Yurduna ulaşsa bile ev yok

  • Giriş : 16.08.2006 / 00:00:00

İsrail’in 7 bin noktayı bombaladığı Güney Lübnan’da, acı ve sevinç birlikte yaşanıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İsrail'in 33 gün aralıksız bombaladığı Lübnan, ateşkesin ardından acılarıyla baş başa kaldı. Evladını kaybeden aileler ve babasız kalan çocuklar her şeye rağmen yaşamaya çalışıyor. Saldırılar sebebiyle göç etmek zorunda kalan 1 milyon kişi, yeniden evine dönmenin gayreti içinde. Ancak bu kolay olmuyor. Çünkü İsrail, Güney Lübnan'ın altyapısını tamamen yok etmiş durumda. Hemen hemen bütün köprüler yıkılmış, yollar bombalarla delik deşik. Lübnan ordusu, çukurları toprakla doldurarak araçlara yol açıyor. Dün yaklaşık 350 bin kişi Beyrut'tan Güney Lübnan'a geçmeye çalışınca bütün yollar kilitlendi. 35 kilometre uzakta bulunan Sayda ve 65 kilometre uzaklıktaki Sur şehrine gitmek isteyenler yolun büyük bölümünü yürümek zorunda kaldı. Bütün zorluklara rağmen köy ve mahallelerine ulaşanlar ise akıllara durgunluk veren bir manzarayla karşılaştı, hayalleri yerle bir oldu. Bazı bölgelerde neredeyse taş üstünde taş kalmamıştı. Yıkılan evlerine bakıp gözyaşı dökenler, kurtarmayı başardıkları birkaç küçük eşyayla yetinmek zorunda kaldı.

Ancak bütün kayıplara rağmen ‘savaştan muzaffer ayrılma' duygusu halkı ayakta tutuyor. Bombardımandan en çok etkilenen Sur kentinin sakinleri basın mensuplarını görünce zafer işareti yapmayı ihmal etmiyor. Yediden yetmişe herkes Hizbullah lehine sloganlar atıyor. Araçların çoğunda Nasrallah'ın posterleri asılı.

Sur’da bir ayı aşkın süre sonra ilk kez güvenli bir şekilde alışverişe çıkan genç, İsrail’e karşı direnen Hizbullah’a duyduğu minneti “Onlar bizim toprağımızı ve namusumuzu korudu.” sözleriyle ifade ediyor. Hasan Nasrallah’a teşekkür eden Lübnanlı genç, savaşı bitiren şeyin diplomasi değil, Hizbullah direnişi olduğunu savunuyor. 72 yaşındaki Suphiye Hacı 40 yıldır yaşadığı evin bombardımanda harabeye döndüğünü söylüyor. “İsrail askerlerine güvenilmez, çocuklarım ve torunlarımla yaşıyordum, bizleri evimizden ettiler. Şu anda ne yapacağımızı bilmiyoruz. Açız; ne yemeğimiz ne de suyumuz var.” diyen Suphiye Hacı halkın bundan sonra yaşayacağı muhtemel sıkıntılara işaret ediyor.

Bombardıman sebebiyle Suriye’ye sığınan Lübnanlı mülteciler de ateşkesle birlikte ülkelerine dönmeye başladı. Suriye-Lübnan sınırındaki El Mesnaa kapısında uzun araç kuyrukları oluşurken, Lübnanlı mülteciler ülkelerine döndükleri için büyük sevinç yaşıyor. Evlerine dönen Lübnanlılar, “direniş zaferinden dolayı” Hizbullah’a, kendilerine barınak sağladığı için de Suriye’ye teşekkür ediyor. Yaklaşık 1 milyon kişinin mülteci durumuna düştüğü Lübnan’da on binlerce kişi Suriye’ye sığınmıştı.

Hizbullah’tan Türk muhabirlere gözaltı

Lübnan’ın güneyinde 3 Hizbullah üyesinin öldürülmesini görüntüleyen 4 Türk gazeteci, Hizbullah tarafından bir süre alıkonuldu. Bir süre sorgulanan basın mensuplarından çektikleri fotoğrafları silmeleri istendi. Muhabirimiz Kürşat Bayhan’ın disketlerine el konuldu. Lübnan’ın güneyindeki Bentjibeil’i Sur’a bağlayan yol üzerinde bir Mercedes araç içindeki 3 Hizbullah mensubu dün çatışma sonucu öldürüldü. Bölgede bulunan muhabirimiz Kürşat Bayhan, A.A foto muhabiri Rıza Özel ve İHA kameramanları Ali Demirci ile Mahsun Er olayı görüntüledi. Gazeteci grubu, hadisenin meydana geldiği yerden dönüşlerinde yaklaşık 200 metre uzaklıktaki bir noktada durduruldu. Hizbullah üyeleri, fotoğraf ve görüntü çektikleri gerekçesiyle gazetecileri alıkoydu. Basın mensupları uzun uğraşlar sonunda fotoğraflarını kurtarmayı başladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious