CHP’den Bozdağ için gensoru önergesi

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Bakan Bozdağ için harekete geçti.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın 'Türk yargı sistemini partizanlık yaparak etkilediği' iddiası ile harekete geçen CHP, Bozdağ hakkında gensoru önergesi verdi. Konuya ilişkin CHP Grup Başkanvekili Levent Gök açıklama yaptı.

Gök, partisinin İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş ile TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör'ün, Danıştayın 149. kuruluş yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmayı eleştirdi.

Güngör'ün konuşmasının yargının geldiği noktanın açık göstergesi olduğunu belirten Gök, "Türk milleti adına karar verme makamında olan Danıştay Başkanı'nın saray adına karar verme mertebesine ulaşmasını büyük bir üzüntüyle izledik." ifadesini kullandı.

Gök, Güngör'ün konuşmasının Türkiye'de yargının taraflı ve bağımlı hale geldiğini ortaya koyduğunu ileri sürerek, şöyle devam etti:

"Anlaşılıyor ki Danıştay Başkanı geleceğe dair kariyer planlamaları içindedir. Dün söylediği sözlerin hiçbirinin hukuk devleti açısından kabul edilebilir yanı bulunmamaktadır. Bir Danıştay Başkanı, cumhurbaşkanı tarafından Anayasa Mahkemesinin, HSYK'nın üyelerinin belirlenmesinin önünü açan bir anayasa değişiklik teklifini, 'Kuvvetler ayrılığının daha belirgin hale gelmesidir' diye açıklayabiliyorsa ya okuduğunu bilmemektedir ya da okuduğun anlamamaktadır."

Danıştayın görev ve yetkilerini hatırlatan Gök, bu çerçeve gözününe alındığında Güngör'ün, konuşmasıyla suç işlediğini ileri sürdü.

Gök, "Evet Cumhurbaşkanı ile beraber çay topladılar, görüntü verdiler ama insanın bulunduğu makamın saygınlığını koruyacak kadar cesareti yok mudur?" diye sordu.

Göngör'ün, "KHK'lar ve olağanüstü hal ile amaç dışında bir sınırlama getirilmediği" yönündeki ifadelerinin bir hüküm niteliğinde olduğunu öne süren Gök, bunun hakimlere bir talimat olduğunu iddia etti.

Gök, "Danıştay Başkanı suçüstü halindedir. Bütün Danıştay ve idare mahkemeleri üyelerini şaibe altında bırakacak bir söz söylemiştir. Bütün üyeler bu sözün hesabını Danıştay Başkanı'ndan sormalıdır. Böyle bir tablo hukuk devleti açısından büyük bir garabettir. Danıştay Başkanı, Danıştay ve idare mahkemesi üyelerine kendi görüşünü, başkan sıfatıyla empoze etmek suretiyle, ihsası reyde bulunmuştur, suç işlemiştir. Danıştay Başkanı'nın derhal istifa etmesi gerekir. Bu yükü Danıştay, Türk yargısı ve Türkiye taşıyamaz." değerlendirmesinde bulundu.

Avukatlıktan hakimliğe geçiş

Gök, partisinin İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş'ın sınavla avukatlıktan hakimliğe geçenlerle ilgili çalışma yaptığını, bu çalışmanın çarpıcı sonuçlar ortaya koyduğunu da söyledi.

Bu çalışmayı sürdüreceklerini dile getiren ve basın mensuplarına bir liste gösteren Gök, "Avukatlıktan hakimliğe geçen kişilerle ilgili listeleri inceledik. 117 kişi avukat; kimi AKP'nin il yöneticisi, kimi il başkanı, kimi belediye başkanı ya da milletvekili adayı, kimi AKP'li bir yöneticinin oğlu, kızı. Listenin tamamı 117 kişi. Daha çalışmalarımız sürüyor. Onları da kamuoyuyla paylaşacağız." şeklinde konuştu.

Listedeki kişilerin, siyasi iktidarın önünü açmasıyla yargının siyasallaşmasının bir parçası olacağını ileri süren Gök, bu konuda hükümetten bir açıklama beklediklerini kaydetti.

Yargının bu denli siyasallaşmasına kimsenin izin vermemesi gerektiğinin altını çizen Gök, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Siyasallaşan, taraflı, bağımlı olan bir yargı. İşte tipik örneği Danıştay Başkanı. Bu hakimliğe atanan avukatlardan daha nice Danıştay Başkanı gibi hakimler çıkacak. Politik kimliği bilinen bu isimleri göz göre göre Türk yargısını sabote edecek şekilde nasıl hakim yaparsınız? Vicdanımız rahatsız. Türkiye'nin vicdanı açısından rahatsızız. Böylesine bir durumu kabullenmeyen CHP, Meclis teamülleri gereği geçen haftadan beri beklettiğimiz bir başvuruyu bugün Meclis Başkanlığına sunarak yerine getiriyoruz. Türk yargı sistemini partizanlık yaparak etkileyen Adalet Bakanı BEKİR BOZDAĞ hakkında gensoru vermiş bulunuyoruz. Türk yargısını bu hale getirenlerle Mecliste denetim yollarını kullanarak hesaplaşacağız."

Gensoru önergesi

Öte yandan CHP'nin Adalet Bakanı Bozdağ hakkında verdiği gensorunun gerekçesinde, 2016'da avukatlıktan, adli yargı hakim ve savcı adayı ile idari yargı hakim adayı alımına ilişkin gerçekleştirilecek sınava ilişkin yıl içinde değişik tarihlerde duyurular yapıldığı, alınacak aday sayısı ve sınav tarihinde değişikliklere gidildiği belirtildi.

Yazılı sınav sonuçları açıklanmadan önce, 680 sayılı OHAL Kararnamesiyle sınavların yapılış şeklinde değişikliğe gidildiği; Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda yazılı sınavlar için öngörülen 70 puan şartı ile "Ancak başarı oranı, ilan edilen kadronun iki katı fazlasının altında olursa sadece başarılı olanlar mülakata çağrılır." cümlesinin yürürlükten kaldırıldığı anımsatıldı.

Gerekçede, 70 puan şartı aranmamasına ilişkin hükmün, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan ve sonucu açıklanmayan yazılı sınava katılanlar bakımından da uygulanmasının öngörüldüğü belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Yazılı sınavın yapıldığı 24 Aralık tarihinden 13 gün sonra, sınav sonuçları ilan edilmeden önce yazılı sınavlar için öngörülen yüzde 70 başarı puanı uygulamasının kaldırılması, sonuçları etkilemek üzere düzenleme yapıldığını göstermektedir. Böylece adaylarda yeterlilik aranmasından vazgeçilerek, mülakatın etkisi mutlak hale getirilmiştir. Yazılı sınav için öngörülen 70 puan şartının kaldırılmasına karşın mülakat sınavı için 70 puan şartının kaldırılmamış olması, siyasi iktidarın amacını da net bir şekilde gözler önüne sermektedir.

OHAL Kararnamesi ile 24 Aralık'taki sınavda bilginin yerini torpilin almasının yasal zemini oluşturulmuştur. Türkiye’nin bekası için ilan edilmiş olağanüstü hal, yargıç sınavlarına partizanlık yapmaya zemin hazırlamak için kullanılmıştır. Bu durum, başkaca herhangi bir neden aranmaksızın tek başına bile yapılan sınavları şaibeli kılmak için yeterli gerekçe oluşturmaktadır."

Yazılı sınavda 70 puan şartının kaldırılmasıyla, yargıçlık mesleğine alınmanın, tamamen yürütmeye teslim edildiği öne sürülen gerekçede, sınavı kazanan adayların büyük bölümünün Ak Parti örgütleri ya da yöneticileriyle ilişkisinin ortaya çıktığı iddia edildi. Bunun sınavlarda partizanlık yapıldığını tartışmasız ortaya koyduğu savunuldu.

Gerekçede, "Yargıyı kendi ideolojik kalıplarına sokmak ve siyasi çıkarlarına göre dizayn etmek amacıyla partizanca davranan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında gensoru önergesi verilmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır." ifadesi kullanıldı.

MİLLİYET