Bahçeli Twitter’dan açıkladı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, destekleyeceği adayı açıkladı.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yarınki Türkiye Büyük Millet Meclisi seçiminde Mustafa Şentop’u destekleyeceklerini açıkladı.

Bahçeli, “Bekayı bilmeyen milleti bilmez, tehditleri görmez, tarihten anlamaz, ecdadı tanımaz. Kabukla uğraşan, kalburla elenip gitmeye de mahkumdur.” dedi.

İnsanın bütün hallerinin, hayatın bütün yönlerinin siyasetin yakın veya uzak ilgi sahası içinde olduğuna işaret eden Bahçeli, Peyami Safa’nın, siyaseti, “hayatın ta kendisi” olarak gördüğüne ve gösterdiğine dikkati çekti.

“DOĞRU SİYASET BİR FAZİLET VE FİKİR PIRILTISIDIR”

Siyasetin yalnızca karar ve kaynak yönetimi değil, aynı zamanda hayatın idare ve idamesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, haktan, hakikatten ve halktan yana siyaseti kötülemenin, ahlaklı, hamiyetli ve vicdanlı siyasetçiyi kötü göstermenin, hayat denilen karmaşık süreci “baltalamak, insanı tepeden tırnağa batırmak” anlamına geldiğini, asıl ve yakın tehlikelerden birinin de bu olduğunu belirtti.

Bahçeli, Mevlana’nın “Her sedefte inci bulunmaz” sözünü anımsatarak, her siyaset ekolünde, her siyaset adamında aranan ve arzulanan adanmışlık, fedakarlık, hasbilik, ölçülülük ve millilik farikalarının bulunamayacağını, doğru siyaset kadar siyasetin doğru yapılmasının da bir fazilet ve fikir pırıltısı olduğuna dikkati çekti.

“Tecrübe, sadece başımıza gelen hadiselerin yekunu değildir. Esasen tecrübe, başımıza gelenlerle ne yaptığımız, ne yapacağımız, neyi başaracağımızdır. Tecrübeli siyasetçi demek, pek çok badireyi yenmiş, beka ve birliğe samimiyetle yüreğini koymuş adam gibi adam demektir.” ifadelerini kullanan Bahçeli, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Beka, tasarlanmış bir propaganda kavramı, dönemsel ihtiyaçlara cevap veren bir söylem aparatı, içi dolmamış, doldurulmamış bir ifade aracı, gerçeklerin maskelendiği hamaset sığınağı değildir. Aksi iddialar ise tamamıyla hezeyandır. Beka, Şems-i Tebrizi’de misal olarak şöyle anlatılır; ‘Kötü huyların yok olup onun yerine Allah’ın vasıflarının ağır basması ve böylece Allah’a yaklaşıp ebedi olunması.’

Beka demek var olmak, diri kalmak, bağımsız yaşamak, ebediyetin ufkuyla buluşup bütünleşmek demektir. Bugün aldığımız patlıcan, biber, patates mesela bir kilogram az, iki kilogram çok olabilir. İşimiz yoksa yarın olur, yoksulsak gün gelir varlığa kavuşuruz. Yani konu az yedim, çok yedim konusu değildir. Bunların hepsi aşılır ama beka giderse dünyamız gider, hayatımız söner.”

Hacı Bektaş-ı Veli’nin, “İman bir hazine, iblis bir hırsız, akıl ise hazinedardır. Hazinedar giderse hırsız hazineyi çalar.” sözlerini aktaran Bahçeli, “Esir bir kalbin imanı olur mu? Kiralık bir aklın inandırıcılığı mümkün mü? İşte kalpte iman, millette beka, devlette akıl, şehide vefa Türk milletinin tarihi vasfı ve vakarıdır. Bekayı bilmeyen milleti bilmez, tehditleri görmez, tarihten anlamaz, ecdadı tanımaz. Bakınız ne diyordu Gazali, ‘Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen cevizin hepsini kabuk zanneder.’ Beka özdür, payidar milli ömürdür. Kabukla uğraşan, kalburla elenip gitmeye de mahkumdur.” görüşüne yer verdi.

Yusuf Has Hacib’in, “Yola çıkan insan yol üzerinde ev yapmaz. Göç eden insan eşyasını evde bırakmaz. Sen bir konuksun, bu dünya da bir konuk evi.” sözlerini hatırlatan Bahçeli, insanın fani, devletin baki, milletin bekasının ise daimi olduğunu vurguladı.

Bahçeli, “Buna hizmet ve riayet boynumuzun borcudur.” ifadesine yer verdi.

SABAH