Alevi Dedesi: Aynı İslâm’ın meyveleriyiz

Oruç açma programına katılan Alevi vatandaşlar, birlik beraberlik mesajları verdi.

Balıkesir İşadamları Derneği (BİAD) tarafından, Hicri muharrem ayı dolayısıyla düzenlenen oruç açma programına katılan Alevi vatandaşlar, birlik beraberlik mesajları verdi. Yemekte konuşan Seyit Köse Süleyman Ocağı Dedesi Naci Yüksel, Alevilerin kurtuluşu kesinlikle Nuh'un Gemisi gibi gördüğünü söyledi. Yüksel, "Çünkü Yüce Rabbim, 'Ehli Beyt'in ipine sıkı sıkı sarılın.' diyor. Bizim barışımızı ve kardeşliğimizi sağlayacak ve İslam'ı yaşatacak da Ehl-i Beyt'tir. Bizler gönülden gönüle giderek bir olmalıyız, çünkü aynı İslâm'ın meyveleriyiz. Yüce Rabbim bizden, birbirimizi sevmemizden başka bir şey istemiyor." dedi.

BİAD tarafından Yücel Et Restoran'da düzenlenen programa Balıkesir Valisi Ahmet Turhan, İl Müftüsü Turgut Açari, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Hasan Yılmaz, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü İlhan Aslan, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mehmet Gökçek, İş-Kur İl Müdürü Nazım Balcı, Dede Yüksel, BİAD Başkanı Osman Kurplikaya, Alevi vatandaşlar ve işadamları katıldı.

Program, Müftü Açari'nin Kur'ân okumasıyla başladı. Yüksel'in duasının ardından oruç açıldı. Daha sonra kısa bir konuşma yapan BİAD Başkanı Kurplikaya, Alevi ve Sünnilerin bin yıllık kardeşlik bağları bulunduğunu vurgulayarak, "Bin yıldır aynı topraklarda yaşayan ortak geçmişimizin neticesi olarak, birarada ve kardeşliği devam ettirme noktasında bu ortak değerimizi hatırlamak ve hatırlatmak adına böyle bir organizasyon düzenledik. Programı teşriflerinizden dolayı hepinize teşekkür ediyoruz." şeklinde konuştu. Dede Yüksel ise İslâmiyet'in insanların kaynaşmasına vesile olan barış dini olduğuna dikkat çekti. Muharremin matem ayı olduğunu belirterek, "Bu ayda bizleri hatırlayan işadamlarımızdan Allah razı olsun. Allah, birinizi bin etsin. Aleviler, Adem atadan Hz. Muhammed Mustafa (SAV)'ya kadar orucunu tutmaktadır. Muharrem orucu, bilinen 124 bin peygamberin tuttuğu bir oruçtur. Peygamberimiz de orucunu tuttu. Aleviler de Hz. Hüseyin (RA) Efendimiz şehit edilmeden önce de muharrem orucunu tutuyordu. Sünni kardeşlerimiz de tutuyordu bu orucu. Alevi ve Sünni inancında değişen bir şey yok. Aleviler de Sünniler de aynı Allah'a, aynı Peygamber'e ve aynı Kur'ân'a inanıyoruz." dedi.

'KİMLİĞİMDE İSLÂM YAZMASINDAN ONUR DUYUYORUM'

Aynı Kur'ân ve aynı Peygamber'den güç aldıklarını söyleyen Naci Yüksel, şöyle devam etti: "Gerektiğinde Hak yolunda seve seve canımızı feda edecek kadar Allah'ı seviyoruz. O'na sonsuz bağlıyız. Kimliğimde İslâm yazmasından onur duyuyorum. Hiçbir şekilde kimliğimde İslâm yazmasından rahatsız değilim. Alevileri tanımayan bazı kişiler, 'Alevilik, İslâm'ın içinde mi dışında mı?' demekle Alevileri üzmektedir. Alevilik, İslâm'ın tam içerisindedir. Bunda hiçbir şüphemiz yoktur. Bize bu imkanı sağlayan BİAD'a çok teşekkür ediyorum."

İl Müftüsü Turgut Açari ise Hz. Muhammed (SAV)'in, inancı sevgiyle beraber yücelttiğini anlattı. Kur'ân-ı Kerîm'de, inananların ancak kardeş olabileceğinin buyurulduğuna işaret ederek, "Yaratılışımızın gayesi, bir ve beraber olmaktır. Tanışmak, kaynaşmak ve paylaşmaktır. Kesinlikle bölünmek, parçalanmak ve ayrışmak değildir. Yıllarca birbirimizi tanıyamamaktan veya yanlış anlamak ve anlatılmaktan kaynaklanan hatalarımız ve eksiklerimiz oldu. Biz biriz, aynı ağacın yaprakları, dalları ve meyveleriyiz. Kök bir, gövde bir ama ağaçsa onun mutlaka çeşitli dalları ve budakları olacaktır. Bu asla ayrılık gayrılık sebebi değildir. Birbirimizi tanımaya şiddetle ihtiyacımız var, bunun için çaba göstermemiz lazım." diye konuştu.