Bakan’dan ABD’ye: Hepsi makyaj!

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD'nin teröristlere yaptığı yardımları eleştirdi.

Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu olan PYD'ye ağır silah yardımında bulunması ile Ankara'nın büyük tepkisini çeken ABD ile ilgili Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'ndan açıklama geldi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, İran'daki olayları değerlendirdi: Gösterilere iki kişi destek veriyor; Netanyahu ve Trump. Ruhani’nin açıklamalarını olumlu buluyoruz. ABD’nin YPG’ye silah vermesi ve iş birliği yapmasının ilişkileri zedelediğini de belirten Çavuşoğlu "Yok SDF’ymiş, Suriye Demokratik Güçleri’ymiş, bunların hepsi makyaj" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlût Çavuşoğlu, Devlet Konukevi'nde aralarında İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar'ın da olduğu gazetelerin Ankara temsilcileriyle bir araya geldi. Bakan Çavuşoğlu, başta İran ve Suriye olmak üzere bölgedeki gelişmeler, ABD, Rusya ve AB ile ilişkilerine dair birçok konuda kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.  Bakan Çavuşoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan konu başlıkları şöyle:

"Zarif (İran Dışişleri Bakanı) ile olayların ikinci gününde temasımız oldu. Zarif’in söylediklerine göre durum o kadar da kötü değil. Türkiye’deki Gezi olaylarıyla benzetiliyor. Arkasında başka güçler olduğu söyleniyor. Yönlendirme var mı? İyi değerlendirmek lazım. Bu sürece destek veren iki kişi var. Birisi İsrail Başbakanı Netenyahu, diğeri ABD Başkanı Trump.  İran’ın iç işleridir ama İran’ın istikrarı komşuları için önemlidir. Dışarıdan bu tür müdahalelere karşıyız. Bir yönetim değişecekse bir sonraki seçimde İran halkı değiştirebilir. İran'ı eleştiren ülkeler çifte standarttan uzak olmalı. Kimler İran'ı karıştırmak istiyor, bu da ortada. Ruhani’nin açıklamalarını da olumlu buluyoruz. Barışçıl gösteri hakkının olduğunu ve kanunların çiğnenmemesi gerektiğini söylüyor. Şiddetten, provokasyondan kaçınılması gerektiğini söylüyor."

"BUNLARIN HEPSİ MAKYAJ"

"ABD’nin YPG’ye silah vermesi ve işbirliği yapması ilişkileri zedeledi. Bu mesele güven bunalımına yol açtı. Türkiye, Fırat Kalkanı operasyonu ile terör örgütüne karşı aslanlar gibi mücadele etti. Ama ABD bir terör örgütüne silah vermeyi tercih etti. Yok SDF’ymiş, Suriye Demokratik Güçleri’ymiş bunların hepsi makyaj."

"RUSYA İLE İLİŞKİLER NORMALLEŞTİ"

"Rusya ile ilişkiler normalleşti. Ticari ve vize meselesiyle ilgili atmamız gereken adımlar var. 2018 içinde ilişkilerimizi karşılıklı saygı temelinde yürüteceğimiz gibi Suriye gibi konularda işbirliğimizi sürdüreceğiz. S-400'e bazı ülkelerden tepkiler geldi. Biz bu savunma sistemini müttefiklerden de almak istedik ama alamayacağımız yaptığımız müzakerelerle de ortaya çıktı. Türkiye, NATO üyesidir ve bağımsız bir devlettir. Kendi kararını verir."

"PATRONLUK TASLAMA DEVRİ BİTTİ"

"2018 yılı içerisinde AB Türkiye’ye saygı duymayı biraz daha öğrenirse ve eşit bir ortak olarak bizi görürse ve değerlendirmelerini de AB üyelik kriterleri içerisinde yaparsa ilişkilerimiz daha sağlıklı yürür. Artık o patronluk taslama devri bitti. Almanya ile PKK’ya yönelik tedbirler alınması kapsamında bu yıl içinde önemli adımlar atacağız. 6 Ocak’ta Sigmar Gabriel ile bir araya geleceğiz. Bizim Almanya ile hiçbir problemimiz yok ama Almanya’nın bizimle problemi var."

"ŞANTAJLARA RAĞMEN DİK DURDUK"

"Esasen ‘her şerde bir hayır vardır’ diyoruz. ABD’nin Kudüs kararına karşı dünya adeta birleşti. Buna da Türkiye öncülük etti. Cumhurbaşkanımızın da girişimleriyle Vatikan’ın da tüm İslam ülkelerinin de desteği alındı. ABD yönetimi Beyaz Saray'da bir ofis kurarak özellikle BM Güvenlik Konseyinde tüm ülkeleri arayarak tehdit etti. Biz bütün şantajlara rağmen dik durduk."

"SİYASİ ÇÖZÜME AĞIRLIK VERECEĞİZ"

"Suriye'deki problemler 2016'ya göre 2017'de daha iyi geçti. Çatışmasızlık bölgelerinin oluşturulması konusunda Türkiye'nin attığı adımların sonuçlarını aldı. Siyasi çözüm olmadığı takdirde bu katledilen mesafelerin bir anlamı yok. 2018’de siyasi çözüme ağırlık vereceğiz.  Uzun zamandır devam eden Yemen sorunu, özellikle insani bakımdan tam bir trajediye dönüştü. 2018 yılı içerisinde Yemen’de de siyasi çözüm için aktif bir rol oynayacağız.Irak'taki gayri meşru referandum sürecinde net, açık ve ilkeli tavır sergileyen tek ülke Türkiye oldu. Erbil’de Barzani’ye bugün yaşadıklarını tek tek söyledim. Masada 'güçlü olurum' dedi ama masaya bile oturamadı. Tüm Kürtlerin arkasında olacağını zannetti, olmadı."

"FETÖ BİZİM İÇİN TEHDİTTİR"

"Yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da FETÖ bizim için bir tehdittir. Yurt dışı kuruluşlarda FETÖ’nün temsilini engelledik. Kuruluşlardan attırdık. Şimdi sıra geldi AGİT’e. FETÖ’cülere şunu çok iyi gösterdik;  dünyanın neresinde olursanız olun Türkiye Cumhuriyeti sizin ensenizde, sizi rahat bırakmayacak."

"İLİŞKİLERİN İYİ OLMASI ABD'YE BAĞLI"

Çavuşoğlu, Suriye topraklarının yüzde 25’ini YPG'nin kontrol ettiğini ve oralara bir tane Kürt'ün dönemediğini vurgulayarak “Suriye’nin geleceği için verilen hasar, oluşan tehdit ve risk büyük. 2017'de ABD ile ilişkiler olumsuz yönde seyretti. Tüm bunlara rağmen ABD, NATO’da müttefikimiz, bu sebeple ABD ile ilişkilerin iyi olması gerekiyor. İlişkilerin iyi olması ABD'ye bağlı. Bize yanlışlık yaparsa biz de bunun altında kalmıyoruz, gerekli tepkiyi gösteriyoruz" dedi.

TRT