CHP görüşü: Dershane gençler için bir şans

CHP, Türkiye için dershanelerin bir şans olduğu görüşünü savunuyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, Türkiye'nin eğitimde sınıfta kaldığını iddia ederek, dershanelerin keyfi değil, ihtiyaçtan dolayı çıktığını söyledi. Milli Eğitim Bakanı'na seslenerek görevini yapmaya davet eden Toprak, "Ailelerimiz, mutfak paralarından kısarak çocuklarını dershanelere gönderiyor. O dershanelerle eğitim farkını kapatıp üniversite imtihanlarında kendilerine biraz şans tanımak istiyorlar. Kimsenin bu şansı gençlerimizin elinden alma hakkı yoktur." dedi.

Balıkesir iş dünyasıyla görüşmek için şehre gelen Genel Başkan Yardımcısı Toprak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Partisinin il başkanlığını ziyaret eden Toprak'a Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova ve İl Başkanı Muzaffer Mavuk eşlik etti. Balıkesir'e geliş sebebinin iş dünyasıyla problemleri masaya yatırmak ve bölgedeki sıkıntıları Parlamento gündemine taşımak olduğunu bildirdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 28 Kasım 2013 tarihinde geleceğini kaydederek, "Genel başkanımız, ildeki tüm odaları dolaşacak. Birçok sanayi tesisini ziyaret edip iş insanlarıyla biraraya gelip sorunlarını dinleyecek." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin zor bir süreçten geçtiğini söyleyen Erdoğan Toprak, "Türkiye'nin bu zor sürecinde bizim kendi sanayicimize, kendi iş insanımıza sahip çıkmamız lazım. Türkiye'nin bu zor sürecinin, önümüzdeki günlerde daha da zorlaşacağının tehlike sinyallerini alıyoruz. Yurtdışı ziyaretlerinde bulundum, en son ABD'yi ziyaret ettim. Amerika'da yaptığım temaslarda gördüğüm konu şu: Türkiye'nin dışarıda algısı hızla bozuluyor. Hızla teröre destek veren, teröre yataklık yapan bir ülke konumuna gelmiş durumda maalesef. Türkiye'nin bu görüntüyle bir dünya ülkesi olması, yönünü batıya, çağdaş medeniyetlere çevirmesi mümkün değil. Türkiye'nin Konya'sında üretilen içi dolmamış bir havan mermisinin görüntüsü hoş değil. Adana'da mayıs ayında yakalanan sarin gazının görüntüsü hoş değil." dedi. Yapılması gerekenin temel meselelerin çözülmesi olduğunu belirten Toprak, "Temel meseleler nedir? Suriye'nin içişlerine burnunu sokmak değil. Türkiye'nin temel meseleleri işsizliği yok etmek, yoksulluğu yok etmek, sanayicinin önünü açmak ve özgürlüklerin önünü açmaktır. Hükümet bunlarla uğraşmıyor, yapay gündemlerle başka ülkelerin içişlerine burnunu sokuyor ve yapay gündemler yaratıyor. Baktılar ki Türkiye'de yapay gündem kalmadı, 'Kız ve erkek öğrenciler birarada kalıyor' diye bir yapay gündem yarattılar. Türkiye'de bir yurt sorunu var, herkes bunu biliyor ama 11 senedir bu ülkeyi kim yönetiyor? AKP iktidarı. Peki niye yurt sorununu çözmediniz? TOKİ ile milyon dolarlık vurgunlar yaptınız, rantiyeye binlerce konut sağladınız, neden bu gençlerimizin önünü açmadınız?" diye konuştu.

21. yüzyılda en önemli stratejik değerin eğitimli gençlik olduğuna işaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı, gençliğin üstünden politika yapılmamasını istedi: "Eğitimli gençliğin önünü açmamız lazım. Gençlerimizin yurt sorununu çözmemiz lazım. Gençlerimizi ahlâksızlıkla suçlamamamız lazım. Bilinçaltında, zihin altındaki o görüşleri dışa vurmak doğru değil."

'EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLANMALI'

Hükümetin diğer bir gündemininse dershaneler olduğunu hatırlatan Erdoğan Toprak, şunları söyledi: "Efendim, dershaneleri kapatacağız. Tamam dershanelerin ailelere yük olmasını biz de istemiyoruz ama siz eğitimde fırsat eşitliğini yaratabildiniz mi? Eğitimde fırsat eşitliğini yaratamayan bir hükümet, nasıl oluyor da yapay bir dershane kapatmakla işin içinden sıyrılacağını sanıyor? Sorunları kapatarak ve öteleyerek Türkiye'yi bir yere götüremeyiz. Evet, Türkiye'de öğrencilerimizin eğitim kalitesini yükseltip dershaneye ihtiyaç kalmadığı zaman dershaneler kapanabilir. Doğu ile batı arasında, İstanbul'daki bir gençle Anadolu'nun bir ilçesindeki bir gencin eğitim alma standardı aynı değil. Ailelerimiz, mutfak paralarından kısarak çocuklarını dershanelere gönderiyorlar. O dershanelerle eğitim farkını kapatıp üniversite imtihanlarında kendilerine biraz şans tanımak istiyorlar. Kimsenin bu şansı gençlerimizin elinden alma hakkı yoktur. Onun için bu tür yapay gündemlerle iktidarın bu tip yollara başvurmaması lazım."

Türkiye'nin sevgi toplumuna ve sevgi diline ihtiyacı olduğunu belirten Toprak, "Türkiye'nin ayrışmaya değil, bütünleşmeye ihtiyacı var. CHP olarak elimizden gelen tüm desteği bu konuda vermeye hazırız, Türkiye'nin bu zorlu süreçten sağ salim, birlik ve bütünlük içinde geçmesi için." dedi.

'DERSHANELER İHTİYAÇTAN ÇIKTI'

Dershanelerin ihtiyaçtan dolayı ortaya çıktığını ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Toprak, "Türkiye'de şu anda dershaneleri kapatmak, hükümetin bir popülizmidir. Sınıflardaki öğrenci sayısına bir standart getirebildik mi? Hayır. Kaliteli öğretmeni Anadolu'ya gönderebildik mi? Hayır. Anadolu'da yeterince eğitimde bir standart yakalayabildik mi? Hayır. Peki bu kadar eksik varken kalkıp da, 'Ben dershaneleri kapatıyorum.' demeyi doğru buluyor muyuz? Hayır. CHP olarak baştan beri söylüyoruz, önce eğitimde fırsat eşitliği. Ben evlatlarımın arasındaki o fırsat eşitliğini yaratmak zorundayım. Eğer bu ülkeyi yönetiyorsam, hükümetsem, 76 milyonun başbakanıysam herkese eşit uzaklıkta ve eşit yakınlıkta olmalıyım. Gençlerimizi, kendi egolarına kurban etmemelerini rica ediyoruz. Bu doğru bir yaklaşım değil. Hükümet, Türkiye'yi ikiye bölüyor. Hükümet hızla bizden ve ondan diye karşı kutuplar yaratıyor." şeklinde konuştu.

Anadolu'nun birçok yerindeki okullarda derslerin boş geçtiğini de vurgulayan Erdoğan Toprak, sözlerine şöyle devam etti: "Yeterince kaliteli öğretmen yok. Ne yapacak yani, kolejde yetişen çocukla Anadolu'daki çok nasıl yarışacak? Aileler, hangi şartlar ve imkânsızlıkta o çocukları okula gönderiyorlar. Şimdi sen o imkânı da elinden alıyorsun. Kolejli çocuklar her yerde üniversitede başarılı olacaklar, Anadolu'da yetişen o pırıl pırıl çocuklar ise yeterince eğitim alamadığı için başarısız olacak. Bu ayrımcılık değil mi? Milli Eğitim Bakanı'nı, önce görevini yapmaya davet ediyoruz. Siyasi hesapları nedir bilmiyorum, sonra ona gelsin. Gençlerimizin fırsat eşitliğini elinden almamalarını diliyorum."