Arınç: Ekonomi ve siyasi istikrar siyam ikizleri gibidir

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ekonomik gelişme ve siyasi istikrarın birbirlerini tamamlayan unsurlar olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ekonomik gelişme ve siyasi istikrarın birbirlerini tamamlayan unsurlar olduğunu söyledi. Arınç, “Ekonomi ve siyasi istikrar adeta siyam ikizleri gibidir. Siyasi istikrar sağlanmadan ekonomik gelişme olmaz. Ekonomik gelişme olmazsa siyasi istikrar mutlaka tehlikeye düşer.” dedi.

Bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Boğaziçi Zirvesi başlangıç yemeğine katılan Arınç, “Hepinizin bildiği gibi Boğaziçi zirvelerinin temel amacı Orta Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Orta Asya arasında karşılıklı olarak siyasi ekonomik ve kültürel ilişkileri ve iş birliğini geliştirmek olarak belirlendi. Bu amaç kapsamında seçilen coğrafyanın son 10 yılda ve gelecek 10 yıl içerisinde ekonominin ve küresel siyasetin merkezi konumunda olması bu tercihin isabetli olduğunu göstermektedir.” diye konuştu.

Ekonomi ve siyasi istikrarın birbirlerini tamamladığını belirten Arınç, şöyle devam etti: “Hepimiz bilmekteyiz ki ekonomik gelişme ve siyasi istikrar içi içe geçmiş birbirlerini tamamlayan unsurlardır. Her toplantıda ifade ettiğim gibi ekonomi ve siyasi istikrar adeta siyam ikizleri gibidir. Siyasi istikrar sağlanmadan ekonomik gelişme olmaz. Ekonomik gelişme olmazsa siyasi istikrar mutlaka tehlikeye düşer.”

Konuşma esnasında, AK Parti’nin bugün kuruluş yıl dönümü olduğunu hatırlatan Arınç, “Bugün yani 19 Kasım, 19 Kasım 2002’de kurulan AK Parti Hükümeti’nin 11. Yıl dönümüdür. Benim de meclis başkanlığına seçildiğim gündür.” şeklinde konuştu.

Arınç, küresel bir iddiada bulunmak için Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki tüm ülkelerin de bölgede, bir tane istikrarsız ülke kalmayana kadar aynı perspektiften bakmasını çok önemli bulduğuna dikkat çekti. Arınç, “Savaşın, kargaşanın kavganın olduğu bir ülkeye veya coğrafyaya sermaye gelmez. Sermaye güvenilir ve istikrarlı bir ortam ister. Küresel rekabet için ancak ve ancak Kuzey Afrika ve Orta Doğu bölgesinde tüm düşmanlıkların, iç çatışmaların ve siyasi belirsizliklerin bitirilmesi için çalışmak ve çabalamak zorundayız. En kötü barış en masum savaştan iyidir.” diye konuştu.

Bu noktada bu yılki zirvenin ana temasının sürdürülebilir küresel rekabette Orta Doğu ve Kuzey Afrika olarak seçilmesini anlamlı bulduğunu kaydeden Arınç, “Küreselleşen dünyada ticari ilişkilerde karşılıklı etkileşim ve bağımlılık önemli bir unsur haline gelmiştir. Bu nedenle öncelikle siyasi ilişkilerin sağlam bir zemine oturtulması siyasi krizlerin ve ihtilafların çözümlenmesi ilişkilerin karşılıklı güçlendirilmesi önemlidir. Serbes dolaşımın önündeki engellerin aşılması ulaşım imkanlarının iyileştirilmesi de bunun tamamlayıcı unsurlarıdır.” dedi.

Kanına verilen önemden bahseden Arınç, sözlerine şöyle devam etti: “Zirvede diğer oturumlardan birinde kadın girişimciliğinin konuşulacak olmasını çok önemsiyorum. Bölgemize yönelik ön yargıların kırılmasının kadınımızın sosyal ve ekonomik hayatta artan ağırlığını göstermenin ve teşvik etmenin hepimize düşen bir sorumluluk olduğuna inanıyorum. 4. Boğaziçi Zirvesi’nin Türkiye ile bölge ülkeleri arasında yeni işbirliği imkanlarını ve fırsatları ortaya çıkarmasını diliyorum.”