Başbakan: Bahçeli ile sıkıntımız yok

Başbakan Binali Yıldırım, MHP lideri Bahçeli ile ilgili açıklama yaptı.

Başbakan Binali Yıldırım, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile ilgili yaptığı açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli'nin arasının kötü olduğu iddiasını yalanladı.

Başbakan Binali Yıldırım, CNN Türk canlı yayınında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kandil operasyonuyla ilgili "Teröristleri etkisiz hale getirmek için uzun süredir bir operasyon planı vardı. Bu plan Mart ayı itibariyle yürürlüğe girdi." diyen Yıldırım, Cumhur İttifakı ile ilgili olarak da "Sayın Bahçeli, ben, Sayın Cumhurbaşkanımız arasında herhangi bir sıkıntı yok." açıklamasında bulundu. Yıldırım, anketlerdeki son durum için de "Bu soruların cevabı 24 Haziran'da verilecek. Sinyaller iyi yönde." ifadelerini kullandı. Yıldırım, 24 Haziran sonrası için de "Partim nasıl bir görev veriyorsa ben o görevi büyük bir aşkla yaparım." dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın moderatörlüğünü yaptığı ‘Seçim Özel’in konuğu oldu. Demirören Medya Grup Başkanı, CNN Türk İcra Kurulu Başkanı, Milliyet gazetesi yazarı Mehmet Soysal ile Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mete Belovacıklı sordu, Başbakan Yıldırım yanıtladı.

Yıldırım, meydanlardaki seçim heyecanını gördüğünü, milletin 3 günü iple çektiğini söyleyerek "Herkes '24 Haziran gelsin bu işi bitirelim' diyor. Üniversite öğrencilerimizin sınavları var. Bir an önce şu iş aradan çıksın diye milletin bir beklentisi var. Meydanların sesi inşallah bu pazar günü seçimde bitecek diye düşünüyorum. Meydandan aldığım coşku, heyecan bu işin hallolacağı yönünde." ifadesini kullandı.

Kandil operasyonuna ilişkin CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin bölgede terörist bulunmadığı yönündeki açıklamalarına ilişkin soru üzerine Yıldırım, "Muharrem İnce nereden biliyor, orayla irtibatı mı var, orada terörist yok olduğundan nasıl bu kadar emin olabiliyor? Kandil terörle mücadele açısından bizim için stratejik bir noktadır." diye konuştu.

Yıldırım, Kandil bölgesinin İran ile Irak arasında yer aldığını, büyük kısmının Irak tarafında bulunduğunu ifade ederek hava harekatlarının da bu bölgeye düzenlendiğini çünkü alanın karargah olarak kullanıldığını anlattı.

Sıkıştırılan teröristlerin İran tarafına da Irak tarafına da kaçtığını kaydeden Yıldırım, bölgenin coğrafi olarak zor bölge olduğunu, hava saldırılarıyla kolay kolay derinliklerine girme imkanı bulunmadığını belirtti.

Başbakan Yıldırımdan CNN TÜRK canlı yayınında önemli açıklamalar

Türkiye'nin Fırat Kalkanı'nda, Zeytin Dalı Harekatı'nda yapıldığı gibi uluslararası hukuktan doğan haklarını kullandığını vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:
"Bölgemize, ülkemize sızmaya çalışan ağır silahlarla donatılmış teröristleri mahallinde etkisiz hale getirmek için uzun süreden beri bir operasyon planı vardı. Bu plan mart ayı itibarıyla yürürlüğe girdi. Bazıları bunu seçimle ilişkilendiriyor, çok gayriciddi bir yaklaşım. Türkiye'nin terörle mücadelesinin seçime indirgenmesini fevkalade ayıp sayarım ve ülkenin beka meselesi olan terörü hafife almak gibi bir yaklaşım olarak görürüm. Kandil operasyonu adım adım ilerliyor. Orası kuş uçuşu aşağı yukarı 90 kilometre, karayoluyla biraz daha uzun, 110 kilometre filan. Şu anda zannediyorum bölgede 40 kilometre derinliğe kadar, 400 kilometrekarelik bir alan güvenlik güçlerimizin kontrolüne geçmiş durumda. Temizlik yapa yapa, sahayı yumuşatarak daha derinliğe doğru güvenlik unsurlarımız, özel kuvvetlerimiz, silahlı kuvvetlerin profesyonel askerleri bu şekilde bölgede faaliyetlerini sürdürüyorlar."
Başbakan Yıldırım, hedefin Kandil de dahil bölgede terörist kalmaması olduğunu belirterek terörist güçlerin tamamen ortadan kaldırılmasıyla ülkeye sızmaların engelleneceğini söyledi.

Başbakan Yıldırımdan CNN TÜRK canlı yayınında önemli açıklamalar

"Biz yurt içinde aslında terörü büyük ölçüde kontrol altına aldık ancak bu arazi yapısından kaynaklanan zorluklarımız var. Zaman zaman içeri sızmalar oluyor ve maalesef az da olsa zayiatımız oluyor." ifadelerini kullanan Yıldırım, amacın bölgede kalıcı bir güvenlik bölgesi oluşturmak olduğunu dile getirdi.

Suriye'nin toprak bütünlüğü, egemenlik haklarıyla ilgili herhangi bir tasarrufun söz konusu olmadığını belirten Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tamamen bu ülkede var olan otorite boşluğundan kaynaklanan neşvünema bulan terörü etkisiz hale getirmek. Gönül isterdi ki bu ülkeler bize böyle bir iş bırakmasınlar. Kendileri topraklarında terörü etkisiz hale getirseler çok daha iyi olurdu. Ama bu mümkün olmadığı için biz böyle bir şey yapmak zorundayız. Bu konuda İran ile de Irak ile de iş birliğini önemsiyoruz. Koordinasyon sahada ve diplomatik alanlarda gidiyor. Türkiye'nin terör konusunda ne kadar kararlı ve hassas olduğunu Zeytin Dalı'nda gördük, Fırat Kalkanı'nda gördük, Sincar'a yaptığımız hava operasyonunda ortaya koyduk. Şimdi de Menbiç'e ısrarlı takibimiz sonucu ABD ile bu bölgenin de terör unsurlarından temizlenmesi konusunda anlaştık."

Terör örgütünün lider kadrosundan da vurulanların olduğu yönündeki haberleri de değerlendiren Yıldırım, "Şu ana kadar ben malum biraz daha İzmir'de kampanya programlarını sürdürüyorum. Bu yönde haberler geliyor ama şu anda teyit edilmiş bir bilgi yok. İhtiyatlı olmakta fayda var ama yuvalarına bir hava harekatı düzenlendi. Önemli ölçüde kayıpları olduğunu biliyoruz ama detaylar zamanla ortaya çıkacak." dedi.

Yıldırım, Irak ve Suriye sınırının Türkiye için yüzde 100 güvenli oluncaya kadar faaliyetlerini sürdüreceklerini kaydederek "Yurt içinde belini kırdığımız terörün, güneydeki komşularımız üzerinden bize yeni bir baş ağrısı olmasına müsaade edemeyiz." diye konuştu.

Menbiç'le ilgili ABD ile varılan mutabakatta "90 günlük yol haritasına" ilişkin bir soru üzerine Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Ayrıntıları sahadaki uygulamalar gösterecek. Orada malum ağırlıklı Arap nüfusu var ancak baskıyla oldu bittiyle PYD/YPG terör örgütü orada duruma hakim. Şimdi bizim istediğimiz müttefikimiz Amerika'dan bunların buradan çıkarılması. Bu aslında yeni bir şey değil. (Eski ABD Başkanı Barack) Obama zamanında verilen bir sözdü ancak seçim oldu yönetim değişti. O arada kulaklarının üzerine yattılar. Bizim ısrarlı takibimiz üzerine nihayet iki tarafının dışişleri bakanları bir araya geldi ve 4 Haziran itibarıyla yol haritası belirlendi. Bunun planlama safhası ve uygulama safhası var. Şu anda uygulama safhasındayız. Türk ve Amerika silahlı kuvvetler, bu programının uygulanmasından sorumlu. Karşılıklı görüşmeleri yapıyorlar. İlk olarak Menbiç'in dış mahallelerinde ortak devriye gezilmesi, daha sonra o ilçenin tamamen terör örgütlerinden temizlenmesi. Yönetim modelinin belirlenmesi, yani terörün orada tekrar bir sorun olmayacak şekilde yüzde 100 buranın güvenli haline getirilmesi lazım. Bunun adım adım gerçekleşmesi için birlikte çalışılıyor, önemli olan bu."

"MENBİÇ'TE GÖZÜMÜZ YOK"

"Menbiç'te gözümüz yok artık asıl sahiplerine iade edilsin istiyoruz." ifadelerini kullanan Yıldırım, terör örgütü üyelerinin buradan çıkmalarının yetmeyeceğini, silahlarının da ellerinden alınması gerektiğini vurguladı.

Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Fırat'ın doğusuna gidecek ne olacak? Orada da problem. Terörle mücadelede ülkemizin hudutlarının korunması, insanımızın can ve mal emniyetinin sağlanmasının coğrafi bölge şartlarıyla alakası yok. Burada yapılması gereken iş açık ve net. Amerika DEAŞ ile mücadele için bunlarla iş tuttu. Artık DEAŞ bitti Rakka'yı yerle bir ettiler. Bir sürü sivil öldü, Rakka enkaz haline geldi. Biz de Afrin'e operasyon yaptık, kimsenin burnu kanamadı. Sivil ölümü hemen hemen yok. Şimdi adım, Amerika'nın bir müttefik olarak, NATO ortağı olarak sözünde durması ve bunların elinden silahları alması, bunların da dağıtılması. Beklentimiz budur. Menbiç bunun için iyi bir modeldir. Buradaki uygulamanın gidişatına göre Fırat'ın doğusunda da bunu isteme hakkımız var. Bu topraklarda gözümüzün önünde en modern silahlarla PKK'nın kılık değiştirmiş adamlarını, Kandil'den emir alan adamlarını donatmak ne anlama geliyor? Bunun makul, haklı izahı olabilir mi! Bizim için tehdit neredeyse hedef orasıdır. Kimseden de icazet almak gibi bir konumumuz yok."

Yıldırım, "Her şeye rağmen Menbiç işi olumlu bir adımdır. ABD ile işleri görüşerek, konuşarak çözmekten yanayız. İlişkilerimizi bozmaktan yana değiliz." ifadelerini kullandı.

Menbiç/ABD ile ilişkiler ile ilgili olarak Başbakan Yıldırım, "Ama 'Ne pahasına olursa olsun', bunu bizden beklerlerse bu yanlış olur. Türkiye alternatifsiz değil." dedi.

HÜRRİYET