Yurtbank davası'na devam edildi

  • Giriş : 08.12.2006 / 00:00:00

Yurtbank'ın eski sahibi Ali Avni Balkaner'in bankayı zarara uğratmasıyla ilgili yargılandığı davaya devam edildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Ali Avni Balkaner katıldı. Duruşmada, TMSF ve BDDK avukatları da hazır bulundu. Yargıtay'ın bozma kararına ilişkin diyecekleri sorulan Balkaner, bozma ilamına uyulup uyulmaması konusunda verilecek karara etki edebilecek bazı açıklamalarda bulunmak istediğini söyledi.

Yargıtay bozma ilamının bazı dosya gerçeklerini göz ardı ettiğini savunan Balkaner, "Öncelikle benim tarafımdan orta yerde TMSF ve hazine ile yani devletle aramızda yapılmış pay devir sözleşmeleri ve protokoller bulunduğu halde bunlar yok sayılmıştır. Benim teminat olarak vermiş olduğum şirket, 80 milyon dolar ödenmiş sermayesi olan ve içindeki taşınmazların TMSF'nin yaptırmış olduğu ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen 700 milyon dolardan fazla değere sahiptir. Bu miktar, teminat veren bir kişinin zimmet kastıyla hareket etmediği açıktır" dedi.

1996 yılında aldığı 15 milyon dolar krediyle bankanın sermayesini 18 milyon YTL'ye çıkardığını dile getiren Balkaner, "Suça konu krediler bunun devamı kredilerdir. Bu teminatları tamamen kendi rızamla devlete vermiştim. Bu şekilde zimmet suçunun işlenemeyeceği açıktır. Yargılamanın geçirdiği aşama içerisinde TMSF ile yapmış olduğum anlaşmalar uyarınca yapılan satışlardan 90 milyon dolar bir ödeme yapılmıştır. Bunun yanında projeler ve diğer hususlar da hesaba alındığında borcumun tamamı karşılanmış olacaktır. Tutuklu kaldığım süre içinde TMSF, yönetmekte olduğu taşınmazları gereği gibi değerlendirmemesi nedeniyle yaklaşık 100 milyon dolar zararım vardır. Yargıtay bütün bu ödemeleri, teminatları ve olayın gelişimini göz ardı ederek belirttiği gerekçelerle kararı bozmuştur. Bozmaya uyulup uyulmamasını mahkemenin takdirine bırakıyorum" diye konuştu.

Off-shorecuların, yüreğinin kanayan yarası olduğunu söyleyen Balkaner, "Ben onların parasını ödemeden Allah benim canımı almasın. Eğer şu off-shorecular olmasa 100 defa intihar ederdim" dedi.

Tahliyesini isteyen Balkaner, cezaevinden çıkıp borçları ödemesi gerektiğini söyleyerek, utanılacak, hesabı verilemeyecek bir iş yapmadığını aktardı. Mahkeme heyeti, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 19 Ekim 2006 tarihli bozma ilamına uyulmasını kararlaştırdı. Ardından yeniden söz alan Balkaner, üzerine atılı suçu işlemediğini söyledi. Balkaner'in avukatı Özer Kırca da 11 sayfadan oluşan dilekçesini mahkemeye sunarak, suç işleme kastıyla hareket edilmediğini savundu.

Mahkemenin önceki kararında direnmesi gerektiğini bildiren Kırca, ayrıca Balkaner'in tutuklu kaldığı süre ve emsal dosyalar dikkate alınarak tahliyesine karar verilmesini talep etti. Balkaner'in tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Ali Avni Balkaner, davanın 17 Aralık 2004 tarihinde yapılan duruşmasında, 'Verilmemesi gereken kredileri açarak dolandırıcılık', 'Zimmet' ve 'off-shore hesapları üzerinden bankanın vasıta kılınması suretiyle dolandırıcılık' suçlarını işlediği gerekçesiyle toplam 34 yıl 7 ay ağır hapis ve 69 milyon 307 bin 925 YTL ağır para cezasına çarptırılmıştı.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesi, tüm mahkumiyet kararlarını, sanıkların hukuki durumlarının 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni TCK uyarınca yeniden değerlendirilmesi gerektiği görüşüyle bozmuştu.

Yeniden yapılan yargılamada Balkaner bu kez, 3 ayrı suçlamaya ilişkin toplam 16 yıl 5 ay 27 gün hapis, 1 milyon 336 bin 700 YTL adli para cezasına çarptırılmıştı.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi temyiz başvurusu üzerine yaptığı incelemede Ali Avni Balkaner'in, 3 yıl 7 ay 22 gün hapis ve 260 bin 400 YTL adli para cezasına çarptırıldığı 'Tahsis edilmemesi gereken kredinin tahsisi suretiyle dolandırıcılık' suçuna ilişkin hükmü zaman aşımı süresinin dolduğu görüşüyle bozmuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious