Baz istasyonlarının kanser yaptığına dair bir kanıt bulunamadı

Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi'nin ev sahipliğini yaptığı Uluslararası Elektromanyetik Alanların İnsan Sağlığına Etkileri Sempozyumu kapsamında Türkiye'ye gelen Dünya Sağlık Örgütü'nün Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) yetkilileri, baz istasyonlarının kanser yaptığına dair bir kanıtın olmadığını açıkladı.

Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi’nin ev sahipliğini yaptığı Uluslararası Elektromanyetik Alanların İnsan Sağlığına Etkileri Sempozyumu kapsamında Türkiye’ye gelen Dünya Sağlık Örgütü’nün Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) yetkilileri, baz istasyonlarının kanser yaptığına dair bir kanıtın olmadığını açıkladı.

Tüm dünya ülkeleri için baz istasyonu maruziyet sınır değerleri için standartları belirleyen uluslararası kuruluş olan IARC’ın Başkanı Dr. Christopher Wild ve IARC Çevre ve Radyasyon Birimi Başkanı Dr. Joachim Schüz cep telefonu ve baz istasyonu gibi cihazlardan yayılan elektromanyetik alanların insan sağlığına olası etkileri hakkında yapılan araştırma sonuçlarını değerlendirdi.

Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Uluslararası Elektromanyetik Alanların İnsan Sağlığına Etkileri Sempozyumu’na konuşmacı olarak katılan Dr. Christopher Wild ve Dr. Joachim Schüz, uzun zamandır sağlık ajanslarının yeni teknolojilere maruziyetin sağlığa etkileri üzerinde çalışmalar yaptığına değinirken, baz istasyonları ve cep telefonlarının kanser yaptığına dair bir riskin olmadığının altını çizdi. “Bu teknolojiler henüz çok yeni ve çok yaygın. İnsanların endişe duymasının da sebebinin bu olduğunu düşünüyorum” diyen Dr. Wild, bu nedenle bu cihazların uzun süreli etkileri olup olmadığını görmek için gözlemlemeye devam ettiklerini vurguladı. Dr. Joachim Schüz ise yaptıkları incelemelerde özellikle cep telefonlarına odaklandıklarını çünkü cep telefonlarını kişilerin doğrudan elinde taşıdığını kaydetti.

“BAZ İSTASYONLARI ARTTIKÇA MARUZİYET DEĞERLERİ DÜŞER”

Geçtiğimiz yıl Türkiye’de Yargıtay’ın baz istasyonlarının şehir dışına taşınması yönünde aldığı karara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan uzmanlar, bu durumun bilimsel kanıtlar ile politikacılar arasındaki en uç odak noktası olduğunu kaydetti. IARC Başkanı Dr. Wild, “Evet baz istasyonları elektromanyetik dalga yayıyor ancak bir ülkedeki liderler sağlık üzerine elde edilen bilimsel kanıtlar yerine diğer konuları baz alarak karar veriyorlarsa bu bizim destek vereceğimiz bir karar değil. Bizim işimiz sağlık ve maruziyet üzerine bilimsel kanıtlar sağlamak” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin baz istasyonlarından endişe duyan tek ülke olmadığını ifade eden Dr. Joachim Schüz ise insanlara maruziyetin ne olduğunun anlatılması gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi: “İnsanlara kullandıkları cep telefonu ya da baz istasyonunun optimal değerlerinin ne olduğunu anlatmak çok önemli. Cep telefonu baz istasyonu ile iyi iletişim kurduğunda hem kafamıza dayadığımız cep telefonunun hem de baz istasyonunun maruziyet değerleri azalır çünkü cep telefonu daha uzaktaki baz istasyonuna erişmeye çalışmaz. Diğer taraftan radyofrekans elektromanyetik alanlar kansere doğrudan neden olmaz. Psikolojik sonuçları da görmezden gelemeyiz. Bu durumda insanlara neden belirli alanlara baz istasyonu kurulduğunu anlatarak iyi bir risk iletişimi yapmak gerekir. Bence alınabilecek en iyi karar bu olurdu.”

“YENİ NESİL TELEFONLARDA MARUZİYET DAHA DÜŞÜK”

Cep telefonlarının SAR değeri konusunda da eskiye oranla ciddi bir değişim yaşandığının altını çizen Dr. Christopher Wild, “Günümüzde kullanılan yeni nesil cep telefonlarının elektromanyetik maruziyet değerinin eskilere oranla düştüğünü görüyoruz. Bu olumlu bir gelişme.” diye konuştu.

Cep telefonu SAR değerinin maruziyet bileşenlerinden sadece biri olduğunu vurgulayan Dr. Joachim Schüz de insanların bunun dışında dikkat etmesi gereken unsurları ise şöyle sıraladı:
“Cep telefonu maruziyeti baz istasyonuna ne kadar yakın olduğuyla alakalıdır. Bu da cep telefonunu kapalı alanda kullandığında açık alanda kullandığına oranla daha fazla maruz kalındığı anlamına geliyor. Örneğin arabada cep telefonu kullanıldığında daha fazla maruziyet yaşanıyor. Bence insanlar önce bunları bilmeliler. Olay sadece cep telefonlarının SAR değerleri değil. Bir cep telefonu satın alabilirsiniz ve bence insanlar bunu kullanmanın en iyi yolunun uzun uzun saatler konuşmak olmadığını bilmeliler. Kablolu kulaklık kullanılabilir ve bu maruziyeti olağanüstü düzeyde azaltır.”