Avrupa’daki olumsuz Türk imajını sporcular ve Türk okulları düzeltecek

Geçtiğimiz günlerde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yapılan Dünya Kick Boks Şampiyonası'na Alman Milli Takımı adına katılan Atila Dikilitaş, dört dalda madalya aldı.

Geçtiğimiz günlerde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan Dünya Kick Boks Şampiyonası’na Alman Milli Takımı adına katılan Atila Dikilitaş, dört dalda madalya aldı. Adanalı gurbetçi, Almanya’da yaşayan bir sporcu olarak Alman Milli Takımı adına madalya almaktan gurur duyduğunu söyledi. Avrupa’daki olumsuz Türk imajını yeni nesil başarılı sporcularla beraber açılan Türk okullarının düzelteceğini söyleyen Dikilitaş, Türklerin kurduğu sivil toplum kuruluşlarının da çok başarılı işler yaptığını vurguladı.

International Sport Kickboxing Association(ISKA) tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan Dünya Boks Şampiyonası’na 14 ülkeden 350 sporcu katıldı. Alman Milli Takımı adına müsabakalara katılan Adanalı Atila Dikilitaş, 2’si altına olmak üzere 4 dalda madalya aldı. Atila Dikilitaş, 22 yıl önce Almanya’ya yerleşmiş. Küçük yaşta Adana’da karateye başlayan başarılı sporcu, “Küçükken çelimsizdim ve çok dayak yiyordum. Kendimi savunmak için karateye başladım. Tabi işin felsefesini kavrayınca bu sporun şiddete başvurmak için yapılmadığını anladım. 20 yaşlarıma geldiğimde de siyah kuşağımı aldım ve o sıralar Almanya’ya gittim.” şeklinde dövüş sporlarına başlama sürecini özetledi. Almanya’da spora devam eden Dikilitaş, Alman Milli Takımı adına da müsabakalara katılmış. Dikilitaş, son olarak dövüş sanatları adına dünyadaki sayılı organizasyonlardan olan ve bu yıl ISKA tarafından KKTC’de düzenlenen Dünya Kick Boks Şampiyonası’na katıldı. İki altın iki bronz madalya kazanan gurbetçi sporcu, başarısını annesinin dualarına bağlıyor. Yarışmaya katılmadan önce Adana’ya uğrayıp annesinin duasını aldığını ifade eden Atilla Dikilitaş, duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Hangi alanda olursa olsun başarılı olan kişinin Türk olması nedeniyle Türkiye adına gurur duyduğunu ifade eden Atila Dikilitaş, “Sporda başarılı olmam, Türklerle Almanların kaynaşması adına da önemli. Zaten bir entegrasyon sorunu var. Bunu sürekli dile getiriyorlar. Ben de diyorum ki alın size entegrasyon. Bir Türküm ama Alman Milli Takımı adına yarışıp madalya alıyorum. Almanya adına müsabakalara katılmam, entegre olma çabamızın en büyük göstergesi.” ifadelerini kullandı. Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin çoğunda Türk imajının iyi olmadığını anlatan şampiyon sporcu, bunu yeni neslin başarılı sporcularının ve özellikle de Türk okullarının düzelteceğine inandığını söyledi. Almanya’da son yıllarda açılan Türk okullarının çok başarılı olduğunu ve her yerde takdir edildiğini kaydeden Dikilitaş, “Almanya’da iş hayatında Türk deyince hep ‘dönerci’ akla geliyor. Ama bu algı artık değişiyor. Çünkü açılan eğitim kurumları çok başarılı ve Almanlar çok beğeniyor. Kendi çocuklarına veremedikleri eğitim ve öğretimi bu okullar çok rahat veriyor. Çocuklardaki değişiklik, anne-babaya gösterdikleri saygı ve temiz ahlak, onları da şaşırtıyor. Bu alanda marka oldu okullar. Dolayısıyla imajımızı yakında değiştireceğe inanıyorum. Ayrıca değişik derneklerle pek çok çalışma yapıyoruz. Onlara yaptığımız güzel faaliyetlerle ülkemizin gerçek gelenek ve göreneklerini, güzelliklerini gösteriyoruz.” dedi.

EĞİTİME ÖNEM VERMEMİŞİZ
Daha çok iş amacıyla Almanya’ya giden Türk ailelerin eğitimi ihmal ettiğini ve bu nedenle önemli bir kuşağın cahil kaldığını ifade eden Atila Dikilitaş, Almanların da çok cahili olduğunu ve onların yabancı düşmanlığı yaptığına işaret etti. “Biz onlara diyoruz ki asıl Türk kültürünü yaşayan bizleriz. Öteki insanlar biraz bocalayan insanlar. Ne Türk olarak kalabilmiş, ne de Alman olabilmiş.” ifadesini kullanan Türk sporcu, “Şiddet kullanıyorlar, kaba davranıyorlar. Oysa biz orada yaşıyoruz. Onlara gerçek kültürümüzü gösterebilirsek zaten bizi çok severler. Bizim kültürümüzde yalan yok, dürüst olmayı gerektirir. Temiz, sözünde duran, insanların düşünce ve inanışlarına saygı duymayı gerektirir. Onlara bunu göstermemiz lazım. Çevremizde iş hayatımızda hep onlarla birlikteyiz. Mesela bana soruyorlar ‘sen neden farklısın’ diyorlar. Ben de onlara diyorum ki ‘Ben değil, onlar farklı. Ben gerçek Türk kültürünü yaşamaya çalışıyorum. Normal olması gereken bu. Çevremizdeki insanlarla güzel geçinmek, saygılı olmak, sizin yaşantınıza, inancınıza da saygı göstermek bizim doğal kültürümüz.’ Fakat maalesef aileler eğitime önem vermemişiz ve gerçekten en büyük problemimiz cahillikten kaynaklanıyor.”

Avrupa’daki Türklerin kurdukları STK’ların önemli işler yaptığını anlatan Atila Dikilitaş, 3 yıl üst üste Kurban bayramında Türk arkadaşları ile birlikte Afrika’ya gidip kurban dağıttıklarını söyledi. Almanya’da pedagoji eğitimi alan ve Alman Gençlik Bakanlığı ile problemli gençler üzerine çalışmalar yapan Atila Dikilitaş’ın kendi spor okulu da var. Bavyera eyaletinde 400 öğrencisi olan spor okulu işleten Dikilitaş, her milliyetten öğrencilere 15 dalda dövüş sanatları öğretiyor.