Bozdağ’dan hakim ve savcılara operasyon yorumu: Ayrı bir prosedür var

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, hakimlere ve savcılara yapılacağı söylenen operasyonla ilgili olarak "Hakim ve savcıların soruşturma ve kovuşturulması usulü diğer kamu görevlilerine göre farklılık arz ediyor.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, hakimlere ve savcılara yapılacağı söylenen operasyonla ilgili olarak “Hakim ve savcıların soruşturma ve kovuşturulması usulü diğer kamu görevlilerine göre farklılık arz ediyor. Onlarla ilgili ayrı bir prosedür var.” dedi.

Bozdağ, AK Parti Genel Merkezi’nde partinin hukukçu isimleri ile bir araya geldi. Bozdağ toplantı öncesi basın mensuplarının sorularını cevapladı. HSYK 3. Daire Başkanı Ahmet Hamsici’nin dün yaptığı açıklamayı değerlendiren Bozdağ, “İşin doğrusu böyle bir açıklamaya cevap vermek hiç hoşuma gitmiyor. Çünkü HSYK adına basın açıklama yapma yetkisi kurul başkanına aittir. Kurul başkanı bir değerlendirme yapar. Sayın Hamsici’nin yaptığı açıklama her ne kadar başkanvekili sıfatını kullanmış olsa da şahsi görüşüdür, kendi görüşüdür, HSYK adına yapılmış bir açıklama değildir. Daha önce de kamuoyunda çıkan tabiri ile ‘korsan açıklamalar’ yapmıştı. Bu da onlardan bir yenisidir. Bu açıklamayı ben öyle bir açıklama görüyorum. Açıklama baktığınızda bazı mesajlar içeriyor. Mesajları hangi kesime verdiğini okuyanlar zaten çok net bir şekilde anlıyor. Bizim itirazımız da bunadır. HSYK bir tarafa mesaj verip diğer taraf tavır alan bir kurul değil. Yargının bağımsız, tarafsız, hukuk devletinin ilkeleri ve gereklerine uygun çalışmasının HYSK sigortasıdır. Öyle olması lazım. HSYK üçüncü dairesi yargı ile ilgili vatandaşımızın herhangi bir şikâyeti olduğu zaman ilk geldiği yer oradır. İnceleme konusu ve soruşturma konusu kararlar oradan çıkıp kuruş başkanının önüne geliyor.” ifadelerini kullandı.

“İSİM DE VERİYORUM”

Bazı hakim ve savcıların yaptığı açıklamalara da değinen Bozdağ, “Ana muhalefet partisinin açıklamalarından daha ileri açıklama yapıyorlar ve sanki üzerlerinde tarafsız ve bağımsız yargı cübbesi değil de, bir kin ve nefret cephesinin cübbesi var ve onun talimatı ile konuşuyor gibi çok açık ve net konuşuyorlar. Yargıya güveni siyasiler zedelemiyor. Yargının tarafsızlığına ve bağımsızlığına siyasiler gölge düşürmüyor. Giydikleri cübbeye inandıkları ideolojinin veya cemaatin veya grubun veya anlayışın emrine tahsis eden bağımsızlık ve tarafsızlığı anlamamış, içine sindirememiş bazı sayıları az da olsa, yargı görevi yapanların bu noktada yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına gölge düşürdüğünü görüyorum. Çok açık söylüyorum. Zekeriya Öz’ün açıklamalarına baksınlar. İsim de veriyorum. İstanbul’da bir ağır ceza reisi Mehmet Karababa. Soruşturma yapan ve soruşturma süreçlerinde karar veren hâkimlerle ilgili tehdit yapıyor.” şeklinde konuştu.

“YARGI SÜREÇLERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME YAPMAYI DOĞRU BULMUYORUM”

Bugün polislere yönelik yapılan operasyon var. Size gelen bilgiler neler?” sorusuna ise Bozdağ, “Yargı süreçlerine ilişkin değerlendirme yapmayı doğru bulmuyorum. Süren bir adli süreç var. Bu sürecin hukukun içinde işleyip işlememesi önemlidir. Eğer süreç usul mevzuatına uygun, hukuka uygun işliyorsa orada sorun yoktur. Bu süreçlerle ilgili Türkiye’de bazı çevreler tarafından büyük bir algı operasyonu yapıldığını hep beraber görüyoruz. Algı operasyonları ile yargılama faaliyetlerini etkilemek doğru değil. Geçmişte de biz bunu yaşadık. Ergenekon, 17 Aralık, 25 Aralık gündeme gelen soruşturmalarda biz bunu görüyoruz. Onun için diyoruz ki, bırakın soruşturma hukuka uygun bir şekilde işlesin ve işleyen soruşturma sonunda zaten gerçeği ortaya çıkaracaktır.” şeklinde cevap verdi.

SORUŞTURMADA YAŞANAN AKSAKLIKLAR SORUSUNA CEVAP VERMEDİ

“İfade almadan bırakılan 17 kişi vardı. İfade alma sürecinde benzer sıkıntılar yaşanmıştı. Benzer sıkıntılar bu süreçte de yaşanabilir mi?” sorusuna ise Bozdağ cevap vermedi.

“ONLARLA İLGİLİ AYRI BİR PROSEDÜR VAR”

“Operasyonun yargı ayağı olabilir. Bazı hâkim ve savcılarla ilgili iddialar var?” sorusuna ise Bozdağ şu cevabı verdi: “Hakim ve savcıların soruşturma ve kovuşturulması usulü diğer kamu görevlilerine göre farklılık arz ediyor. Onlarla ilgili ayrı bir prosedür var.”

HSYK’nın bir blokaj uyguladığını söylüyorsunuz. Bu soruşturma planlanıyorsa nasıl gerçekleştirilecek?” sorusuna ise Bozdağ şöyle cevap verdi: “Bizim bir planlamamız yok. Bizimle bir alakası yok bunların. Soruşturma varsa bunlarla ilgili yetkili ve görevli olanlar gereğini yapar. Siyaset kurumu yapmaz.”

HSYK seçimine de değinen Bozdağ açıklamasını şöyle tamamladı: “Yargı üzerinde HSYK’nın etkisi çok büyük. HSYK başkanı olarak hakim ve savcılarımızın ‘şucu’ ‘bucu’ diye ayrılmasını, yaftalanmasını, isimlendirilmesini çok yanlış görüyorum. Bundan da fevkalade rahatsızım. Yargının içinde Fethullah Gülen’e bağlı şu kadar hakim ve savcı ifadelerini duydukça üzülüyorum. Bu yargı sadece milletin yargısıdır. Anayasa, hukuka ve vicdanına bağlı olmalıdır. Bunun dışında hiçbir kimseye bağlı olmamalıdır. Bunların başka yerlere bağlılıkla hareket ettiğini birilerinin söylemesi kabul edilebilir bir durum değildir. Maalesef toplumda böyle bir kabul de var. Onun için bu kabulleri ortadan kaldıracak yargının üzerindeki Fethullah Gülen gölgesini veyahut da bir tarikatın, bir ideolojinin, bir siyasetin gölgesini kaldıracak şey anayasa ve yasalarda yapılacak değişiklikler değildir. Ne değişiklik yaparsak yapalım bunu başarma şansımız gözükmüyor. Ama bunu yargıda görev yapan hakim ve savcılar kaldırabilir. HSYK seçiminde bu tür hesap kitap yapanlara sandıkta verecekleri doğru cevapla kaldırabilirler.”

CİHAN