Arınç’tan Demirtaş’a ‘duygusal kırılma’ tepkisi: Utanmaz adamlar!

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın 'Kürtlerin duygusal kırılma yaşadığı' yönündeki açıklamalarına sert tepki gösterdi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘Kürtlerin duygusal kırılma yaşadığı’ yönündeki açıklamalarına sert tepki gösterdi. Arınç, “Kobani’ye gelince mi duygusal kırılma oldu? Senin duygusal kırılmanın bin mislini ben yaşadım ama dağa çıkmadım, isyan etmedim, elime silah almadım. Utanmaz adamlar!” ifadelerini kullandı.

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda il danışma meclisi toplantısına katılan Bülent Arınç, kızının başörtüsü nedeniyle üniversiteye alınmadığını tekrarladı. Yaşadıkları mağduriyetlerden bahseden Arınç, “Kızım 15-16 yıl önce Manisa Celal Bayar Üniversitesi Edebiyat Bölümü’ne kaydoldu. “Birinci sene başındaki örtüsüyle üniversiteye gitti, hiçbir sıkıntı yoktu. Ama ikinci sene üniversitenin kapısı duvar oldu. Kendisini sokmadılar. Arkadaşlarıyla beraber ‘siz artık buradan giremezsiniz’ dediler. Ben velisiydim ve de milletvekiliydim. Biliyordum meselenin ne olduğunu. Ama gidip kavga ettim. Geçtiğimiz sene açıktı da bu sene niye böyle? Yok ‘YÖK’ün kararı var, bilmen ne var’ falan filan…Kavgalar işe yaramadı, kızım üniversiteye giremedi. Arkadaşlarıyla beraber içeridekilere gözü yaşlı olarak baktı. 3 gün 5 gün böyle geçti. Sonra birisi onlara dedi ki başınızı böyle bağlamaz da şöyle bağlarsanız olabilir. Bir başkası şapka takmalarını önerdi, şapka takıp girdiler. Hatta ironi yapıp tavşan kulaklı şapka taktılar. ‘Bu şapka da olmaz’ denildi. ‘Peruk taksanız olur’ dediler ama o da olmadı. Peruğu başlarından alıp yere attılar. Güvenlik görevlisi acıdı ‘arkada bir girip var, oradan girerseniz belki içeride bir şey yapmazlar’ dedi. Orada girdi yakaladılar, dışarı attılar.” dedi.

Selahattin Demirtaş’ın açıklamalarına değinen Arınç, şöyle konuştu: “Hani geçen gün HDP’nin genel başkanı bu 6-7 Ekim olaylarından sonra günah çıkartır gibi bazı açıklamalar yaptı ya! Evet sokaklarda insanlar öldü, araçlar yakıldı, şu oldu bu oldu… ‘Peki sorun bakalım neden oldu? diyor Demirtaş. Sorduk; ‘neden yaptınız bunu?’ ‘Eh duygusal kırılmaya uğradı Kürtler’ diyor. Ne olmuş da duygusal kırılmaya uğramış? Kobani’yi IŞİD işgal etmiş. Peki o bölgede zaten güvenlik yok. Bu IŞİD dediğin şey başka şehirleri de işgal etti. Gazze’de bombalar patladı, Filistin’de şunlar oldu. Musul, Kerkük, Telafer buralarda da kanlar döküldü. O zaman bir duygusal kırılma olmadı mı? Kobani’ye gelince mi duygusal kırılma oldu. Peki hepsi oldu diyelim. Siz duygusal kırılma olunca sokağa çıkıp 3 tane insanı pencereden atıp, başlarını taşla ezip üzerlerinden araçla geçmek için fırsat mı kolladınız. Her duygusal kırılmaya uğrayan milletin ambulanslarını, polis araçlarını yakacak, sokakta insan kurşunlayacak olsa Türkiye’nin hali ne olur? Senin duygusal kırılmanın bin mislini ben yaşadım ama dağa çıkmadım, isyan etmedim, elime silah almadım. Utanmaz adamlar!”

“Sabrettik, demokrasi var dedik, millet iradesi var dedik. Çok şükür!” diyen Arınç, “Siyasi hayatımda parti kapatmaları görmüş, hepsinde sanık olmuş bir insanım. 1969-1970’de Milli Nizam Partisi kuruldu. Gençlik kolları başkanı yaptılar beni. 1971’in Mayıs’ında İşçi Partisi ile beraber bizi kapattılar. Sebep; Prof. Dr. Necmettin Erbakan -Allah ona rahmet etsin!- İzmir’de ‘İslam ve İlim’ diye bir konferans vermiş. O konferanstaki konuşmaları gençlik kolları kitapçık haline getirmiş ve faaliyet raporuna koymuş. İslam ve İlim raporunu faaliyet olarak kabul etti diye Anayasa Mahkemesi bizi kapattı. İsyan etmedik. Gözyaşı içinde kaldık ‘Yazıklar olsun’ dedik. Bundan dolayı bir parti kapatılır mı?” ifadelerini kullandı.

CİHAN