Akdağ: Demokraside iktidardan korkulmaz

Akdağ, ''Demokraside iktidarı vesayet altına almaya çalışan, çoğu zaman da alan güçlerden korkacaksın'' dedi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ”Demokraside iktidardan korkmayacaksın, demokraside iktidarı vesayet altına almaya çalışan, çoğu zaman da alan bir takım güçlerden korkacaksın” dedi.

Bakan Akdağ, bir otelde düzenlenen Sağlık Bakanlığı ile Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Teknik Çalışma Toplantısına katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Akdağ, yargı reformu sürecine işaret ederek, Türkiye’de yargı reformunun kısa zamanda yapılması gerektiğini ifade etti.

”Yargı reformu bir tarafta halkın iradesinin tıpkı yasama ve yürütmede olduğu gibi yargının üzerine hakim kılarken öbür taraftan da adalet mekanizması hızlı işler hale getirilmelidir” diyen Bakan Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Türkiye İstatistik Kurumunun yaptığı yaşam memnuniyeti anketlerine baktığımızda, 2003 yılından beri bize enteresan ip uçları verdi. Sağlık hizmetlerinden memnuniyete baktığımız zaman, vatandaşın memnuniyetinin yüzde 39’lardan yüzde 65-66’lara yükseldiğini görüyoruz. Asayiş sorulduğunda vatandaşımıza yine 57’lerden 77’lere, eğitime baktığımızda 40’lardan 58’lere çıktığını görüyorsunuz. Yine enteresan biçimde son üç yıl 2007, 2008, 2009’da bu memnuniyet oranları bir düzlüğe erişmiş görünüyor. Ama adaletle ilgili, yargıyla ilgili vatandaşın memnuniyeti sorulduğunda özellikle son yılda çok büyük bir düşüşün yaşandığı görülüyor. Vatandaşımız aslında sisteme de olup bitene de notunu veriyor. Türkiye’de gerçekten yüksek yargının hem belirlenen hakları ve seçilme biçimleri, hem de sistematiği bugün çağdaş ülkelerde olduğundan çok uzaklarda kalmıştır.”

Sağlıkta dönüşümü büyük bir reform hareketinin sağladığını söyleyen Akdağ, ”Demokrasi alanında, özgürlükler alanında yargı alanında da gerekli reformları mutlaka ülkede tamamlamak zorundayız” diye konuştu.
”…SANDIKTA HESAP VERMEKTİR”

İktidar olarak çalışmak istedikleri yöneticileri kendilerinin seçmek istediğini ancak yargı kararıyla geri dönen bürokratlar nedeniyle başarının engellendiğini söyleyen Bakan Akdağ, şunları kaydetti:

”Yöneticiliklerin belirlenmesi ve yöneticiliklerin devamı konusunda performansı ve verimliliği ortadan kaldıran, ‘sırası gelen atanır, atandıktan sonra da ömür boyu orada kalır’ sistemleri gerçekten başarının önündeki en büyük engeldir. Mutlaka İdari Yargı geleneği, yönetimde olan erkin siyasetin kendisi ile birlikte kimlerin yöneticilik yapacağı hususundaki düşüncesine saygı gösterecek bir olgunluğa erişmelidir. 1982 Anayasası’yla şöyle kurgulanmış; ‘Türkiye’de siyasetçiler yanlış yapar, o zaman bir bürokrat kesimi oluşturup bunları güçlü kılmak lazım ki siyasetçilerin yaptığı yanlışları onlar önlesin’. Böyle demokrasi olmaz, demokraside yanlışın bedeli sandıkta hesap vermektir.”

Demokraside iktidardan korkulmaması gerektiğini, siyasetçinin önünde her zaman sandığın olduğunu belirten Akdağ, ”Demokraside iktidarı vesayet altına almaya çalışan, çoğu zaman da alan, Türkiye’nin geçmişinden bahsediyorum, bir takım güçlerden korkacaksın. Bu silahlı kuvvetler olabilir, yargı olabilir, uygunsuz biçimde bir araya gelmiş bir sermayenin basını ele geçirmesi olabilir. Buna benzer bir takım şeylerden korkmak gerekir. Yoksa siyasetçinin nesinden korkacağız ki sandık önümüzde” dedi.

SAĞLIKTAKİ DÖNÜŞÜM

Konuşmasının sonunda sağlıkta yaşanan dönüşümü anlatan Akdağ, ”Sağlıkta büyük bir yapısal dönüşüm gerçekleşti. 2008 yılında OECD bir rapor yayınladı ve bu raporda Türkiye sağlık sistemindeki dönüşüm ‘big bang’ yani, devasa çok büyük, bütün yapıyı değiştirici olarak tanımlandı. Gerçekten öyle olmuştur” diye konuştu.

Geldikleri noktada vatandaşın sağlık hizmetlerinden memnuniyetinin arttığını, ülkede ortalama insan ömrünün uzadığını ve kişilerin sağlık harcamalarına ayırdığı payın azaldığını söyleyen Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

”2003 yılında yapılan bir araştırmada Türkiye’de her bin yoksul hareden 15’inin ileri derecede ağır bir sağlık harcaması yaptığı için fakirleştiğini gösteriyor, 2006 yılında bu oranın bin de 7’ye düştüğünü görüyoruz. Bu sene yeniden bu çalışmayı değerlendiriyoruz. Umuyorum binde 2’lerin bile altına düşmüş olarak çıkacaktır. Bu çok önemli bir gelişme.”

Sağlık Bakanlığı’na ait tek bir ambulans mülkiyeti yokken 18 ambulans helikopterin hizmet alımı ile kurulan sistemde çok güzel çalıştığını anlatan Akdağ, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde kamu-özel ortaklığı yaptıklarını, Sağlık Bakanlığı’nda hizmet alım şirketleri yoluyla çalışan personel sayısı 2002 yılında 17 bin kişiyken bugün bu sayının 120 binlere çıktığını vurguladı.

Hizmetin kalitesinin arttığını ifade eden Akdağ, kamu-özel ortaklığının gelişerek devam edeceğine işaret etti.

MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan da ”Sadece bir sivil toplum temsilcisi olarak değil sadece bir vatandaş olarak yapılanları taktir etmememiz mümkün değil” dedi.