OĞUL KAYBINDAN SONRA MÜCADELE
Yasemin Minguzzi, kay kay malzemesi almak için gittiği pazarda bıçaklanarak yaşamını yitiren oğlu Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesi. Oğlunu kaybettiği günden bu yana, suçluların en ağır cezayı alması için azimle mücadele ediyor. Ancak, sanıklar 18 yaşından küçük oldukları için alacakları ceza en fazla 24 yıl hapisle sınırlı. Yasemin Minguzzi, başlattığı mücadeleyle çocuk infaz yasasında değişiklik yapma çalışmalarına öncülük ediyor. Artık, Mattia Ahmet Minguzzi’siz ilk Anneler Günü’nü geçiren Yasemin Minguzzi, oğlunun her yıl Anneler Günü için aldığı çiçekleri anarak duygusal bir yolculuğa çıkıyor.
DUYGUSAL ANILAR VE HEDİYELER
Yasemin Minguzzi, 14 yaşında hayatını kaybeden oğlu Mattia Ahmet’in kendisine 8 yaşında hazırladığı hediyenin anlamını paylaştı. “Anneler Günü’nde Ahmet mutlaka tek başına gidip çiçek alırdı” diyen Minguzzi, evin deposunda bulduğu bir çantanın hikayesini anlattı. Bu çanta, 13 Mayıs 2018’de oğlu Ahmet’in yokluğunda teyzesi tarafından kendisine verilmiş. Çantanın içindeki çiçek, kalp ve “Seni çok seviyorum anne Mattia” yazılı not, Yasemin için çok zor bir anı oldu.
TEHDİTLERE RAĞMEN DURMAK YOK
Yasemin Minguzzi, oğlunun katillerinin en ağır cezayı alması için yürüttüğü mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyor. Gelen tehditlere rağmen, yasa değişikliği konusunda durmadan çalıştığını belirtiyor. “Yasa değişikliği zaten olması gereken bir şeydi, bir Ahmet’imiz gitti, başka Ahmetler gitmesin diye bir Mattia Ahmet Minguzzi yasası geliyor” diyen Yasemin, mücadeleye devam edeceğini vurguluyor. Aynı zamanda, acılı annelerin desteğiyle güç bulduğunu ifade ediyor.
VAKIF KURMA HAYALİ
Yasemin Minguzzi, oğlu adına bir vakıf kurmayı planlıyor. Amacı, sokak çocuklarını rehabilite etmek ve onlara faydalı bir alan sunmak. “Biz bir vakıf kuracağız, ismi Ahmet’in ismi olacak, sokaktaki çocuklara faydalı bir şey olsun” diyor. Yasemin ayrıca, diğer annelere de bir mesajı var: “Sadece acılı anneler değil, çok güzel anneler de var. Hepsinin Anneler Günü’nü kutluyorum. Çocuklarına sarılsınlar, hiç bırakmasınlar. Her geçen dakika o kadar önemli ki…”