Arınç: Ayasofya’nın güleceği günler yakın

Bülent Arınç, müzeye çevrilen 2 caminin yeniden ibadete açıldığını söyledi.

Ayasofya Halı Müzesi'nin açılışını yapan Başbakan Yardımcısı ve Hükümer Sözcüsü Bülent Arınç, İznik'te ve Trabzon'da 'Ayasofya' ismi taşıyan ve müzeye çevrilen 2 caminin yeniden ibadete açıldığını söyledi. Arınç, Ayasofya Müzesi'ni işaret ederek, "Bu mahzun Ayasofya'ya bakıyoruz, inşallah güleceği günlerin yakın olmasını Allah'tan diliyoruz." dedi.

Ayasofya Halı Müzesi, Ayasofya imareti içinde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve çok sayıda vakıf görevlisinin katılımıyla açıldı.

Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün çalışmalarından ve halı müzesinin özelliklerinden bahseden Arınç, İznik ve Trabzon'da 'Ayasofya' ismi taşıyan 2 müzenin yeniden camiye çevrildiğini anlattı. "Ayasofya bize bir şeyler söylüyor" diye sözlerine başlayan Arınç, "Ayasofya bize neler söylüyor? Ayasofya kelimesinin ihtiva ettiği anlamları düşünmemiz lazım. Biz Ayasofya ismini taşıyan 2 camiyi tekrar cami olarak hizmette açtık. Bunlar zaten camiydi ancak başka maksatla kullanıyordu. Bunlardan birisi İznik'teki Orhan Ayasofya Camii'dir. Orhan Gazi'nin camiye tahvil ettiği bu cami 721 yıl cami olarak açık kaldı. Bir baktık ki; küçük biletler kesilerek müze haline gelmiş. Trabzon Ayasofya Camii de aynı şekilde müzeye çevrilmiş. Türkiye Cumhuriyeti laik, sosyal devlet olduğu kadar hukuk devleti de. Gayrimenkullerin kullanılması ile ilgili bir kanun var. Onun bir maddesi, 'ibadethaneler başka bir amaçla kullanılmaz' diyor. Hukuk devleti olduğumuza göre ne yapmalıyız düşündük. Bir cami kanunun bir maddesine göre başka bir amaçla kullanılmaz. İşgüzarlar küçük biletler kesmek suretiyle müzeye çevirmiş." ifadelerini kullandı.

Hukuk devletinin gereğinden yola çıkarak bu 2 caminin ibadete açıldığını belirten Arınç, "Türkiye'de artık hâkimler var. Eskiden Berlin de hâkimler var denirdi. 2 sene önce Kurban Bayramı namazında ibadete açıldı. Bazıları 'cami eksiği mi var' dediler ama azınlıklar bile bunu söylemedi. Çok enteresan bir karar verdiler. Mahkeme diyor ki, buranın müzeye çevrilmesi için bir karar yok. Dolayısıyla İptal edilecek bir karar yok diyor." şeklinde konuştu.
Arınç, Ayasofya Müzesi'ne de işaret ederek, şunları söyledi: "Darısı demeyeceğimi farklı anlarsınız. Ama ayasofya Ayasofya derken gönlüme geldi. Bu mahzun Ayasofya'ya bakıyoruz. İnşallah güleceği günlerin yakın olmasını diliyoruz."

'YÜZLERCE YILLIK HALILAR BU MÜZEDE SERGİLENECEK'

Ayasofya'nın imaretinde açılan Ayasofya Halı Müzesi'nde de bahseden Arınç, Hünkar Mahfili'nde teşhir edilen ve nemlenen halıların daha teknolojik imkanlarla sergileneceğine dikkat çekti. Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ayasofya'nın imaretinde halı müzemizi açıyoruz. Yüzlerce halıdan müteşekkil çağın en son teknik imkânlarıyla bir müzede teşhir edilmesi bizim için çok önemli. Yüzlerce halımız var. Bunların içinde nadide halılar da var. Bizim geleneğimizde insanlar en kıymetli halılarını bağışlamışlar. Yüzyıllar öncesinden bugüne gelen çok değerli halılar. Bunları teşhir etmemiz geleceğimize hediye etmemiz gerekiyordu. 1979'dan beri bunlar Hünkâr mahfilinde teşhir edilmişlerdir. Yer müsait değil, nem odalarında. Kulaklık takmak suretiyle bunların hikâyesini dinleme imkânından mahrum kalmışız."

Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün çalışmalarına da değindi. 4 binden fazla eserin restore edildiğini hatırlatan Arınç, "Vakıflar son 10 -11 yıldır vakıflar çok iyi işler yapıyor. 4 bin civarında vakıf ve kültür varlığını tekrar hayata kazandırdı. Onarmak suretiyle, ya da restore ederek. Bunun için 3 katrilyon civarında masraf yaptık. Bunun istihdama katkısı var. Aynı zamanda da katma değeri var." dedi.