Akşener’den Kılıçdaroğlu’na kritik ziyaret

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etti.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda talebi olup olmadığı sorusuna, “Bana gelmiş herhangi bir talep yok” karşılığını verdi. 10 büyükelçinin Kavala çağrısına tepki gösteren Akşener, “Bu talebi doğru bulmuyoruz” derken, Kılıçdaroğlu, “Dışarıdan yapılacak hiçbir müdahaleyi doğru bulmayız” açıklamasını yaptı

Millet İttifakı’nın iki büyük ortağı dün CHP Genel Merkezi’nde buluştu. İYİ Parti lider Meral Akşener ve beraberindeki kurmay heyetini CHP’de ağırlayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na, Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ile Genel Başkan Yardımcıları Bülent Kuşoğlu, Oğuz Kaan Salıcı ve Muharrem Erkek eşlik etti. Yaklaşık 2 saat süren görüşmenin ardından iki lider ortak açıklama yaptı, soruları yanıtladı.

Millet İttifakı’nın “istişare” kavramını tekrar Türkiye’nin gündemine getirmesini önemli bulduğunu söyleyen Akşener, “Bizi yönetenlere de ‘Ben yaptım oldu’ fikrinin, Türkiye’yi getirdiği nokta açısından, onların da istişare kavramını tekrar hayatlarına almasına örnek olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Kılıçdaroğlu da, Türkiye’nin pek çok sorunu olduğunu belirterek, “Bu sorunlardan Türkiye’nin arınması, kendisine yeni bir yol haritası çizmesi, daha güçlü, daha dinamik bir yapıya ulaşması lazım. Bunun için istişarelerde bulunduk. İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem ile ilgili bize çalışma verdiler. Altı siyasi partinin genel başkan yardımcıları bu konuda çalışma yapıyor. Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur” açıklamasını yaptı.

“10 ülke büyükelçisinin Osman Kavala’nın serbest bırakılması yönündeki çağrısına” ilişkin soruyu yanıtlarken Akşener, “Dışişleri Bakanlığı’na böyle bir talepte bulunulmasını doğru bulur muyuz? Hayır, bulmayız ama böyle taleplerin Türkiye’ye yapılır olmasına yol açmayı da doğru bulmayız. Rahip Brunson’u hatırlatan eylem ve söylemlerden Türkiye’nin uzak durmasının, Türkiye’nin itibarını öne koymasını tavsiye ederiz. Bütün bunların önüne geçecek tek yolun gerçekten hukukun işletilmesidir. Türkiye’deki hukuku, yargıyı oluşturan kurumların işlemesidir” dedi.

‘İtibarımızı koruyalım’

Kılıçdaroğlu, aynı soruya şu yanıtı verdi: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti AİHM’in kararlarına uyacağı sözünü verdi. Bunun için de bir anayasa değişikliği gerçekleşti. İmza attığınız sözleşmenin gereğini yapmıyor ve arkasında durmuyorsanız itibar kaybeden Türkiye ve onu yönetenler olur. Biz Türkiye’nin itibarının her alanda korunmasını isteriz. AİHM’in bir kararı varsa o kararın da uygulanmasını isteriz. Eğer Türkiye gerçekten demokratik bir hukuk devletiyse bu çerçevede hareket etmesi lazım. Türkiye’ye dışarıdan yapılacak hiçbir müdahaleyi doğru bulmayız. Ama dışarıdan müdahale etmesine ortam hazırlayacak yönetimi de kabul etmeyiz. Türkiye hukuk devletinin kuralları içinde gereğini yapar. Geldiğimiz nokta üzücü.”