Zeynep Tokuş: 'Sabır ve inançla ayakta duruyorum'

Zeynep Tokuş: 'Sabır ve inançla ayakta duruyorum'.13883
  • Giriş : 13.04.2008 / 18:20:00

Eşinin hasta çocuğunu Fethullah Gülen'e götürüp dua okutmasıyla gündeme gelen Tokuş çifti şimdi çocuklarının sağlığa kavuşmasının mutluluğunu yaşıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dizi oyunculuğu sinema ve buz pateni yarışması ile geçtiğimiz döneme damgasını vuran sanatçı Zeynep Tokuş, mutlu evliliğinin mevyesi olan bebeğinin doğumu esnasında meydana gelen kaza ve sonrasında oldukça bunalımlı bir süreç geçirdi.

Bu gün 4 ayına giren ve iyileşerek tosun gibi bir erkek evladı olan Tokuş'un yüzü gülüyor. O simsiyah geceler artık sona erdi diyen Tokuş'un mutluluğu kendi deyimiyle kelimelerle tarif edilemeyecek kadar büyük. Yaşadığı büyük şoktan sonra Bugün'e konuşan Tokuş bebeğinin sağlık durumundan sanat hayatına kadar bir çok konuda sorularımızı cevapladı.

Zeynep Tokuş, 6 aylık prematüre doğan bebeğini iyileştirdikten sonra artık geleceğe daha farklı baktığını vurgulayarak,"Bir anne olarak güçlü olmak zorundaydım. Sabrım ve inancım sayesinde evladıma yeniden kavuştum" dedi.

Zeynep Hanım uzun bir süre sonra 'Kardelen' adlı diziyle ekranlara dönüyorsunuz. Bu dizideki rolünüz diğer oynadığınız karakterle benzeşiyor mu?

Zengin bir ailenin zengin kızını canlandırıyorum. Babasının tek kızı... Başına buyruk, dik kafalı bir kız. Hayatında bir travma olmuş, bu olaydan sonra sertleşmiş. Güçlü bir kadın yani... Bir tek 'Deli Yürek'teki rolümle benzeşiyor. Onun dışında mesala Vizontele'de bir köy kızını canlandırmıştım. Beyaz Melek'te mütavazi bir hayatı olan bir anneyi canlandırdım. Daha evvel bir avukatı canlandırmıştım.

'Güçlü bir kadın' dediniz yeni oynacağınız karakter için; yaşadıklarınıza bakılırsa siz de çok güçlü bir kadınsınız?

Kırılgan olduğum taraflar vardır belki ama insanın gerçeklerle yüzleştiği zaman yapacağı pek fazla seçenek yok. Mecburen olayların üstesinden gelmek zorunda kalıyor. Güçlü bir kadınım demek benim için çok iddialı bir laf olur. Ama başa gelen çekiliyor.

ÖNCELİĞİM ÇOCUKLARIM

Güzel olan şu; genç yaşınıza rağmen, hayat içinde her tökezlediğinizde ayağa kalkıp yola devam ediyor oluşunuz. Ben bu yönünüzü çok beğeniyorum.

Bir annenin yıkılma şansı yoktur. Bir anne her zaman güçlü olmak zorunda.

Anne olmayan bir kadın dediklerinizi ne kadar anlayabilir?

Zor. Ben de kızım olsa da o anne olunca, “Bak şimdi anne oldun. Artık beni anlarsın” diyebilsem diye düşünüyorum. Ama hiç şansım yok, iki erkek çocuk annesiyim çünkü. Ben de anne olunca, annemi daha iyi anladım.

Bu dünyada, sizin için her şeyden, herkesten önce gelen şey nedir?

Elbette çocuklarım... Her şeyden önce onlar geliyor.

Mesleğinizin de mi önünde?

Aynen; mesleğimden önce geliyor onlar. Benim için ailem hep önde geldi. Kariyerimi düşünmedim. Evin içinde huzurlu olunca öteki işleriniz de güzel gidiyor. Evde yalnız ve mutsuz olursanız, işinizde de başarılı olamazsınız. Benim için öyle. Ailem bana güç veriyor.

HEP OLUMLU DÜŞÜNÜRÜM

Çocuğunuz 6 aylık dünyaya geldi; erken doğum yaptınız, hepimizi korkuttunuz. Oğlunuz Ali şimdi nasıl?

Kocaman oldu, büyüdü. Şişko bir şey oldu. Tosun gibi. Nasıl beslediysem artık! 4 aylık oldu. 6 kiloya geldi.

Merak ediyorum, Ali'nin dünyaya geldiği o tehlikeli dönemde sizi ayakta tutan güç neydi?

Olumlu düşündüm hep. Aklımdan güzel şeyler geçirdim. Ben kötü düşünen bir insan değilimdir. Her şeyin iyi tarafını görürüm. Belki iyi olmasını istediğim için böyle yapıyorum, bilmiyorum. Öyle yapınca zorlukları daha kolay atlatıyoruz. Sürekli iyi şeyler düşünerek kendimi rahatlatıyorum.

GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIM

Peki ya inanç?

İnançlıyım dua ederim. İçimden dua ederken kendimi iyi hissederim. Dua ederken zaten hep güzel şeyleri dile getirirsiniz. Mevcut olanlara şükredersiniz. Şükrettiğiniz zaman elinizdekinin kıymetini bir daha anlarsınız. Ama beni asıl ayakta tutan şey çocuklarım oldu. Çocuğu olan kadınsanız, üzülmeye sıkılmaya vaktiniz olmaz. Sabah 7'de kalkan akşam üzeri 4'te eve gelen bir çocuğum var. Mutlu bir şekilde ayakta olmalıyım. Ona kahvaltısını vermeliyim. Akşam üstü okuldan geldiği zaman onu karşılayabilmeliyim. Kendimi yerden yere atıp, üzülüp ağlayıp, yataktan çıkmamak gibi bir lüksüm yok. En büyük güç bu benim için, beni bütün bunlar ayakta tutuyor.

Erken doğum yapan annelere bizim aracılığımızla bir mesaj vermek ister misiniz?

Bu durum korkulmayacak bir şey değil. Ben ne desem dertlerine derman olamam kimsenin. İnsanın başına gelmeyince anlamaz. Yapılacak tek şey, kendilerini üzmesinler falan demek değil. En azından hastaneye gidip bebekleriyle ilgilendiklerinde o kötü düşünceleri kafalarından atsınlar. Bebeklerin bu olumsuz düşüncelerden etkilenebileceğini düşünüyorum. Beyinlerini boşaltıp ona süt vereceğim, onunla duygusal bir bağ kuracağım diye düşünsünler. Bebeklerine müzik dinletsinler. Ben Ali'ye hep müzik dinlettim. Mozart dinlettim, Vivaldi'nin 'Dört Mevsim'ini dinlettim. Bol bol caz dinlettim, cazı çok severim. Sanki bu yaptıklarım ona iyi geldi. Hastene odasına, küvözümüzün yanına aile resimlerimizi koydum. Bizi hissetsin istedim. Evden hep bir şeyler taşıdım. Hastane odasının enerjisini kırmak için bu tip şeyler götürdüm. Oyuncak götürdüm, kardeşim şiir yazdı onu götürdüm. Bunları yapmalarını annelere tavsiye ederim.

ANNE SÜTÜ MUCİZESİ

Settesiniz, çalışıyorsunuz. Bebeğinizi nasıl emziriyorsunuz?

Biraz zorlanıyorum. Sütü sağıp eve yolluyorum. Çok tatlı bir yardımcım var. O bebeğime bakıyor. Geceleri çok ağlamıyor, uslu. Daha çok gündüzleri yapacağını yapıyor bize. Keyfine düşkün bir bebek. Sütünü içtiği zaman mutlu.

İkinci çocuktan sonra vücudunuzun bozulacağından hiç endişe ettiniz mi?

Asla; sakınılan göze çöp batarmış. Hiç aklımdan bile geçmedi. Belki de bu yüzden eski halime çabucak döndüm. Yediklerime içtiklerime dikkat etmiyorum, çünkü emziriyorum. Ali'de 9 kilo aldım. Ama son üç ayımı yaşamadım. Ali 1.5 kilo doğdu.

Ali ismini koymanızın bir sebebi var mı, kim koydu bebeğinizin ismini?

Babasıyla beraber koyduk. Kaynanalığa kendinizi şimdiden alıştırın derim ben. (Kahkahalarla gülüyor) Sanırım kötü bir kaynana olacağım. Öyle olacağımı hissediyorum. Kız annesi olamayacakmışım gibi geliyor. Bu yüzden de sanırım çocuklarıma, “Oğlum da oğlum” diyeceğim. Gelinler oğullarımı üzmesin sakın. İyi olsunlar, bende iyi olurum.

EŞiMi iŞiNDEN KISKANMAM

Eşiniz Alp Bey, oyunculuk yapmanızı nasıl karşılıyor?

Alp çok keyif alıyor bu işi yapmamdan. Dışarıdan bakılınca öyle ya, işin zorluklarını bilmiyorlar. Alp yakın zamanda anladı.

Alp Bey mesleği gereği pek çok kadınla karşılaşıyor. Kıskanıyor musunuz onu?

Yok canım ne kıskançlığı... (Gülüyor) Onun da mesleğinin zor yanları var. Dışarıdan bakılınca “Aaaa ne güzel hanımlar geliyor, gidiyor” diye düşünülüyor ama öyle olmuyor.

KADiR iNANIR’LA OYNAMAK BÜYÜK BiR MACERA...

Kadir İnanır gibi bir duayenle başrolü oynamak nasıl duygu?

Kadir İnanır dışarıdan sert gibi görünen ama pamuk gibi kalbe sahip olan bir insan... Esprili olduğu zamanlar bile oluyor. Zaman içinde onu tanıyınca çok naif bir insan olduğunu gördüm. Kadir İnanır gibi büyük bir oyuncuyla oynamak, benim için her şeyden önce büyük bir macera... Yarın öbür gün çoluğuma çocuğuma “Bak anneniz Kadir İnanır'la oynamıştı” diyebileceğim.

Az evvel, sette bir sahne çektiniz. Dizide, yine hastane odasındasınız doğum yaparken çocuğunuz ölüyor. Bu gerçeği öğrenince siz feryat figan içinde ağlıyorsunuz.

Benim için keyifsizdi. Ama sonuçta biz oyuncuyuz verilen rolü en güzel şekilde layıkıyla yerine getiririz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious