Bülent Arınç: Genel af bugünün gündemine yok

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır'da sarf ettiği "Dağdakiler inecek cezaevleri boşalacak" açıklamasının bir anlamına gelip gelmediği noktasına açıklık getirdi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’da sarf ettiği “Dağdakiler inecek cezaevleri boşalacak” açıklamasının bir anlamına gelip gelmediği noktasına açıklık getirdi. Bakanlar Kurulu sonrası konuşan Arınç, “Genel af bugünün gündeminde yok.” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Başbakanlık Merkez Bina’da gerçekleşen Bakanlar Kurulu sona erdi. Saat 11.50’de başlayan toplantı yaklaşık 7 saat sürdü ve 19.10 gibi sona erdi. Toplantının sonunda Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç bir basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arınç, “Sayın Başbakan ve seyahate katılan ilgili Bakan arkadaşlarımız Diyarbakır ve ilçelerinde yapılan ziyaretler, halkın beklentileri ve izlenimleri konusunda çok olumlu izlenimler edindiklerini ve seyahatin, yapılan toplantıların, 1 katrilyona yakın Diyarbakır merkezi ve ilçelerindeki yeni açılan işletmelerin çok büyük bir başarı olduğunu ifade ettiler.” değerlendirmesinde bulundu. Arınç, toplantıda Diyarbakır’da yaşanılanların özellikle ‘çözüm süreci’ ve bölge insanının ‘hükümete bakış açısının’ çok müspet olduğunun ifade edildiğini belirtti.

GENEL AF BUGÜNÜN GÜNDEMİNDE YOK

Arınç’a bu açıklamalarının ardından gazeteciler tarafından gündeme ilişkin sorular yöneltildi. Arınç’a ilk olarak Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır’da yaptığı “dağdakiler inecek cezaevleri boşalacak” ifadelerinin bir genel af olarak algılanıp algılanmaması konusu soruldu. Arınç, “Başbakanın konuşması çok açıktı. Diyarbakır değil bütün dünya duydu. Yazılı metne bağlı kalarak konuşmasını yaptı. Paragrafın tümünü dikkate aldığınızda bir genel af beklentisinin hiçbir şekilde dile getirilmediğini görürsünüz. Genel af bugünün gündeminde yok. Başbakanımız o konuşmasında geleceğe ait bir perspektif çiziyor. Gelecekte böyle bir Türkiye hayal ediyoruz, yasaklar kalksın, barış olsun, özgürlük olsun, kucaklaşma olsun, dağlarda ve cezaevinde kimse kalmasın diyor. Gelen konukların konuşmaları da insanlar barıştan, kardeşlikten bahsettiler. ‘Gözyaşı dökülmesin, artık hiç kimse toprağından 37 sene değil, 37 gün bile ayrı kalmasın’ dediler.” şeklinde konuştu.

Bu kadar güzel bir konuşmanın ardından genel af çıkacak ve bunlar ertesi gün dışarı çıkacaklar gibi bir anlam çıkarılmaması gerektiğini belirten Arınç “Cezaevlerini boşaltacak olan biz değiliz, hükümetimiz değil, Türkiye’de bir yargı var. Dağa çıkmaların önlenmesi çözüm sürecinin iyi bir şekilde sonuçlanmasına bağlı. Başbakanımız, Türkiye’de terör biterse, silahlar bırakılırsa, fikirlerin siyasetin konuşulacağı günler gelirse, Türkiye gelecekte şöyle güzel günler görecektir’ dedi.” ifadelerini kullandı.

BAŞBAKANIN KÜRDİSTAN İFADESİ ÇOK OLAĞANÜSTÜ BİR ŞEY DEĞİL

Bülent Arınç’a yöneltilen bir başka soru ise Başbakan Erdoğan’ın yine Diyarbakır’da Kürdistan ifadesini kullanması hakkında oldu. Arınç, şöyle cevap verdi: “Bizden başka herkes bunu söyler. Neden söyler? Çünkü Irak Anayasası’nda, kendi anayasalarında da isimleri budur. Siz bunu söylemezseniz söylememiş olursunuz. Ama söylerseniz o ülkenin o sistemin o rejimin adı bu. Bunu bir yerde birisinin söylemesi gerekiyordu. Bütün bunlar çok olağanüstü, çok yeni, kötü çirkin şeyler değil. Bir ülkenin bir yönetimin bir sistemin ismini söylüyorsunuz. Bizim ülkemizde bunları söyleyenler de coğrafi bir bölge olarak bu ismi konuşuyorlar. Yoksa bizim yapımızda, anayasamızda idari sistemimizde böyle bir şey yok. 1. Meclis zamanında böyle şeyler vardı diyebilirsiniz. Bu konuyu tartışmaya açabilirsiniz. Ama bugünkü anayasamızda bunların konuşması mümkün değil. Üniter devlet yapımız içerisinde birisi Kürdistan diyorsa Türkiye toprakları içinde coğrafi bir alanı eski ismiyle anıyor demektir. Bizim nazarımızdaki kıymeti bu kadar. Mesud Barzani’ye hitap ederken bunun konuşulmuş olması bence yanlış değil; çünkü kendileri kendi isimlerini böyle koymuşlar. Arkadaşlar gerçekçi olalım. Biz büyük siyaset yapıyoruz. Büyük tabloyu görmemiz lazım. Bir insana ismiyle hitap etmezseniz o insanla ilişki kurmanız ve ondan bir sonuç almanız mümkün olmaz. Doğrusu budur diye düşünüyorum. Sayın başbakan büyük bir kararlılıkla ismiyle hitap etti ve bundan dolayı hiçbir eksiklik göstermedi.”

ERDOĞAN-ARINÇ TARTIŞMASI

Gazeteciler, Arınç’a, öğrenci evleri konusundaki açıklamasından dolayı Başbakan Erdoğan’la yaşadıkları anlaşmazlık da soruldu. Arınç, şöyle konuştu: “Şu anda bir bakan, AK Parti’nin bir milletvekili olarak benim hiçbir sözüm, davranışım eylemim hükümetime zarar vermemeli, başbakanıma zarar vermemeli. Ben kendi şahsımla ilgili konuşmalarımda fikirlerimi ifade ettim. Bunların hükümete zarar verecek noktaya gelmesini, başbakanı yıpratacak noktaya gelmesini arzu etmem. Biz geçmişten bu yana arkadaşlık, kardeşlik ve dava sahipliğini bilen insanlarız. Bizim için hiçbir mesele kalmamıştır. Biz gereken her şeyi konuştuk. Bu gün görevimizin başında yapabildiğimiz kadar, başarılı olabildiğimiz kadar bunu yapmaya devam edeceğiz. Şüphesiz Diyarbakır seyahatine katıldım. Daha önce başka görüşmelerimiz oldu. Biz aramızda her sorunu gerçekten bu şekilde çözen, bu yola böyle devam eden insanlarız. Başka partilere, başka kişilere benzemeyiz. Ve eğer partimize, hükümetimize zarar verecek bir sözün eylemin sahibiysek kendimizi feda ederiz. Bu noktada hiçbir anlaşmazlığımız, çatışmamız olmadı. Sayın Başbakanla bu konuyu kendi içimizde gayet güzel bir şekilde konuştuk ve görevimizi en iyi şekilde yapmak için söz verdik.”

TURKUAZ HALI

Arınç’a bugün Başbakanlık binası merdivenlerindeki kırmızı halıların turkuaz renkli halılarla değiştirilmesi soruldu. Arınç, “Ben de görünce ‘bu neyin nesidir’ dedim. Sonra aklıma geldi. Yakında yayınlanacak bir kararnamemiz var. Bu kararnamede resmi karşılamalardaki ‘kırmızı halı’ uygulamasını kaldırıyoruz. Bu şekilcilikten ibaret bir konudur. Farklı yerleri belki ayrı tutmak amacıyla kararnamenin bunları da dikkate alınarak hazırlanması kabul edildi. Bu kırmızı halı meselesi yerli yersiz de kullanılıyor. Artık buna gerek olmadığı düşüncesindeyiz. Turkuaz rengi bizim özel bir rengimizdir. Her şeyin bir ilki var. Biz de bugün turkuazdan başladık.” dedi.