaktan kaçındığını belirten Gül, şunları söyledi:

"Yunanistan bazı adımlar atmışsa da azınlığımıza eşit eğitim imkanları sağlanması, seçilmiş müftülerin tanınması, Batı Trakya Türklerine ait vakıflara yönelik ayrımcı uygulamalara son verilerek, vakıfların yönetimlerinin azınlığa devredilmesi, azınlıkların Türk kimliğinin tanınması ve 19. madde mağduru soydaşlarımızın haklarının iadesi gibi sorunlar çözüm beklemektedir."

Abdullah Gül, Yunanistan'ın açılımlarının, İskeçe dağlık bölgesinde "gezi rejiminin" kaldırılmasıyla Türk azınlığına yönelik ayrımcı uygulamalardan bazılarına son verilmesinden ibaret olduğunu söyledi. Gül, 21. yüzyılda üstelik 25 yıllık AB üyesi olan bir ülkede bu uygulama ve kısıtlamaların bulunmasının izahının zor olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Batı Trakya Türk azınlığı ile ülkemizdeki Rum Ortodoks azınlığı, iki ülke dostluğunun pekiştirilmesinde köprü rolü oynamalıdır. Azınlıkları, Türkiye ile Yunanistan'ı ayıran değil, birleştiren bir unsur olarak görüyoruz. Bu çerçevede Yunanistan, soydaşlarımıza 1913 Atina Antlaşması, 1923 Lozan Antlaşması ile ikili ve çok taraflı uluslararası anlaşmaları uygulasın. İlgili AB Konseyi sözleşmesinden kaynaklanan hakların, AB normlarına uygun ve AB şartlarında yaşama koşulları sağlansın. Bunu bekliyoruz."

Abdullah Gül, 1967 yılında yönetime gelen cuntanın Türk vakıflarına el koyduğunu hatırlatarak, aradan geçen 40 yılda bu durumun değişmediğini söyledi. Gül, Yunanistan'ın bu konuda Lozan Antlaşmasından doğan yükümlülüklerini yerine getirmesini istedi.

Hükümetlerinin, sorunların aşılması için en üst düzeyde girişimlerde bulunmaya devam edeceğini belirten Gül, "Aramızdaki sorunları Yunanistan ile görüşmeye hazırız" dedi. Gül, aynı zamanda AB vatandaşı da olan Batı Trakya Türklerine sağlanan azınlık haklarının, AB standartlarının çok gerisinde olduğunu vurguladı.

Batı Trakya Türklerine, AB fonlarından daha fazla yardım yapılmasını isteyen Gül, "AB'nin bir bölgesi var, orada yaşayan belli bir soydan gelen insanlar var. Bunlar sanki AB üyesi değilmiş gibi bir muameleye tabi tutulmaktadırlar" dedi. Bu sorunların çözümünün, aynı zamanda Yunanistan'ın da bir şerefi olduğuna işaret eden Gül, Yunanistan'ın, kendi vatandaşlarına karşı bir ayrımcılık içinde olmaması gerektiğini söyledi.

Gül, Yunanistan'ı, 1997 yılında imzaladığı Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıkların Korunması Sözleşmesine aykırı uygulamalara son vermeye, Türk azınlığın refahı için gerekli önlemleri, gecikmeksizin almaya davet etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious