Zina artık boşanma nedeni değil!

Zina artık boşanma nedeni değil!.16829
  • Giriş : 20.02.2009 / 19:15:00
  • Güncelleme : 20.02.2009 / 19:15:35

Kadının eşinin cebinden habersiz para alması bir boşanma sebebi...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Boşanma konusunda aile mahkemelerince verilen ilginç kararlar, avukat Mehmet Şerif Sağıroğlu tarafından ''Neden Boşandılar?'' adlı kitapta bir araya getirildi.

Kitabın ''Türkiye'de mahkemelere yansıyan gerçek boşanma nedenleri'' başlıklı bölümünde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Hukuk Genel Daireleri'nce boşanma davalarına ilişkin 1964 ile 2008 yılları arasında verilen değişik kararlar yer aldı.

Bu kararlardan bazıları şöyle:

''-Kadının ırzına geçilmiş olması, kocası açısından ortak hayatı çekilmez hale getiren bir olaydır. Türk toplumu, karısı böyle bir duruma düşen kocadan karısını şefkatle bağrına basmasını beklemez. Bu şartlar altında kocayı müşterek hayatı devam ettirmeye zorlamak haksızlık olur. Bu halde boşanmaya karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi/1 Mart 1976)

-Tarafların 3 yıldır aynı evde 2 yabancı gibi yaşadıkları, aynı ortamda yemek yemedikleri, farklı odalarda yattıkları, kadının istek ve düşüncelerini yazıp kapı altından atmak suretiyle kocasıyla iletişim kurduğu, bu yazılarda kocasından nefret ettiğini de belirttiği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi/17 Aralık 2003)

-Davacı kocanın davalı kadını evden kovduğu, davacı kadının ise kocasının kendisini daha çok sevmesini temin amacıyla onun yemeğine tırnak, idrar ve kan kattığını beyan ettiğinin anlaşılmasına göre davacı kadın daha ziyade kusurludur. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi/26 Şubat 2002)''


BAZI KARAR GEREKÇELERİ

Boşanma davalarında karar gerekçeleri arasında yer alan bazı ifadeler de kitapta şöyle sıralandı:

''-Kadının kocasının cebinden habersiz para alması güven duygusunu sarsıcı ve ahlak kurallarına ters düşen bir eylemdir.

-Kocanın geceleri yatağını sık sık ıslattığı ve bu rahatsızlığın sürekli nitelikte olduğunun tıbbi raporla sabit olduğu anlaşıldığından, kadının bu duruma katlanması beklenemez.

-Kocanın evlilik görevlerini yerine getirmediği, karısını 'Seni boşadım, boşsun' diyerek evden kovduğu anlaşılmaktadır.

-Kocanın karısını devamlı olarak silahla tehdit ettiği, dövdüğü, halıya sarıp üzerine oturduğu anlaşılmaktadır.

-Kadının kendisini aşırı şekilde ibadete verdiği, yemek yapmadığı, evin temizliği ve çocuklarla ilgilenmediği anlaşılmaktadır

-Kadının alışılagelmiş temizlik kurallarına uymadığı, adeta saçından yağ damladığı ve koktuğu anlaşılmaktadır.

-Kadının televizyona çıkarak aile sırlarını açıkladığı anlaşılmaktadır.''


BOŞANMANIN TARİHÇESİ

Tarihte ilk klan ve topluluklardan evlilikler hakkında bilgilere de yer verilen kitabın ''Evlenme ve boşanmanın kısa tarihi'' adlı bölümünde, Avrupa Birliği (AB) üyesi olan İtalya'da boşanmanın ilk kez 1974 yılında halk oyuna sunularak kabul edildiği, bu yıldan sonraki ilk 5 yılda 5 milyon insanın boşanmak için buşvuruda bulunduğu belirtildi.

Kitapta, İrlanda'da 1995 yılındaki bir halk oylamasıyla kaldırılan boşanma yasağının, günümüzde Malta'da hala yürürlükte olduğu da ifade edildi.

Eski Türkler'de boşanmaya ilişkin ''Kocanın zina etmesi, kocanın kendisine fena muamelede bulunması veya kocanın iktidarsız olması durumunda kadının boşanmaya hakkı olduğu kabul edilirdi. Kadının zina etmesi de koca için bir boşanma sebebiydi'' tespiti de kitapta yer aldı.

''ZİNA'' NEDENİYLE BOŞANMALARDA DÜŞÜŞ

Kitapta yer verilen 1923 ile 2006 yılları arasındaki Türkiye İstatistik Kurumu göstergelerine dayandırılan bir grafiğe göre, evlilik ve boşanmaların bugüne kadar düzenli bir artış göstermesine rağmen ''zina'' nedenine dayalı boşanma oranlarının ciddi anlamda düştüğü anlatıldı.

Kitapta, 1960 ile 1969 yılları arasında ''zina'' gerekçesiyle boşanan çift sayısı 18 bin 832 çift iken, 2000 ile 2006 yılları arasında sadece 566 çiftin bu gerekçeyle boşandığına dikkat çekildi.

Yine mevcut boşanmalar içinde en çok başvurulan boşanma nedeninin, ''evlilik birliğinin sarsılması (şiddetli geçimsizlik)'' olduğu ve bu nedenle yaşanan boşanmaların yıllar içinde büyük artış gösterdiği anlatılan kitapta, TÜİK'in göstergelerine göre 1940 ile 1999 yılları arasındaki 722 bin 539 olan boşanma sayısının, son 6 yılda gerçekleşen boşanma sayısıyla neredeyse eşit olduğu vurgulandı.

Kitapta, 2000 ile 2006 yılları arasında ''evlilik birliğinin sarsılması'' nedeniyle gerçekleşen boşanma sayısının 564 bin 618 olarak kayıtlara geçtiği vurgulandı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*