Adanalılar 75 yıldır ‘karadon’ giyemiyorlar

Çukurova'nın simgelerinden şalvar 1935'ten bu yana yasak. Karadon olarak da bilinen şalvarın yasaklanma nedeni ise medeni kıyafet giyilmesini istemek. Yasak ise hala devam ediyor.

Çukurova’nın simgelerinden şalvarın, 1935 yılında valilik kararıyla giyiminin yasaklandığı ortaya çıktı.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, siyah rengi, genişliği ve rahatlığıyla yörede özellikle kırsal kesimde halen yaygın olarak kullanılan şalvar, 1833 yılında Mısırlı İbrahim Paşa’nın Çukurova’yı istila etmesiyle Adana’ya giriş yaptı.

Mısırlı Fellahların (tarım işçileri ırgat) Çukurova’ya yerleşmeleriyle yaygınlaşan şalvar, yöre halkı tarafından da benimsenerek daha çok tarlada çalışırken giyildi.

Şener Şen ve Müjde Ar’ın çevirdiği ”Şalvar Davası” adlı filme konu olan, son dönemlerde ünlü sanatçıların da giymeye başladığı ”Adana Şalvarı”, günümüzde de halen popülerliğini koruyor. Adanalı gazeteci Aytekin Gezici’nin Çukurova’da bölgesel yayınlanan haftalık Refleks gazetesinde yer verdiği araştırması şalvarla ilgili bir gerçeği ortaya çıkardı.



1918 yılından bu yana Adana’da yayım yapan Yeni Adana gazetesinin İlk Kanun (Aralık) 1934 Salı tarihli sayısında, ”Bu ay başından itibaren Adana’da karadon giyilmeyecek” manşeti yer alıyor.

Vilayet makamı kaynak gösterilen haberde şöyle deniliyor:

”1935 senesi İkinci Kanun (Ocak ayı) ayından itibaren Adana şehri ile merkez kazasına bağlı köyler halkının (karadon) giymeleri (Vilayet Umumi Meclisi) ve (Vilayet İdare Heyeti) kararıyla yasak edilmiş ve bir sene ara verilmiştir.

Bu müddet 1935 senesi ikinci kanun ayında bitecek ve yasak hükmü tatbik edilmeğe başlanacaktır.

Bunun için ikinci kanun ayından itibaren üzerlerindeki karadonu bırakıp, pantolon giymek suretiyle medeni kıyafete girmeyenlerden İdare Heyeti kararıyla 5 liradan 25 liraya kadar para cezası alınacaktır.

Bu cezalara karşı itiraz ve temiz (temyiz olacak) hakkı yoktur. Son defa olarak umuma ilan olunur.”

”YASAĞIN İPTALİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA YOK”

Gazeteci-Yazar Gezici, o yıllarda Adanalıların yasağı ilk sıralar ”başa gelen çekilir” diyerek şalvar-pantolon karışımı geniş giysileri tercih ettiğini, köylülerden bir bölümünün ise şehirde işi gücü bitene kadar komşudan tedarik edilen pantolonu giydiğini aktardı.

Şalvarın üzerine pantolon giyenler olduğuna da işaret eden Gezici, halkın bu durumu ”çatala (köylük yerde kuş avlamada kullanılan, tahtadan yapılan el yapımı alet) binmek” olarak tabir ettiklerini kaydetti.

Gezici, 1935’de getirilen bu yasağın sonrasında iptal edildiğine ilişkin Adana Valiliği ile İl Genel Meclisinden herhangi bir açıklama yapılmadığını ifade ederek, ”Doğal olarak günümüzde de valilik kararıyla şalvar giymek yasaktır” dedi.

VALİLİĞİN GÖRÜŞÜ

Adana Vali Vekili Fikret Deniz, Valilik arşivlerinin 1980 yılında yaşanan selde zarar gördüğünü, bu nedenle bu tarihten önceki arşive gidemediklerini kaydetti.

Adana’da uzun yıllar vali yardımcılığı görevinde bulunan ve geçen yıl kasım ayında emekliye ayrılan Mehmet Demir ise o dönemlerde getirilen yasağın kaldırıldığına dair bir kararın bulunmadığını belirterek, ”Yasak kağıt üzerinde devam ediyor. Ancak, karar 1950’li yıllardan bu yana uygulanmıyor” dedi.

ŞALVAR

Adana kent merkezinde nadir olarak giyilen, buna karşın kırsal kesimde halen yaygın olarak kullanılan şalvar, dikdörtgen kesimlidir. Ağı düzgündür ve yere kadar iner. İki yanında ayak geçecek kadar açıklık vardır. Şalvarlar genellikle altı metre kadar kumaştan yapılır. Bolluk belde bir uçkurla toplanır.