Bankalara mevduat sınırlamasının nedenleri

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan bankalara mevduat toplamada yüzde 10 sınırlama getirilmesinin neden gündeme getirildiğine ilişkin bankacılık sektörünün çok dikkat edilmesi gereken, düzenlenmesi gereken özel bir sektör olduğunu belirtti.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankalara mevduat toplamada sınırlama getirilmesi konusuyla ilgili olarak, ”Dünyada başarı örneği haline gelmiş bankacılık sektörümüzü sıkıntıya sokacak, bugünden yarına onların işlerini zorlaştıracak bir adım atmayız” dedi.

Babacan, TRT1’de katıldığı programda ekonomi gündemine ilişkin soruları yanıtladı.

Bankalara mevduat toplamada yüzde 10 sınırlama getirilmesinin neden gündeme getirildiğine ilişkin soru üzerine Babacan, bankacılık sektörünün çok dikkat edilmesi gereken, düzenlenmesi gereken özel bir sektör olduğunu belirtti.

Bankaların büyüklüğü ile alakalı ne yapılmalı konusunun G-20’nin ciddi bir gündem maddesi olduğunu ifade eden Babacan, ”Herhangi bir banka, problem çıktığında tüm sistemi etkileyecek kadar büyüdüyse ve bu genel istikrara zarar verebilecek bir risk ise o zaman belki de bu bankaların bu kadar büyümelerine izin verilmemeliydi gibi çok ciddi söylemler ve bakış açıları var. Çünkü bu konuda bedel ödediler” diye konuştu.

Babacan, zamanında akıllı tedbirlerin alınması ve gerekli adımların atılması halinde bundan 5-10 yıl sonra karşılaşılabilecek olası sorunların bugünden yönetilmiş olacağını belirtti.

”Yüzde 10’da ısrarlı mısınız?” sorusuna ise Babacan, bu konuda teknik çalışmaların sürdürüldüğünü, sadece mevduatla ilgili değil başka parametrelere de baktıklarını yüzde 10 gibi bir şartın olmadığını söyledi.

Babacan, şunları kaydetti:

”Bankacılık sektöründe 3-5 bankanın sektöre çok dominant hale gelip, ileride bir bakıma yarı kamu niteliği hali kazanıp hem bir oligopolik yapıyla rekabet ortamını bozabilmeleri riskini dikkate almamız gerekiyor, bu riski azaltabilmemiz gerekiyor, daha rekabetçi bir bankacılık sektörü oluşturmamız gerekiyor Türkiye’de… Bir yandan da herhangi bir bankanın çok aşırı büyüyüp de ondan sonra (bu bankaya bir şey olursa bütün ekonomi sarsılır) korkusuyla karar alıcıların istemedikleri halde bazı adımlar atmak zorunda kalmalarını şimdiden önlemek.

Buradaki amaç bu. Ama bugünden yarına bizim bankalarımızı olumsuz etkileyecek herhangi bir adım asla atmayız. Şu anda dünyada başarı örneği haline gelmiş bankacılık sektörümüzü sıkıntıya sokacak, bugünden yarına onların işlerini zorlaştıracak bir adım da atmayız. Bunu bir zaman planlaması içinde yaparız. Stratejimizi açıklarız ve bu strateji çerçevesinde de ne zaman ne olacağını yine bankacılarımızla paylaşırız ve herkes adımlarını ona göre atar ve bugünden de gerekli tedbirleri almaya başlarlar.”