Başbakan Erdoğan’ı kızdıran yazar kim?

"100 bin Ermeni'yi sınır dışı ederiz" sözünü eleştiren yazarlara Erdoğan'ın cevabı çok sert oldu.

Bu yazarlardan birisi de Cengiz Çandar’dı. Çandar, Başbakan Erdoğan’ın Ermenilerden özür dilemesi gerektiğini yazmıştı. İl başkanları toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan isim vermeden konuşsa da akıllara Cengiz Çandar’ın yazısı geldi. Erdoğan, “Ermenilere özür borcu var” diyenlere “Sen kimin avukatısın” diye yüklendi.

İşte Erdoğan’ın sözleri;

“Köşe yazarları önce Türkiye’nin avukatı olmalı. Van gölünde Akdamar kilisesini birilerinden talimat alarak restore etmedik. Göremezsiniz. Ermeni vatandaşlarla hiç bir sorunumuz olmamıştır.

Ancak, geleceğin “kin ve nefret üzerine” kurulamayacağı konusunda kendisiyle mutabık olan hepimize, tam da “kin ve nefret tohumları”nı sulamaya yarayacak türden BBC’ye ettiği sözlerine ilişkin, öncelikle “özeleştiri” ve “özür borcu” var.

Ülkemdeki kaçak Ermenilerle ilgili ifadem ulusal ve uluslararası basında maalesef tamamen art niyetli yaklaşımla kaçak kelimesi atılarak kullanılıyor. Ermeniler’i sınır dışı etmekle kaçak Ermeniler’i sınır dışı etmek arasında fark vardır. Özellikle uluslararası basında sözlerimdeki kaçak kelimesi kaldırılarak bir infial oluşturulmaya çalışılıyor. 6-7 Eylül olaylarının çok büyük hata ve provokasyon olduğunu da ben söyledim. Bana özür dileyin tavsiyesinde bulunanlara da söylüyorum: Biz kimden özür dileyeceğimizi iyi biliriz. Sen kimin avukatısın. Doğrunun avukatı ol yanlışın değil. Dürüst olanı yapmaya mecburuz.

GAZZE’YE SESİNİZ ÇIKSIN

Gazze’de insanlık dramı devam ederken hani köşe yazarlarından ses? Ciddi manada yaklaşım yok.

İŞTE CENGİZ ÇANDAR’IN BUGÜNKÜ YAZISI

Tayyip Erdoğan’ın ‘özür borcu’ var

Tayyip Erdoğan, çok ayıp etti.

BBC’ye “Bakın benim ülkemde 170 bin Ermeni var; bunların 70 bini benim vatandaşımdır. Ama 100 binini biz ülkemizde şu an idare ediyoruz. E ne yapacağım ben yarın, gerekirse bu 100 binine hadi siz de memleketinize diyeceğim, bunu yapacağım” dediği için.

Vicdansız bir adam olsa, ‘ayıp etti’ demeye gerek olmazdı. Kendisinden beklenen, bilinen davranışı gösterdi der, geçer giderdik. Bu sözleri söylemeden 48 saat önce Roman Açılımı’nda yüzünde o insani, sevecen ifadesiyle eğlenen Başbakan’ın vicdanından kuşkulanamayız.

Hadi kişiliğinin inşa edildiği Kasımpaşa ile Roman vatandaşlarımızın damgasını vurduğu Dolapdere birbirine bitişiktir, Romanlara ilişkin kavrayışını çocukluğundan beri içselleştirmiş olmalıdır Tayyip Erdoğan; peki yine o Dolapdere’de, az üzerindeki Kurtuluş’ta Pangaltı’da hiç mi gariban Ermeni ile teması olmamıştır, vicdanı Dolapdere’nin ötesine uzanamamış mıdır?